Beyin ölümü gerçekleşmiş NATO
Amerikalılarla biraz Sovyet tehdidi ve çokça da Batı hayranlığı nedeniyle 70 yıldır müttefikiz. 70 yılda elimize ne geçti diye bir muhasebe yapılsa elde eksili bir numara çıkar mı bilmem ama sıfırdan yukarı bir şey çıkmayacağı malum. Ama NATO üyeliğini Amerikalılardan çok biz istiyorduk. ABD ise Türkiye’yi Sovyetlere karşı tampon olarak kullanmak, üs açmak ve füze yerleştirmek için gerekli görüyordu. Ayrıca bir Türk askerinin aylık maliyeti 200 dolarken Amerikalının 6000 dolardı. Savaştan yeni çıkmış ve bitkin düşmüş Avrupa’nın Sovyetlere karşı kendini savunamayacağı da aşikârdı.
Aslında NATO’nun soğuk savaş döneminde pek zararı da olmadı. NATO o dönemde hiçbir askeri operasyon yapmadı. NATO’nun en belirgin faydası Sovyet tehdidine karşı caydırıcı olmasıyken, en dikkat çekici zararı Sovyetlerin hedefi haline getirmesiydi. Bir savaş çıksa ilk önce Türkiye’nin şehirleri vurulacak ve Anadolu işgal edilecekti.
Ancak ne olduysa Sovyetler Birliği çöktükten sonra oldu. ABD tek süper güç olarak kalınca NATO’nun da kıymeti kalmadı. Çünkü yenidünya düzeninde Amerika’ya kafa tutacak ülke kalmamıştı. Bu yüzden müttefiklerin bir önemi kalmadı. Fakat yine de Irak’ta, Balkanlar’da ve Afganistan’da NATO üyelerini yardıma çağırdı ve onlar da yardıma gittiler. Bu arada müttefikliğin ahde vefa ile bir ilgisi yok. Eğer ki düşman küçükse yardıma koşuyorlar. Büyükse savaşmak üzere olan ülkeye suçu atıp savunmayacaklarını söylüyorlar. Mesela Türkiye Rus uçağını düşürdüğünde Türkiye için ölmeyeceklerini söylediler. Öyle görünüyor ki küçük bir NATO ülkesi bir devle (mesela Rusya gibi) savaşırsa destek vermeyecekler. Amerika gibi büyük bir ülke savaşırsa destek verecekler. Ya da Avrupa’ya toplu bir saldırı olursa ancak o zaman savaşmayı göze alacaklar.
NATO’nun Türkiye’yi koruması bağlamında Fransa’yı düşünün. Macron, Türkiye’nin YPG’ye saldırmasını kastederek NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti diyor. İspanyol bir gazetecinin dediği gibi; Fransa Türkiye’yi değil YPG’yi seviyor ve onu kendine müttefik olarak görüyor. Fransa istiyor ki Türkiye istediği gibi hareket etmesin. Ama bilmiyorlar ki eğer Türkiye NATO çerçevesinde hareket ederse NATO’dan kendisini savunmasını ister. Bu durumda Fransa yardıma gelir mi? Tabi ki hayır. Asıl o zaman Fransa’nın, Almanya’nın, ABD’nin ve diğerlerinin destek vermeyeceği bir yardım talebinde bulunmak NATO’nun öldüğünü gösterir ki Türkiye buna müsaade etmedi. Yani anlayacağınız NATO öldüyse yardım talebini geri çeviren ve terör örgütlerini bağrına basan Fransa gibi ülkeler yüzündendir.
Tabi durumun farkında değiller ve Türkiye’yi (terörist dostlarını yok ettiği için) suçluyorlar. Hatta daha da ileri gidip Türkiye NATO’dan çıkarılsın diyorlar. Demek ki NATO’nun mevzuatını da bilmiyorlar. Çünkü NATO anlaşmasına göre hiçbir ülke teşkilattan kovulamaz. Ülke ancak kendisi isterse çıkar. Bu maddeyi bilerek mi koymadılar yoksa koymayı unuttular bilinmez ama tehdidin olmadığı zamanlarda Türkiye gibi çılgın ruhlu ülkeleri cezalandıramadıkları için canları çok yanıyor.
Aslında Türkiye’nin çıkması ya da çıkarılması uzun vadede Türkiye için ceza olmaz. Ama şu sıralar çıkmaması kendisi için daha iyi olacaktır. Bir kere bize düşman müttefiklerimiz tam da bunu istiyor. Onları mutlu edecek bir karardan kaçınmak en doğru karardır. Ayrıca Türkiye’ye bu kadar bilendikleri bir sırada NATO’da olmak bir avantaj olur. Düşünün ki Türkiye 3 ay sonra NATO’dan çıktı. İlk işleri Yunanistan’ı savunmak gerekçesiyle Doğu Akdeniz’e asker yığmak olur. Eğer yukarıdaki teorim doğruysa Türkiye’yi küçük ve ezilebilecek bir ülke olarak gördükleri için üzerine çok gelirler. Ayrıca terör örgütlerine verdikleri destek de artar. Hazır NATO üyeliği 70 yılda bir kez işe yaramışken tadını çıkarmak en iyisi. Sonrasına Allah kerim.







