RÖPORTAJ - Okan Bayülgen: "Kitap okumak bazı kişilerde bir alışkanlıktır, çaresizliktir"
"(Hastalığın) Bulaşma riski söz konusu olunca, 'Acaba, stüdyoda tek başıma ne yapabilirim? Konuk ağırlanmayacağı, insanların bir masanın etrafında toplanmayacağı ne yapabilirim?' dedim. O zaman kitap okumaya karar verdim" - "İnsanların bir yerden sonra artık her gün aynı şekilde pişirilip aynı kişilerle sunulan haberlere tahammül edemeyeceklerini, psikolojilerini rahatlatmak açısından başka şeylere ihtiyaç duyacaklarını düşünmüştüm ve ben burada başladım. Küçük bir iş. Alışılageldik" - "Kitap okumak bazı kişilerde bir alışkanlıktır, çaresizliktir. Sıkılmamak, yalnızlığı gidermek için, kendisini ancak başkalarının akledebildiği, hayal edebildiği şeylerle besleyebilmek için bir ihtiyaçtır kitap okumak. Şimdi bunun yerini başka teknolojik şeyler aldı" - "Bu ekranlar, bu iletişim biçimi, bu ev hali, bu hazırlıksız hal, sanatla, sahne sanatlarıyla, tiyatroyla ve televizyon yayıncılığıyla ilgili bugüne kadar ne öğrendiysek, hepsinin aksine çalışıyor. Görüntü kötü, lensler kötü. İnsanlar çirkin, hazırlıksız, makyajsız, perişan" - "Evde kalanlara hiçbir tavsiyem olamaz. Özellikle büyük aileler, evde ne yapacağını daha iyi bilir. Bizim geleneklerimiz, göreneklerimiz, bir yaşama stilimiz var"