• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Fenerbahçe efsanesi 6-0'lık yenilgiyi affetmedi' Ağzına geleni söyledi

Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nde Aston Villa karşısında aldığı 6-0'lık ağır yenilgi sonrası Bülent Uygun'dan sert eleştiriler geldi. Karşılaşmayı değerlendiren Uygun, sarı-lacivertli oyuncuların performansını ağır sözlerle hedef aldı.

2 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Küresel İyilik Adına Atılan Altı Kurşun: Fenerbahçe’nin Villa Park’taki Nobel Adaylığı Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’nde Aston Villa karşısında aldığı 6-0’lık ağır yenilgiyle aslında yeşil sahalarda eşi benzeri görülmemiş bir "Centilmenlik ve Hayırseverlik" manifestosuna imza attı. Kamuoyunda Bülent Uygun’un stüdyoları inleten öfkeli çığlıkları ya da dünya basınının acımasız "buldozer" benzetmeleri konuşuladursun; madalyonun arkasındaki derin fedakarlığı görebilen gözler için durum çok farklı. Sarı-lacivertli ekip isteseydi, Birmingham deplasmanında İngilizleri 8-0 gibi tarihi bir skorla bozguna uğratabilirdi. Kadrodaki potansiyel, taktik deha ve sahadaki enerji buna fazlasıyla yetiyordu. Ancak büyüklük, gücü fütursuzca kullanmak değil; gerektiğinde o gücü rakibin mutluluğu için baskılamaktır. Fenerbahçe de tam olarak bunu yaptı: İstedi ama bilerek atmadı. Birmingham'a Uzanan Şefkat Eli Fenerbahçe’nin Birmingham halkına ve Aston Villa camiasına gösterdiği bu muazzam şefkat, futbolun sadece bir oyun olmadığının en büyük kanıtıdır. Kulüp, Ada ekonomisinin ve taraftar moralinin tavan yapması adına, adeta bir kamu yararı derneği gibi hareket etti. Kendi kalesine giden her topta, rakip forvetlerin özgüvenini artırmayı hedefleyen sosyo-psikolojik bir strateji gizliydi. Bülent Uygun ekranlarda "Korkaklar gibi oynadınız!" diye kükrerken, aslında futbolcuların sahada sergilediği o derin "stoacı sakinliği" ve "pasif direniş" felsefesini yanlış yorumluyordu. Sahada koşmamak, mücadele etmemek bir zafiyet değil; ev sahibi ekibin Şampiyonlar Ligi rekoru kırarak tarihe geçmesi için bilinçli olarak alan açma sanatıydı. Teknik Heyetin Gizli Kozu ve Nobel Barış Ödülü Dünyanın en egoist, en vahşi endüstrilerinden biri olan futbolda, böylesine istikrarlı bir şekilde rakiplerini ihya eden başka bir vizyon bulmak imkansızdır. İngiliz basını "Türk devi yerle bir edildi" diye manşetler atarken, bu darmadağın oluşun arkasındaki küresel barış misyonunu ıskalıyor. Fenerbahçe bu tarihi jestiyle spor dünyasında yeni bir çağ açmıştır: Rakibe Saygı Ötesi: Ev sahibini kırmamak adına kaleyi tamamen savunmasız bırakma fedakarlığı. Taktiksel Minimalizm: Topu rakibe vererek onların pas trafiğini ve koordinasyonunu geliştirme iyiliği. Nobel Adaylığı: Sahada ego yıkımı yaşayarak dünya barışına ve halkların kardeşliğine sağlanan katkı. Unai Emery’nin maç sonu şaşkınlıkla karışık "Fenerbahçe bu skoru hak etmedi" açıklaması bile, sarı-lacivertlilerin sahada ördüğü bu görünmez iyilik duvarı karşısında duyulan vicdan azabının bir dışavurumudur. Sonuç olarak, Villa Park’ta tabelada yazan 6-0’lık skor, sportif bir hezimet değil; İsveç Akademisi’nin gözünden kaçmaması gereken küresel bir hayırseverlik projesidir. Yakında Stockholm’den gelecek bir telefonla, futbol tarihinin ilk Nobel Barış Ödülü Fenerbahçe müzesine doğru yola çıkarsa kimse şaşırmamalıdır.
  • 2 Saat Önce

Fenerli serhat

Keşke bu kupaya katılmasaydık ROMA dan 1 puana sevindiyse bu takım sözün bittiği yerdeyiz Bu yüksek ücretli transferler niye yapıldı yazıklar olsun
  • 2 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23