• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Fransa'daki protestolarla ilgili Macron'dan açıklama: “Yağmacılar bedelini ödeyecek”

Fransa’da hayat pahalılığı ve okullardaki koşullara karşı yüz binlerce kişinin katıldığı gösterilerin şiddet olaylarına dönüşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ulusa seslendi...

2 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Mi.

Yağmacılık kabul edilebilir bir şey değil.
  • 1 Gün Önce

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkede hayat pahalılığı ve eğitim koşullarını protesto eden yüz binlerce vatandaşa karşı "Yağmacılar bedelini ödeyecek" diyerek sert önlemler alınacağını açıkladı. Zamanında Türkiye'deki Gezi Parkı olaylarında "Demokrasi, protesto hakkı, insan hakları, endişeliyiz" nakaratlarıyla adeta insan hakları havarisi kesilen, Ankara'ya tepeden bakan ve acımasızca eleştiri okları fırlatan Batı ve onun "parlak" lideri Macron, konu kendi koltukları ve sokakları olunca birden "hukuk ve düzen" aşığı kesiliverdi. Olayı biraz daha "aydınlatıcı" ve hak ettiği tonda ele alırsak: "Demokrasi Havarileri" Aynaya Bakınca ne Görüyor? "Orantısız Zeka" Değil, Bildiğin Orantısız Güç: Yıllarca Türkiye'deki polis müdahalelerini en ince ayrıntısına kadar inceleyip kınama raporları hazırlayan Paris yönetimi, kendi sokaklarındaki gaz bulutunu ve cop seslerini herhalde "özgürlük senfonisi" olarak görüyor. Sizin Protestocunuz "Halk", Bizimki "Yağmacı" mı?: Başka ülkelerde sokaklar karıştığında buna "halkın haklı haykırışı ve demokratik tepkisi" diyenlerin, kendi vatandaşları meydanlara döküldüğünde aniden "yağmacılar, vandallar" terminolojisine sarılması tam bir siyasi ikiyüzlülük şaheseridir. "Endişeliyiz" Korosu Nerede?: Türkiye'de en ufak bir toplumsal olayda anında canlı yayınlara bağlanan, "Endişeyle takip ediyoruz" açıklamaları yarıştıran AB ve Fransız bürokratları, şu an kendi polislerinin uyguladığı sert müdahaleleri izlerken muhtemelen "derin bir huzur" içinde kahvelerini yudumluyorlar. Kısacası; başkasına demokrasi dersi verirken sesi son ses çıkanların, kendi evleri alev aldığında "Hukuk devleti elden gidiyor, bedelini ödeyecekler!" diye feryat etmesi, uluslararası siyasetin en eski ve en popüler tiyatrosudur. "Demokrasi" dedikleri şeyin sadece kendilerine yonttukları bir maske olduğu, Paris sokaklarında bir kez daha tescillenmiş oldu. Velhasılkelam dostlarım; başkasına ders verirken adeta birer özgürlük filozofuna dönüşenlerin, ucu kendi ceplerine ve koltuklarına dokunduğunda nasıl birer "demir yumruk" kesildiklerini hep birlikte izliyoruz. Yıllarca Türkiye'ye karşı salladıkları o "endişeliyiz" parmakları, şimdi Paris sokaklarındaki gaz bulutlarının arasında kendi vatandaşlarını işaret ediyor. Kendi evindeki yangını "hukuk ve düzen" diyerek söndürmeye çalışırken, komşunun evindeki kıvılcıma "özgürlük ateşi" muamelesi yapan bu ikiyüzlü tiyatronun perdesi Paris’te bir kez daha kapandı; ama ne yazık ki oyuncular hala aynı ezberi oynamaya devam ediyor.
  • 1 Gün Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23