FETÖ diasporası
15 Temmuz öncesinde ve sonrasında yurtdışına kaçanlarla hali hazırda yabancı ülkelerde bulunan FETÖ mensuplarından teşkil olan bir FETÖ diasporası oluşuyor sessiz sedasız. Diaspora, kelime manasıyla yurdundan kopuk insanların başka ülkelerde oluşturduğu azınlık demek. Bu kelimeye Avrupa ve Amerika’da yaşayan Ermeniler dolayısıyla aşinayız. Şüphesiz ki FETÖ diasporası da Ermeni diasporası gibi çalışarak- ki son birkaç yıldır çalışıyorlar- Türkiye’yi yabancıların gözünde canavarlaştırmanın hazzını yaşıyor.
Yurtdışında toplanan on binlerce Fetullahçı için Batıya daha çok yaltaklanıp doğdukları ülkeyi aşağılamak bir tür kariyer haline geldi. Ele geçiremedikleri Türkiye bir darülharp’tir onlar için. Anavatan değildir. Yaban ellerde (Türkiye’de) hapis yatan Ali Bulaç, Amerika için “anavatan” derken samimiydi. İsrail’i boşuna sevmiyorlar. Avrupa’ya kaçmalarının hikmeti(!) var. Her nebat her toprakta yeşermiyor. Müslüman toplum kabullenemedi FETÖ irfanını (ya da irfansızlığını). 15 Temmuz’da yabani otların tarlayı istila etmesi misali toplumu ve devleti işgal girişimi de başarısız olunca neşv-ü nema edecekleri ülkelere kaçtılar.
Türkçe bilen yabancılardır FETÖcüler. Yıllarca takıyye yaptıkları mütedeyyin Türk halkının zekatıyla kurdukları sanal saltanatı icra edecekleri Türkiye’yi kaybedince, Batılı ülkelerin üzerinde bir parazit gibi yaşayarak batıl gayelerine ulaşacakları gün için çabalıyorlar. Bu yüzdendir ki Fetullah Gülen’in, “(Amerikalı) siyasetçilere bağışta bulunmayan yanıma gelmesin” emri gereği her siyasetçiye bağış adı altında rüşvetler vererek Türkiye karşıtı lobicilik için politikacıları kendilerine bağımlı hale getiriyorlar. Hillary Clinton’a yaptıkları bağış şimdiden milyon dolarları aştı.
FETÖ diasporası sadece Amerika’da değil dünyanın her tarafında bir tür Ermenicilik oyunu oynuyor. Avrupa’da kurdukları derneklerle Türkiye aleyhine kara propagandalar yaparken, uluslararası medyadaki bağlantılarını kullanarak gazetelerde kendilerini aklamak; hükümeti ve milleti karalamak için namussuzca makaleler yazıyorlar. Batı ülkeleri ve medyası durumdan memnun. Kendilerinin yapmaya çekindiği kara propagandayı FETÖ’cüler onlar adına ücretsiz yapıyorlar. Batıyı anlamalı. Bize ihanet eden doğal olarak onlara hizmet etmiş oluyor.
Fakat FETÖ yurtdışında ne kadar güçlü olursa olsun finansal kaynaklar üretmedikçe başarılı olamayacak. Beyhude bir umut onların ki. Ellerinde Türkiye’den kaçırdıkları paralarla, Amerika’daki 150 charter okulundan yıllık kazandıkları 750 milyon dolar civarındaki sabit gelirleri var. Biten himmetlerin yerini yenisi almadıkça daha fazla dayanmaları mümkün değil. Kaldı ki devlet de baktı ki yabancı politikacıları parayla satın almak mümkün ve lobicilik işe yarıyor, o da FETÖ’nün akıttığı zehire aynı metotla panzehirler geliştirdi. Batı dünyasında 15 Temmuz’dan bu yana devlet, FETÖ ile nerdeyse başa baş mücadele eder oldu. Tek bir doğru binlerce yalanı etkisiz kılabiliyor. Doğrular sahne aldıkça FETÖ diasporasının yalanları sönüp gidiyor.
Devletle bilek güreşine girmek bir kumardı FETÖ için. Öyle bir kumar ki elde dünyalık bir şey kalmayınca ahiretlerini de masaya koydular. Mekke-i Mükerreme’de Hac ibadetini yapmak yerine siyaset yapıp, Türk devletini ve Başkanını diğer hacılara karalamak şeytanın avukatlığıdır. İslam’ın kalbinde ibadet yerine siyaset yapmak her şeyden önce İslam’a ihanettir. FETÖ, Allah’ın dinine uymak yerine onu kendine uydurmayı seçti. Allah’ın ayetlerini ucuza sattılar ve dünyalıklarla takas ettiler. İşte yeryüzüne hallaç pamuğu gibi dağılmalarının sebebi, kendilerinin mamul ettiği uyduruk din yüzünden Allah’ın gazabına uğramalarıdır. FETÖ’cüler dinine ve ülkesine ihanet etmeyi ibadet sayacak kadar bir sapkınlık içine girmiş durumdalar. Unutulmamalı ki Dürzilik gibi uydurma dinler de İslam’ı yanlış yorumlayanların ürünüdür. FETÖ diasporası siyaseten kaybetmenin yanı sıra neo-Dürzilik denebilecek dinsel bir ayrışma içine de giriyor. Günah işlemek neyse de şirke girmenin kurtuluşu yoktur.







