• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kara para aklama soruşturmasında flaş gelişme! Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerinin Aklanması" soruşturması kapsamında Emir Sarıgül tutuklama istemiyle Sulh Ceza hakimliğine sevk edildi. Hakim karşısına çıkan Emir Sarıgül tutuklandı.

2 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Güç İllüzyonunun Çöküşü: "Çekirge" Siyasetinin Kaçınılmaz Sonu İnsanlık tarihi boyunca değişmeyen evrensel bir kural vardır: Hiçbir güç, hiçbir servet ve hiçbir unvan, adaletin terazisinden daha ağır değildir. Toplumda bazı kesimler, arkalarındaki siyasi güce, ailevi nüfuza veya gayrimeşru yollarla elde edilmiş devasa bütçelere güvenerek kendilerini yasaların üzerinde görebilirler. Anadolu irfanının o meşhur deyişiyle "Bir sıçrar çekirge, iki sıçrar çekirge..." ama nihayetinde o adaletin ağına takılmaktan kaçamaz. Emir Sarıgül’ün tutuklanmasıyla sonuçlanan son kara para aklama soruşturması da tam olarak bu illüzyonun çöküş hikayesidir. Hukuk devletlerinde gücün tek bir kaynağı vardır; o da yasalardır. Ancak ne yazık ki güç sahiplerinin gölgesinde büyüyen bazı figürler, babalarının unvanlarını, siyasi ilişkilerini ve paranın muazzam gücünü kendilerine zırh zannederler. "Bize bir şey olmaz", "Biz her kapıyı açarız" cüreti, kişiyi zamanla o kadar körleştirir ki, yaptıkları usulsüzlükleri kusursuz bir kurnazlık eseri olarak görmeye başlarlar. Oysa hırsızlığın, yolsuzluğun ve haksız kazancın "kurnazlığı" sadece yakalanana kadardır. Evdeki hesapların çarşıya uymadığı o kırılma anı geldiğinde, sığınılan o devasa limanların aslında sabun köpüğünden ibaret olduğu anlaşılır. Milyonlarca, hatta milyarlarca avroluk şüpheli fonların transferi, kamu gücü ve nüfuz kullanılarak yasa dışı gelirlerin meşrulaştırılması iddiaları, sadece hukuki bir suç değil, aynı zamanda toplumsal vicdana indirilmiş ağır bir darbedir. Alın teriyle geçinen, dürüstlüğüyle yaşayan milyonlarca insanın hakkı, birilerinin "kurnazlık" oyunlarında eritilmeye çalışıldığında, adaletin duruma el koyması kaçınılmaz bir zorunluluktur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü bu operasyon, adaletin er ya da geç tecelli edeceğinin; hiç kimsenin soyadı, nüfuzu ya da banka hesabı ne olursa olsun dokunulmaz olmadığının somut bir göstergesidir. Sonuç olarak, haram yollarla ve haksız nüfuzla inşa edilen kuleler, temelleri çürük olduğu için eninde sonunda yıkılmaya mahkumdur. Yargı önünde hesap verme vakti geldiğinde, geçmişte güvenilen o paralar ve unvanlar kişiyi kurtarmaya yetmez; aksine, haksız kazancın bedeli "anasından emdiği sütü burnundan getirecek" cinsten ağır olur. Çekirgenin sıçrayışı bitmiş, hukuk devletinin sarsılmaz iradesi bir kez daha kendini hissettirmiştir. Şimdi söz, hiçbir gücün karşısında bükülmemesi gereken bağımsız yargınındır. Karanlık ilişkilerin, usulsüz servetlerin ve nüfuz ticaretinin gölgesinde yürütülen kurnazlıklar, günün sonunda adaletin sarsılmaz duvarına çarparak paramparça olmuştur. Bu tutuklama, sadece bir kişinin değil, hukuku hiçe sayarak kendi saltanatını kurabileceğini sanan tüm zihniyetlerin mağlubiyetidir. Unutulmamalıdır ki, dürüstlük ve alın teriyle kazanılmayan hiçbir saltanat kalıcı değildir ve adalet her zaman son sözü söyler.
  • 1 Gün Önce

Yusuf büyük

Laik cumhuriyetde olur böyle şeyler 1 2 yla çıkar ondan sonra ver elini amerika ingiltere turkiye hukuk devleti
  • 1 Gün Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23