Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Dicle Üniversitesi’ndeki paralel yapılanmaya yönelik soruşturma başlatırken, çetenin mağdur ettiği öğretim üyeleri de tek tek ortaya çıkıyor. 22 Ağustos 2011 tarihine kadar Dicle Üniversitesi İİBF İktisat Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak çalışan M. M. Ö., bazı makamlara gönderdiği dilekçede maruz kaldığı baskıyı anlattı.
HALİL YILDIRIM / ANKARA - Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Dicle Üniversitesi’ndeki paralel yapılanmaya yönelik soruşturma başlatırken, çetenin mağdur ettiği öğretim üyeleri de tek tek ortaya çıkıyor. 22 Ağustos 2011 tarihine kadar Dicle Üniversitesi İİBF İktisat Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak çalışan M. M. Ö., bazı makamlara gönderdiği dilekçede maruz kaldığı baskıyı anlattı.
HOCALARI HARACA BAĞLIYORLAR
Üniversitedeki paralel çete mensuplarının öğretim üyelerini korkutarak haraca bağladığına dikkat çeken M. M. Ö., “İşe başladığım günden itibaren çeşitli vesilelerle tarafıma bu işe girmenin kendilerinin bir lütfu olduğu yönündeki sözleri, gerek doğrudan taraflarınca, gerekse kulağıma gelecek şekilde laf yoluyla yoğun şekilde duydum. İşe başladığım daha ilk aylarda doğrudan söylenmese de cemaate maddi destekte bulunmanın iyi olacağı yönünde duyumlarım olmuştu. Çünkü işe girmem onların sayesinde olmuştu ve bu talepte bulunmaları onların en doğal hakkıydı!” diyor.
TEK TEK TASFİYE ETMİŞLER
Hakkında 2 defa haksız yere soruşturma açıldığını belirten M. M. Ö., “Cemaate yakın olan arkadaşların bir şekilde işleri yoluna koyulurken bizlerin önüne her zaman engeller çıkarıldı” ifadelerini kullanıyor. M. M. Ö., hem akademik anlamda, hem de kişilik olarak üniversiteye pek çok şey katan çok sayıda değerli akademisyenin paralel çete mensuplarınca üniversiteden uzaklaştırıldığını kaydediyor.