• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

24 Ağustos 2026: Günün Ayet ve Hadisi

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
24 Ağustos 2026: Günün Ayet ve Hadisi

Sizler için hazırladığımız, Günün Ayet ve Hadisi ile Günün Sözünü, Günün Fotoğrafını istifadelerinize sunuyoruz... (24 Ağustos 2026)

ÂYET - VAHYİN DİLİNDEN:



(٥٣) قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذٖينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِؕ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمٖيعاًؕ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحٖيمُ

Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla  

(53) De ki (Allah şöyle buyuruyor): “Ey kendi aleyhlerine olarak günahta haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin.

Allah (dilerse) bütün günahları bağışlar; doğrusu O çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.”

(Zümer Suresi, 39/53)         (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı) 


 TEFSİRİ:

“Haddi aşmak”tan maksat, günahlara dalarak Allah’ın hükümlerini çiğnemektir. “Kendi aleyhlerine olarak” diye çevirdiğimiz alâ enfüsihim deyimiyle, günah işleyen kişinin, her şeyden önce kendi ruhunu ve hayatını kirletmiş, kendisine zarar vermiş olacağına dikkat çekilmektedir (Râzî, XXVII, 4). Bu âyet, Allah’ın rahmet ve affının asla ümitsizliğe izin vermeyecek derecede geniş olduğunu en açık bir şekilde ortaya koyan ilâhî müjde olarak değerlendirilir. Allah’ın iradesini sınırlayacak hiçbir güç bulunmadığı için O’nun bağışlama yetkisine belli şartlarla sahip olduğu gibi bir görüş de ileri sürülemez.

Bununla birlikte âyetin “Allah bütün günahları bağışlar” meâlindeki bölümünü, O’nun bir taahhüdü olarak anlayıp, inanan inanmayan, tövbe eden etmeyen, kendisine yönelen yönelmeyen herkesi bağışlayacağını düşünmek, kaçınılmaz olarak dinî ve ahlâkî gevşekliğe hatta anarşiye yol açar. Öte yandan kural olarak Kur’an’ın bir âyetini bütününden kopararak tek başına değerlendirmek ciddi yanlışlar doğurabilir. Nitekim bu âyette “Allah bütün günahları bağışlar” buyurulurken, Nisâ sûresinin 48 ve 116. âyetlerinde aynı ifadelerle, “Allah kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını dilediği kimse hakkında bağışlar” buyurulmuştur.


Görüldüğü üzere burada Allah’a ortak koşanların bağışlanmayacağı açıkça belirtildiği gibi bunların dışında kalanları bağışlaması da mutlak olarak ifade edilmeyip Allah’ın dilemesi şartına bağlanmıştır. Yanlış anlama ihtimalini önlemek düşüncesiyle konumuz olan âyetin meâlinde bu şartı (dilerse) şeklinde göstermeyi yararlı gördük. Esasen bir sonraki âyet de Allah’ın affına lâyık olabilmek için her şeyden önce O’na yönelip teslim olmak gerektiğine işaret etmektedir. Bununla birlikte Ehl-i sünnet âlimleri, affın tövbe şartına bağlı olmadığını belirtmişler; bu şartı ileri sürenlerin keyfî olarak âyetin kapsamını daralttıklarını savunmuşlardır (bk. Şevkânî, IV, 538; Allah’ın affının kapsamı konusundaki değişik görüş ve yorumlar hakkında bilgi için bk. Nisâ 4/48).

Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 627-628

HADİS - ALLAH RESÛLÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)  

"Sizden biriniz arkadaşına kızacak olursa, ona iftira etmesin; annesine, babasına, milletine sövmesin. Fakat sövme ihtiyacını duyuyorsa, o zaman: 'Sen cimrisin yahut korkaksın, yalancısın, yaramazsın.' desin."

Kaynak: Kenzü'l-Ummal, Hadis No: 8134


 

GÜNÜN SÖZÜ:



GÜNÜN FOTOĞRAFI:


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Gönül Aynasını Temizleme Gecesi Hayatın koşturmacası içinde çoğumuz en çok kendimizi ihmal ediyoruz. Günler, aylar birbirini kovalarken farkında olmadan kırıyor, döküyor ve en nihayetinde kendi ruhumuzu yoruyoruz. Eskilerin "haddi aşmak" dediği şey de tam olarak budur aslında. İlahi sınırları çiğnemek, kuralları bozmak ilk bakışta dış dünyaya karşı bir hata gibi görünse de, derine indiğimizde insanın en büyük zararı yine kendisine verdiğini görürüz. Günah dediğimiz şey, her şeyden önce kendi iç dünyamızı, kendi aleyhimize kirletmektir. Ruhumuza verdiğimiz bu zararı iyileştirmenin yolu ise yine o sonsuz şefkat kapısını çalmaktan geçiyor.İşte tam bu noktada, bu gece kapımızı çalan Mevlit Kandili bize muazzam bir nefes alma alanı sunuyor. Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed’in (s.a.v.) dünyaya gelişini kutladığımız bu mübarek gece, aslında bize çok güçlü bir mesaj fısıldıyor: "Asla ümitsizliğe düşme!"Peygamber Efendimiz, insanlığın en karanlık, en umutsuz döneminde bir güneş gibi doğmuştu. Bugün bizler de kendi iç dünyamızda ne kadar karanlıkta kalmış hissedersek hissedelim, o ilahi müjdenin sıcaklığıyla aydınlanabiliriz. Allah'ın rahmet ve affının, bizim hatalarımızdan kat kat büyük olduğunu bilmek, kalbi olan her insan için en büyük sığınaktır. Bu gece, ümitsizlik girdabından çıkma ve o geniş rahmete teslim olma gecesidir.Mevlit Kandili'ni sadece kandil simidi yiyip, mesajlar atarak geçiştirmeyelim. Bu geceyi bir "gönül aynasını temizleme" fırsatı olarak görelim. Kendimizle yüzleşelim, hatalarımızı itiraf edelim ama asla ümidimizi kesmeyelim. Unutmayalım ki, Peygamberimizin rehberliğiyle kuşanmış bir kalp için her kandil, yepyeni ve tertemiz bir başlangıçtır. Kandilimiz mübarek olsun.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23