• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Fon soruşturmalarında çok sayıda tutuklama

İstanbul’da sermaye piyasası işlemlerine yönelik fon soruşturmalarında 11 şüpheli tutuklandı, 4 kişi hakkında ev hapsi kararı verildi. Gözaltındaki 15 kişinin emniyetteki işlemleri sürerken, Nusret Altınbaş’ın da aralarında bulunduğu 5 şüpheli aranıyor.

3 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Akepenin Fatması nerde?

Fatma nerede? sokakta. para nerede? Fatma'da. hortumcu Fatma nerede? sokakta. vatandaşın parası nerede?fonzilerde. Al sana AKP'nin Türkiye'si
  • 1 Saat Önce

Hakk

Fatma ve kocası niye tutuklanmıyor? Her şeyden haberi olan istihbarat mit vs bu milyarlarca vurgundan bi haber. Milletin aklı ile alay etmeyin
  • 1 Saat Önce

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

SİVRİSİNEKLERİ YAKALAMAK YETMEZ, BATAKLIĞI DA KURUTMAK GEREKİR! Bir ülkede yolsuzlukla mücadele, yalnızca suç işlediği iddia edilen kişileri tutuklamakla sınırlı kalıyorsa, orada adaletin eksik kalan bir tarafı var demektir. Çünkü asıl mesele, yolsuzluğu yapanlar kadar, bu işlerin yıllarca nasıl yapılabildiğini ve denetim mekanizmalarının neden işlemediğini ortaya çıkarmaktır. İstanbul'da sermaye piyasası işlemlerine yönelik yürütülen fon soruşturmalarında çok sayıda kişi hakkında adli işlem yapılması, 11 şüphelinin tutuklanması ve bazı şüpheliler hakkında ev hapsi kararı verilmesi elbette önemlidir. Hukuk işlesin, suç işleyen kim varsa adalet önünde hesap versin. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak benim asıl merak ettiğim başka bir mesele var. Bu işler yapılırken devletin denetim mekanizmaları neredeydi? Birileri milyonlarca liralık işlemler gerçekleştirirken, yatırımcıların paraları üzerinden birtakım usulsüzlükler yapıldığı iddia edilirken, bu faaliyetleri denetlemekle görevli kurumlar ne yapıyordu? Hiçbir şeyden haberleri mi olmadı? Haberleri oldu da gereken müdahaleyi mi yapmadılar? Yoksa sistemin içerisinde görevini ihmal eden, yetkisini kötüye kullanan veya birtakım ilişkilere göz yuman kamu görevlileri mi vardı? İşte asıl cevaplandırılması gereken sorular bunlardır. Ben yıllardır aynı şeyi söylüyorum: Sivrisineklerle mücadele etmek elbette gereklidir ama bataklığı kurutmadığınız müddetçe sivrisineklerin sonu gelmez. Bugün birkaç iş insanını tutuklarsınız, yarın onların yerine başkaları gelir. Bugün bir şirketin kapısına kilit vurursunuz, yarın başka bir şirket aynı yöntemlerle ortaya çıkar. Çünkü sistemi bozan şartlar yerinde duruyorsa yalnızca isimler değişir. Burada özellikle altını çizmek istediğim bir husus var. Devletin kurumlarında görev yapan binlerce dürüst, namuslu, işini hakkıyla yerine getiren bürokratımız var. Onların hakkını teslim etmek zorundayız. Ancak dürüst bürokratların itibarını korumanın yolu da varsa görevini kötüye kullananların ortaya çıkarılmasından geçer. Bir kamu görevlisinin makamı, unvanı veya arkasındaki siyasi destek, onu hukukun üstüne çıkaramaz. Devletin koltuğunda oturmak, devletin imkânlarını kullanmak ve devlet adına yetki sahibi olmak, hiç kimseye hesap vermeme ayrıcalığı sağlamaz. Şimdi kamuoyu adına soruyorum: Bu fon işlemleri kaç yıldır devam ediyor? Hangi kurumlar bu işlemleri denetlemekle