• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Trump’tan Suudi Arabistan’a dikkat çeken İsrail çağrısı: Kabul etmeleri gerektiğini düşünüyorum

ABD Başkanı Donald Trump, Yemen’deki Husilerle gerilimin sürdüğü bir dönemde Suudi Arabistan’a dikkat çeken bir çağrıda bulundu. İsrail’in Riyad yönetimine Husilere karşı destek teklif ettiği yönündeki iddiaların sorulması üzerine Trump, Suudi Arabistan’ın bu teklifi kabul etmesi gerektiğini söyledi. Trump ayrıca İran’la yaşanan çatışmaların “çok yakında” sona ereceğini öne sürerek petrol fiyatlarının ardından hızla düşeceğini ifade etti.

3 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Maskeli Tiyatro: Yemen’deki Husiler Kimin Piyonu? Ortadoğu coğrafyası yüzyıllardır süregelen kapalı kapılar ardındaki ittifakların, sahnede düşman gibi görünüp perde arkasında el sıkışan aktörlerin en kanlı tiyatrosuna sahne olmaktadır. Bugün Yemen’de yaşananlar ve Kızıldeniz’i ateşe veren Husiler (Ensarullah) meselesi, ana akım medyanın bize dayattığı "İran güdümlü Şii milisler" ezberinin çok ötesinde, derin ve kirli bir denklemin parçasıdır. Görünen köy kılavuz istemez: Sahnedeki düşmanlık illüzyonuna aldanmayan, aklını ve stratejik okumasını doğru kullananlar için gerçek tüm çıplaklığıyla ortadadır. Husiler, sanılanın aksine doğrudan Washington ve Tel Aviv’in lojistik ve stratejik planlarına hizmet eden birer ABD beslemesidir. Günlerdir feryat edercesine yazıyoruz: Bölgedeki jeopolitik dengeleri az çok okuyan herkes bilir ki, ambargolar altında ezilen, kendi ekonomisini ve iç dengelerini korumakta zorlanan bir İran'ın, Husilere bu denli devasa, kesintisiz ve yüksek teknolojili bir askeri yardımı tek başına temin etmesi eşyanın tabiatına aykırıdır. Elbette Husiler İran’dan da destek ve ideolojik lojistik görmektedir; bu durum inkar edilemez bir gerçektir. Ancak buz dağının görünmeyen, asıl can alıcı kısmında durum bambaşkadır. Husilere can suyu veren, onları bölgesel bir tehdit unsuru olarak büyütüp Suudi Arabistan gibi bölge güçlerinin tepesinde bir Demokles’in kılıcı gibi sallayan asıl odaklar Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’dir. ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail’in Riyad yönetimine Husilere karşı destek teklif ettiği yönündeki iddialara verdiği yanıt ve Suudi Arabistan’a "bu teklifi kabul etmesi gerektiği" yönündeki açık çağrısı, bu gizli senaryonun en somut itirafıdır. Trump’ın İran’la yaşanan çatışmaların "çok yakında" sona ereceğini ve petrol fiyatlarının hızla düşeceğini iddia etmesi, aslında bölgeyi dizayn etmek için kurulan bu tezgahın zamanlamasını ele vermektedir. Suudi Arabistan'ı köşeye sıkıştırmak, İsrail ve ABD’nin bölgedeki askeri-stratejik şemsiyesine muhtaç etmek için yapay bir "Husi canavarı" yaratılmıştır. Bu kurgusal tehdit sayesinde: İsrail, bölgedeki "kurtarıcı" ve "stratejik ortak" rolünü pekiştirmekte, ABD, Kızıldeniz'deki askeri varlığını kalıcı hale getirerek küresel ticaret rotalarını kontrol altında tutmakta, Bölge devletleri ise yapay bir korku çemberine hapsedilerek milyarlarca dolarlık silah harcamalarına ve teslimiyet politikalarına zorlanmaktadır. Akıl ve mantık, sadece olayların arkasındaki gerçek failleri ve menfaat ilişkilerini doğru okumakla bulunur. Yemen’de atılan her füzenin, Kızıldeniz’de hedef alınan her geminin nihayetinde kime yaradığına baktığımızda maskeler düşmektedir. Karşımızda bağımsız bir direniş odağı değil; emperyalizmin bölgeyi parçalamak, Suudi Arabistan’ı dize getirmek ve İsrail’in güvenliğini bölge ülkelerinin iradesini kırarak meşrulaştırmak için besleyip büyüttüğü aparatlar vardır. Bu oyunu görmek ve bu kirli ittifakı en sert şekilde deşifre etmek, Ortadoğu'nun geleceği için tarihi bir zorunluluktur.
  • 1 Saat Önce

Herşeyin özeti

“İsrail, Suudi Arabistan’a çok yardımcı oldu.”
  • 1 Saat Önce

Zeynel

Plan buydu zaten
  • 2 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23