• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Mustafa Sarıgül'den Emir Sarıgül açıklaması: Teslim oldu

Kara para aklama ve nitelikli dolandırıcılık iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınması kararlaştırılan Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül, avukatının yurt dışından Türkiye’ye dönmesinin ardından emniyete giderek teslim oldu. Mustafa Sarıgül'den süreçle ilgili dikkat çeken açıklamalar geldi.

4 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

kel hasan

çok laf yalansız çok para haramsız olmaz çalışmadan kazanılan paralar alın teri yok fakir fukaranın parası
  • 6 Dakika Önce

Vay anasını

Teslim olmak için avukatının yurtdışından gelmesini mi beklemiş?
  • 1 Saat Önce

hasel

Sarıgül değil,SOYGUNUN,SOYGUNCULUĞUN GÜLLERİ.
  • 1 Saat Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Toplumsal vicdanı en derinden yaralayan olgu, şüphesiz ki adalet mekanizmasının işleyişindeki asimetridir. Yasaların önünde herkesin eşit olduğu ilkesi, teoride hukukun temel taşıyken, pratikte gücü ve nüfuzu elinde bulunduranların bu kalkanı nasıl kullandıkları her dönem büyük bir ahlaki tartışmayı beraberinde getirir. Sıradan bir vatandaşın en ufak bir şüphede dahi hukukun en sert yüzüyle karşılaşacağı bir düzende, milyonlarca euronun, kara para aklama ve nitelikli dolandırıcılık iddialarının havada uçuştuğu dosyaların özneleri günlerce bekleyebilmektedir. Avukatların yurt dışı seyahatlerinin bitmesi, ortamın durulması ya da perde arkasında yürütülen muhtemel müzakerelerin neticelenmesi gibi takvimler, ancak gücü elinde bulunduranların lüksü olabilir. Bu durum, adaletin tecelli etmesinden ziyade, adli süreçlerin bir tür zaman yönetimi ve strateji oyununa dönüştürüldüğü izlenimini doğurmaktadır. Hukukun ve toplumsal ahlakın yozlaştığı dönemlerde, adaletin terazisi adeta örümcek ağına benzer; küçük sinekler takılır, büyük yarasalar ise delip geçer. Kamusal makamların ve siyasi dokunulmazlıkların, kişisel ve ailevi imtiyazların koruma kalkanı haline getirilmesi, toplumun adalet duygusuna indirilen en ağır darbedir. Kendilerine millete hizmet etmesi için emanet edilen mevkileri, şahsi ikbal ve hukuki muafiyet sahası olarak kullanan zihniyet, sistemik ahlakın ne derece çürüdüğünün en açık göstergesidir. Bir tarafta hayat mücadelesi veren geniş kitlelerin alın teri dururken, diğer tarafta kaynağı belirsiz devasa servetlerin ve iddiaların merkezinde yer alanların adeta usulünce ve nezaketle hukuka dahil olması, vicdan sahibi her ferdi derin bir sorgulamaya sevk etmektedir. Asıl felaket, haksızlıkla ve hukuksuzlukla itham edilenlerin bu süreçlerde gösterdiği pişkinlik ve arsızlıktır. Toplumun gözünün içine baka baka emanetçilikten, dürüstlükten bahsedenlerin adli raporlarda ve dosyalarda bambaşka ilişkilerle anılması, ahlaki bir iflasın ilanıdır. Akılların dağa kaçtığı, fikrin ve zikrin anlamını yitirdiği bir vasatta, gücü elinde bulunduranların pervasızlığı karşısında sessiz kalmak bu çürümeye ortak olmaktır. Adaletin gerçek anlamda tecelli etmesi, sadece hukuki prosedürlerin tamamlanmasıyla değil; imtiyazların sökülüp atılması ve her suçlunun, arkasındaki güce bakılmaksızın hak ettiği muameleyi görmesiyle mümkündür.
  • 1 Saat Önce

Zeynel

Nedense hep hirsizlar haramzadaler madur ,
  • 2 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23