Diren Türkiye
Düşman Amerika şu sıralar Türkiye üzerinden (süper) güç testi yapıyor. Düşman lafını kurmakta beis görmüyorum. Hem dediğim dedik diyen, hem de uymayanları ezen bir ülkeden dost olmaz. Şimdi Dolarla boyun eğerek hizaya getirmeye çalışıyor. Ne yapsın? Gezi ve FETÖ darbeleriyle başaramayınca elinde hangi koz varsa kullanıyor. Ama geçmişte nasıl ki daha beterine karşı direnip kazandıysak bu badireyi de Allah’ın izniyle atlatacağız.
Bilmeliyiz ki ABD ile çok sorunumuz var ve birinde boyun eğince diğerleri için de boyun eğmek durumunda kalacağız. Gördünüz; Papaz Brunson’ın salıverilme ihtimali doğunca hemen ABD vatandaşı olmuş ya da Amerikan konsolosluğunda çalışan diğer FETÖ’cüleri de istemeye başladılar. Hükümet ABD’den Fetullah’ı isterken, ABD Fetullah’ın diğer teröristlerini de istiyor. Eğer istediklerini alırlarsa hapisteki diğer FETÖ’cülerin türlü bahanelerle salıverilmelerini bile isteyebilirler.
Diğer yandan Ruslardan alınacak olan S-400 füzeleri için zaten yürürlüğe girmesi beklenen bir ambargo vardı. Buna göre ABD hem F-35’leri vermeyecek, hem de uluslararası finans kurumlarından borç alınmasını engelleyecek. Mezkûr cezalara mutlaka yenilerini iliştirirler. Ayrıca İran’a da yeniden ambargo uyguladıkları için ve Türkiye de kışın ortasında karanlıkta kalmamak adına ABD’nin ambargosunu reddettiği için ek ambargolara maruz kalacağımız muhakkaktır.
Zor bir döneme giriyoruz ve bu dönem epeyce uzun sürecek gibi duruyor. Tüm ambargolara çare bulmak kolay da Dolarla ekonomiyi vurmaları direnci kırıyor. İki bakanın olmayan mal varlıklarına el konmasının sembolik olduğunu ve Türkiye’ye bir zararı olmayacağını onlar da biliyor. ABD’nin amacı bu vesile ile Doları yükseltmekti ki başarılı da oldu. Hem Trump Doları daha da yükseltmek için alüminyuma ek vergiler koydu. İstiyorlar ki Türkiye boyun eğsin. Şayet Türkiye boyun eğerse boynu bükük kalır ve bir daha da boynunu kaldıramaz. Bunun bilinmesi gerekiyor.
Gayet iyi giden bir ekonomiyi Dolarla çökertmeye çalışıyorlar. Çünkü papaz görünümlü bir ajanlarını vermedik. Suriye’de baş düşmanımız PKK’ya devlet kurdurmadık. FETÖ’nün darbesine engel olduk. Kısacası çağdaş müstemlekeleri olmadık. Bu saatten sonra yapılacak şey hızlıca stratejiler geliştirip süreci az zararla kapatmaktır. Mesele artık bir onur meselesi olmuştur.
Eğer Amerika bir papaz için bunları yapıyorsa, bu saatten sonra yapılacak şey papazı kendi papazımızı alıncaya kadar vermemektir. Çünkü ne kadar iyi niyetli olursak olalım yine de saldıracaklar. O zaman onların da canı yansın. Varsınlar F-35’leri vermesinler. ABD ki sofistike silahlarıyla çıplak ayaklı Vietnamlılara yenildi. Bir zamanlar Batıya kök söktürmüş Osmanlının torunları mı dize gelecek? Hep derim ve yine diyorum; bin yıllar boyunca imparatorluklar kurmuşsak bunun nedeni içimizdeki liderlik ruhu ve kabiliyetlerimizdir. Ülkeler ölür ama ruhlar ölmez. Lider olma istidadı olan bir millet fırsatını bulunca yeniden şaha kalkar. Yükselişe geçince onu kendine rakip görüp ezmek isteyecekler olacaktır. Şu anda tam da böyle bir anı tecrübe ediyoruz. Eğer bu saldırıyı da atlatırsak başka da bir engel kalmaz. Çünkü her yolu denediler.
Zor dönemden geçtiğimiz bu süreçte hükümeti suçlayanlar olacaktır. Hükümet tabi ki hatalardan beri değildir. Trump’ın Cumhurbaşkanına olan sempatisinden istifade edememekten, Merkez Bankasının geç müdahalesine kadar bir dizi hatalar yapıldı. Ancak bilinmeli ki Amerika kendi suçlarının cezasını Türkiye’ye ödetmek istemeseydi bu bedeli ödemezdik. Sorunumuz ekonomik ama sebebi politik. Dolayısıyla hükümeti suçlamanın bir manası yok. Kendi bağımsızlığını isteyen her hükümet saldırılara maruz kalacaktır. Bize düşen şey hep birlikte direnip bu saldırıyı bertaraf etmek. Bu halk daha beter saldırıları def etti. Bunun da üstesinden gelecektir. Vakit birlik zamanı. Gayret bizden, tevfik Allah’tan.







