F-16’ları vurmasınlar
Uğruna yüzbinlerce insanın öldürüldüğü Esed sayesinde 3. Dünya Savaşı’nın eşiğine geldik. Zamanında hakkından gelinmeyen, babasının bile başkanlık koltuğuna uygun görmediği bu 3. sınıf diktatör yüzünden Rusya ile 100 yıl sonra yeniden karşı karşıyayız. Ruslarla belki bir savaş olmayacaktır ama düşürülen uçaklarının intikamını almaya çalışacaklar. Türkiye’den ithalatı kesme, ortak projeleri durdurma gibi yaptırımlar Rusları kesmeyeceğinden mutlaka misliyle cevap vereceklerdir. Şu günlerde IŞİD’i vurmak için Suriye’ye giren F-16’lara bilhassa dikkat edilmeli. Ruslar kendileri vurmasa da Esed rejimine en az bir F-16’yı düşürtmeye çalışacaklardır.
Bu noktaya gelinmesinin sebebi 2012’de Suriye sınırını ihlal eden bir F-4’ümüzün düşürülmesiydi. F-4’ü düşür(t)en Rusya idi. Angajman kuralları da Rusların sırtımızdan bıçakladığı o vakadan sonra uygulamaya konulmuştu. Salı günkü uçak düşürülme vakası sınırların korunmasının ötesinde Ruslara kaderi bir cevap oldu. SU-24’ün vurulması belki de Putin’in Çarlık hayallerinin bitmesine neden olacak.
Putin, ekonomik olarak yeraltı kaynakları dışında hiçbir geliri olmayan bir ülkeyi yeniden süper güç yapmaya çalışıyor. Öyle bir ekonomi ki boykot edilecek bir ürünü bile yok. Ancak Sovyet döneminden kalan silahların verdiği güçle uzun zamandan beri de facto Çarlık taslayarak dünyaya meydan okuyor. Aslında nükleer silahlar hariç elinde iyi silahlar yok. Uçakları ve füzeleri 40 yıl öncesinin teknolojisine sahip. Jetler hedefleri ıskalıyor. Seyir füzeleri seyir havada kendi kendine patlıyor. Askerlerin motivasyonu yok (Zayıf bir iddiaya göre Rus pilot sarhoşmuş).
Buna rağmen istediği kabadayılığı yapıyor. Ve tabi ki cevabını tıpkısının aynısıyla alıyor. SU-24’ün düşürülmesine F-4’ün karşılığı olarak bakmak lazım demiştik. Temmuz 2014’te Ukrayna’nın doğusundaki Ruslar ya da Rusların kendisi Malezya Havayolları’na ait bir uçak düşürüp 298 yolcu ve mürettebatı öldürmüşlerdi. Geçtiğimiz ay da Mısır’da bir Rus yolcu uçağı düşürüldü ve tamamı Rus 224 kişi öldü.
Ektiğini biçen Ruslar şimdi de Türkiye’nin arka bahçesinde çiftçilik yapmayı deniyorlar. Denesinler de, Kırım’ı kendi yayılmacı politikaları için ilhak ederlerken Türkiye’nin Suriye’de güvenli bölge oluşturmasına neden engel oluyorlar? Kendileri Doğu Ukrayna’daki Ruslara her türlü silah yardımında bulunurken Türkiye’nin Bayırbucak Türkmenlerine sahip çıkmasına niye karşılar ve neden bombalıyorlar? Neden Ukrayna’daki Ruslar soydaş oluyor da Suriye’deki Türkmenler terörist oluyor?
Türkiye ile inatlaşmanın Ruslara faydası olmaz. İran ve Esed’i ortak yapıp Türkiye’yi karşısına alarak Ortadoğu’da etkin olunmaz. Buna Batılı ülkeler de müsaade etmez. Batının Türkiye’yi de yarı yolda bırakabileceğini unutmayalım. NATO’nun uçak hadisesinden sonra yaptığı toplantıda bazı üye ülkelerin “ Türkiye aşırı tepki verdi” deyip ittifak ruhuna mugayir tavırlar içinde olduğunu biliyoruz. Oysa NATO sözleşmesinde olağanüstü durumlarda bahaneler üretilerek üye ülkeye destek verilmeyeceğine dair bir madde yok. Zaten 4. madde de Türkiye’yi koruma garantisi vermiyor. İngiliz medyasının da “havlayan köpek ısırmaz” gibi Rusları tahrik için yaptığı haberleri ibretle izliyoruz.
Rus uçağının kasıtlı olarak düşürülmediğini Ruslar da anlamışlardır. Eğer haklı olduklarını düşünüyorlarsa buyursunlar haklarını uluslararası mahkemelerde arasınlar. Gerçekten IŞİD’le savaşmak istiyorlarsa gelsinler Türkiye ile birlikte saldırsınlar. Hem Türkiye IŞİD’e yardım ediyor mu, etmiyor mu öğrenmiş olurlar. Bu arada; Türkiye de son bir haftada ne kadar elzem olduğu anlaşılan füze sistemi, jet vb. gibi caydırıcılığı artıracak silahları bir an önce üretmeye başlamalı. Kabul edelim ki askeri bağlamda Rusya’dan daha zayıfız. Rusya bizimle savaşmayacaksa sebebi ekonomik değil, güçlü silahlar olmalı.