sorumluydu? Denetim raporlarında herhangi bir usulsüzlük tespit edildi mi? Edildiyse neden zamanında müdahale edilmedi? Edilmediyse bu kadar ciddi iddialar ortaya çıkana kadar denetim sistemi neden alarm vermedi? Ve hepsinden önemlisi, kamu görevlilerinin bu süreçlerde herhangi bir ihmali veya dahli olup olmadığı araştırılıyor mu? Bunlar cevapsız bırakılabilecek sorular değildir. Elbette ortada henüz mahkeme kararıyla sabit olmayan suçlamalar vardır. Kimseyi delilsiz biçimde suçlu ilan etmek doğru değildir. Ancak aynı hassasiyet, kamu görevlilerinin sorumluluklarının araştırılmasında da gösterilmelidir. Bu mesele iki bürokratın görevden alınmasıyla, birkaç kişinin tutuklanmasıyla veya birkaç şirketin cezalandırılmasıyla kapanacak kadar basit değildir. Varsa örgütlü bir usulsüzlük, bütün bağlantıları ortaya çıkarılmalıdır. Varsa kamu görevlilerinin ihmali, bunun hesabı sorulmalıdır. Varsa siyasi veya bürokratik koruma ilişkileri, bunlar da delilleriyle birlikte açığa çıkarılmalıdır. Yoksa da kamuoyuna açıkça anlatılmalıdır. Çünkü milletin artık yalnızca operasyon haberlerine değil, operasyonların sonunda ortaya çıkan gerçeklere de ihtiyacı var. Bir sabah televizyonları açıyoruz, büyük bir operasyon yapılmış. Çok sayıda kişi gözaltına alınmış. Bazıları tutuklanmış. Milyonlarca liralık işlemlerden söz ediliyor. Peki sonra? Bu usulsüzlükler nasıl gerçekleşmiş? Kimler sorumluluğunu yerine getirmemiş? Hangi denetim açıklarından yararlanılmış? Aynı olayların yeniden yaşanmaması için ne değiştirilmiş? Çoğu zaman bu soruların cevabını öğrenemiyoruz. Oysa vatandaşın devlete güveni yalnızca suçluların yakalanmasıyla değil, suçun ortaya çıkmasına imkân veren eksikliklerin giderilmesiyle güçlenir. Benim itirazım tam da burayadır. Adalet yalnızca küçük balıkları yakalayan bir ağ olmamalıdır. O ağ, suçun büyüklüğüne ve failin makamına bakmadan herkese aynı şekilde uygulanmalıdır. Bir iş insanı suç işlemişse hesap vermelidir. Bir bürokrat görevini kötüye kullanmışsa o da hesap vermelidir. Bir yönetici bilerek göz yummuşsa onun da sorumluluğu araştırılmalıdır. Ama bütün bunlar dedikoduyla, siyasi hesaplaşmayla veya peşin hükümlerle değil; somut delillerle, bağımsız yargıyla ve hukukun üstünlüğü ilkesiyle yapılmalıdır. Unutmayalım ki bir ülkede yolsuzluğun en büyük düşmanı yalnızca polis operasyonları değildir. Şeffaflık, liyakat, bağımsız denetim ve hesap verebilirliktir. Devlet güçlü olmak istiyorsa önce kendi kurumlarının içindeki yanlışlarla yüzleşebilmelidir. Çünkü yanlışları saklamak devleti korumaz. Tam tersine, yanlışları ortaya çıkarıp gereğini yapmak devletin itibarını yükseltir. Son sözüm şudur: Ben sivrisineklerin yakalanmasına karşı değilim. Aksine, tek bir suçlunun bile adaletten kaçmamasını isterim. Ama yıllarca aynı bataklıkta sivrisinek üreyip duruyorsa, artık yalnızca sivrisinekleri değil, o bataklığın neden kurumadığını da konuşmak zorundayız. Bu milletin beklediği şey gösterişli operasyonlar değil, kim olursa olsun hesap sorulabilen temiz bir devlet düzenidir. Çünkü gerçek adalet, yalnızca suçu işleyeni cezalandırmak değil, aynı suçun yeniden işlenmesine imkân veren kapıları da kapatmaktır.
  • 2 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23