Doların namlusu
Amerikan eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger; “Kim gıdayı kontrolünde tutarsa insanlığı, kim enerjiyi kontrol ederse bütün kıtaları, kim de parayı kontrol ederse bütün dünyayı kontrolüne alır” derdi. Doların dünya parası olması onun dönemine rastlar. Bugün dünyadaki ticaretin yüzde 62’si Dolarla yapılıyor. İster petrol satın, ister gıda, ister demir, ister araba, her ne satarsanız satın, ödeme sizin olmayan para birimiyle yani Dolarla yapılır.
Kendi para biriminizle alışveriş yapsanız bile parayı eninde sonunda Dolara çevirmeniz gerekiyor. Çünkü Dolar dururken kimse sizin paranızı kasasında tutmaz. Tutarsa paranın büyük değer kaybı yaşayabileceğini bilir. Onun için kimse Dolardan vazgeçmez. Hatta Amerika’nın kendisi dahi Dolardan vazgeçse bile diğer ülkeler karşı çıkar ve paralarını kendi elleriyle devalüe edip Doların güçlü kalmasını sağlarlar.
Dolar her ne kadar ABD’nin para birimi olsa da diğer ülkelerdeki Dolar miktarı ABD’ninkinden fazladır. Doların değeri düşerse Amerika dışındaki 15-20 trilyon Doların hiçbir değeri kalmayacak. Dolayısıyla Dolar düşerse çöken Amerika değil dünya ekonomisi olur. Amerika dünyanın Dolar bağımlılığını bildiği için para birimini bir silah olarak kullanmaktan çekinmez. Bu yüzden Doları Amerikan Merkez Bankasının değil, Pentagon’un kontrol ettiği söylenir.
ABD kasıtlı olarak borçla ekonomisini döndürür. Çünkü borçlanmayı kendi para birimiyle yapar ve günü geldiğinde Alaska ormanlarından biraz ağaç kesip yeniden Dolar bastırarak borcunu öder. ABD’nin yaptığı, resmi kalpazanlıktan başka bir şey değildir. Sizin yıllarca emek vererek elde ettiğiniz gelirleri bir saatte sadece para basarak elde edebilir. Çünkü siz gelirinizi Dolarla muhafaza edersiniz. Dolarsa ABD için kâğıt kadar değere sahiptir.
Türkiye’deki son gelişmeler bahsettiğimiz global Dolar düzeninin bir tezahürüdür. Ülke ithalatı ihracattan fazla olduğu için her yıl 40-50 milyar dolar cari açık çıkar. Çünkü ticaretimizi ağırlıklı olarak Dolarla yapıyoruz. İhracatımız ithalatımızı geçmediği sürece Dolara muhtacız ve manipülasyonlara açık bir pozisyondayız. Fakat yıllardır devam eden bu durum Doların son dönemde hızlı yükselişinin sebebi olamaz.
Doların durumu güneşli bir günde yağmurun yağmasına benziyor. Ekonomi krizde değil. Darbeye rağmen ülke (üçüncü çeyrek hariç) büyüyor. Darbe olsaydı Dolar yükselebilirdi. Fakat darbe olduğu için değil engellendiği için yükseliyor. Son dönemde şehirlerde patlayan bombalar hariç terörle mücadelede de işler iyi gidiyor. Hükümet ekonomiyi canlandırmak için piyasaya para pompalıyor. IMF bile ekonominin 2017’de yüzde 3 büyüyeceğini söylüyor. Şartlar ekonominin lehine iken yine de Dolar on günde % 9, üç ayda % 25 arttı.
Mantığa mugayir bu terslik ancak manipülatif, kasıtlı Dolar alımlarıyla izah edilebilir. Bu bir komplo, kendi suçu için başkasını suçlama psikolojisi değildir. Birileri hükümeti devirmek için darbeye teşebbüs etmek, Cumhurbaşkanına suikast düzenlemek, Rus elçiyi vur(dur)mak, terör örgütlerine silah vermek gibi her türlü hainliği yapabiliyorsa, görece daha zayıf bir enstrüman olan Doları da pekala silah olarak kullanabilir. Beterin beterini yapana beter ne ki?
Dolardaki yükselmeyi ekonomistler bile Başkanlık sürecine bağlıyor. Fakat Doların siyasi yönünü görmedikleri için verilere bakarak sadece iktisadi sebeplerle yükselişin kaynağını bulmaya çalışıyorlar. Anayasa değişimi bahane edilerek Dolar üzerinden bir operasyon yapıldığı siyaseten bakıldığında gün gibi ortaya çıkıyor. Operasyonu sadece yabancılar değil, gözünü hırs bürümüş yerli para baronları da yapıyor. Muhtemelen referandum tarihine kadar ne yapıp edip 1 Doları 5 TL’ye eşitlemeye çalışacaklar.
Belki de başarırlar. Maalesef sizin olmayan bir para birimini kontrol edemiyorsunuz. Paranın asıl sahibi bir hamleyle varlığınızı kuşa çevirebilir. Cebinizdeki para Dolar olmasa bile yine de fakirleşmenin önüne geçemezsiniz. Çünkü cebinizdeki para sizin olsa da değerini başkası belirliyor. Son 10 günde bir depo benzine verdiğiniz TL miktarına bir bakarsanız durumu daha iyi anlarsınız. Fazladan verdiğiniz para, Dolar operasyonunun sizin payınıza düşen zararıdır.







