Bu konuyu, etnik bir milliyetçilik, övünme, üstünlük taslama ya da siyasi maksatla hatırlatmıyoruz. Tarihte Türkler, kurdukları devletlerin insanlık ve adalet anlayışları, “Yaratılanı, Yaratan’dan ötürü sevme” özelliği, saygı, sevgi, dayanışma ve iyilik medeniyeti dolayısıyla, gittikleri her yerde muhabbetle karşılanmışlardır. Bu gün de Dünyanın her bir köşesinde o yolda ilerlemektedir. Zalim Batı’nın, mazlum milletler üzerindeki baskısı ve otoritesi kalktıkça, insanların, yüreğinde, hiç sönmeden alttan alta devam eden közlerin üstündeki külleri temizleyip, o muhteşem Ortak Medeniyet’in ateşini tekrar yakmaya başladığına şahit oluyoruz. Coğrafya asırlık aradan sonra aslına dönüyor. 6 köşeli Siyonist Yıldızı sönerken 8 köşeli Selçuklu Yıldızı yerde ve gökte beliriyor. Sekizgen yıldız Ortadoğu’ya vuruluyor. Üstelik kurşunla, soykırımla, ölümle, kanla değil, hayat veren nefesle, gönülle, aşkla, şanla vuruluyor. Şimdi yeniden “BİZİM” hikayemiz başlıyor. Artık bu ateşi, inşallah, hiçbir beşeri sistem ve sahte medeniyet değiştiremez! Yolumuz aydınlık bahtımız açık olsun.