--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Batı dünyası ile yeni bir sayfa mı?

İbrahim Karataş
İbrahim Karataş
3

 

Türkiye, İsveç’in NATO üyeliğini adı konmamış bir şartla onaylayacak gibi görünüyor. Bahsettiğimiz şart, Amerikan kongresinin yeni F-16’ların satışına ve eskilerin modernizasyonuna onay vermesi. Amerikan yönetimi satışı desteklediğini ve fakat kongrenin onay vermesi gerektiğini bahane ediyor. Kongre ki nerdeyse her üyesi Yahudi, Yunan, Ermeni ve hatta FETÖ lobisinin markajında. 

Hükümetimiz tedbir olarak kongre onayına karşılık TBMM onayını öne sürdü. Ancak Amerikan yönetimi ve kongresi satışa onay verse bile bu ticaretten bir tat alınamayacağı muhakkaktır. Bilhassa Neo-Con denilen kesim engel çıkarmak için elinden geleni yapıyor. Onlardan biri “Türkiye Batıya dönmek istiyorsa şu şartları yerine getirmeli” deyip şartları sıralıyor. Mesela Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş serbest bırakılsın diyor. Ayrıca İstanbul Sözleşmesi geri gelecekmiş. Terör yandaşları serbest bırakılacakmış. IMF’den borç alınmalıymış. Kısaca diyor ki, “bize, teröre, IMF’ye teslim olun biz de sizi aramıza alalım”.  Bir tek iki kilo patates istemediği kalmış. 

Diğer yandan alınması planlanan 40 adet F-16 Blok 70 jeti yeni nesil olduğu için sıra beklemek gerekiyor. Şu anda bekleyen 148 sipariş var ve Türkiye’ye sıra gelmesi 2030 yılını bulur. Tabii erteleme olmazsa veya yeni engeller çıkmazsa. Yunanistan’a ise o vakte kadar çok sayıda F-35 verilecek. Şu anda bilinçli olarak Yunan hava kuvvetlerinin Türk hava kuvvetlerine üstünlük sağlaması için uğraşılıyor.

Eğer Türkiye kendi jeti KAAN’ı 2030’a kadar hava kuvvetlerine teslim etmezse söz konusu üstünlük kaçınılmaz olacak. Yeni F-16’lar ne kadar acil bir ihtiyaç bilemiyoruz ama her ne olursa olsun KAAN projesine ağırlık verilmeli. Başkasının uçağıyla ülkenin korunmayacağı ve savaşa girilmeyeceği artık su götürmez bir gerçek. Bir an önce KAAN için milli bir motor geliştirilmesi gerekiyor. İlk uçakların F-16’nın motoru olan F110 ile üretileceği söylenmişti. Eğer F-16 alımı ve modernizasyon paketine yeterli F110 alımı da eklenmemişse eksik planlama yapılmış demektir. Hatta sadece F110 motoru alımı yapılsa bile büyük bir kazanım elde edilmiş olacak. 

Özetle ABD ve Avrupa’dan kısa vadede bir fayda gelmeyecek gibi görünüyor. İlişkilerin gelişmesi elbette güzeldir. Ancak güzel ilişkilerin somut faydalar getirme ihtimali zor görünüyor. Mesela gümrük birliği anlaşmasının yenilenmesi iyi olurdu ama Türkiye’nin lehine olacak böyle bir kararı kabul etmemek için türlü bahaneler öne sürecekleri muhakkaktır. 

Şu bir gerçek ki Batı dünyası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Türkiye’nin başında istemiyor. Ancak Türkiye’yi sürekli dışlamanın çözüm olmadığını da biliyor. Artık Cumhurbaşkanı ile yaşamaya razılar ama bunu ona bir fayda sağlamadan yapmaya çalışıyorlar. Cumhurbaşkanımız ve ekibi de bu durumun farkındadır. Bu şartlar altında yapılacak tek şey Avrupa’ya temkinli yaklaşmak ve Rusya gibi ülkelerle olan ilişkileri Batı dünyası için feda etmemektir. 

Düşünün ki Rusya’ya sırt dönüldü. Acaba Ruslar Suriye, Karabağ veya başka bir yerde sorun çıkarsa Avrupa ülkeleri ve ABD Türkiye’yi destekler mi? Tecrübe gösteriyor ki Türk-Rus çekişmesinden zevk bile alırlar. Bu sayede hem Rusya hem de Türkiye’ye hırpalanmış olacak; ki böyle bir senaryo en çok istedikleri şeydir. Dolayısıyla Rusya ile sürdürülen denge politikası devam ettirilmelidir. Hatta Ruslardan tavizler koparılmalıdır. Çünkü bu zayıf hallerinde bile Türkiye diğerleri gibi tekmeyi vurmadı. Batı dünyası ile ilişkilerde ise onlar gibi kurnaz davranılmalıdır. Tıpkı İsveç’in NATO üyeliğinde kongreye mukabil TBMM’nin öne sürülmesi gibi. Dil yumuşak ve yapıcı olabilir. Ancak çıkarlardan taviz verilmemelidir. 

 

İbrahim Karataş Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle