• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Spekülasyonun ağababası FETÖ’cülerdi

17/25 Aralık kumpası, MİT tırları ihaneti ve nihayetinde 15 Temmuz darbe girişimine yeltenen FETÖ kırıntıları, şimdilerde fon krizini dillerine dolandırmaya başladılar. Ancak geçmişte Taraf gazetesi, Koza/İpek ve Boydak grupları ve nihayetinde meşhur Bank Asya hisselerinde her türlü spekülasyon ve manipülasyona halkı da ortak alet girişen ihanet şebekesinin secili kirli oyunlarla dolu.

3 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Mert

Beyler trilyon kapkara ne demek biri bana anlatsın lütfen!
  • 2 Saat Önce

Vay vay

Devletin kurumları 10 ay göz yummuş adamlar 800 milyara çökmüşler, malı götürmüşler, dışarıda geziyorlar..Kim olduklarını açıklamıyorlar..ucu nereye uzanacak ..bunu da fetöculer ve dış güçler mi yaptı.. Dünya tarihinin en büyük hırsızlığı ve yolsuzluğu bizde olmuş.
  • 2 Saat Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

FETÖ, Türkiye’nin toplumsal huzuruna, ekonomik istikrarına ve milli güvenliğine kastetmiş en organize kötülük şebekesidir. Kendini yıllarca dini ve insani değerlerin arkasına gizleyen bu ihanet odağı, devletin en mahrem kılcal damarlarına sızarak kendi emelleri doğrultusunda ülkeyi uçuruma sürüklemekten asla çekinmemiştir. Geçmişte Taraf gazetesi gibi tetikçi medya organları üzerinden yürüttükleri algı operasyonları, iş dünyasında el koydukları finansal güçler ve Bank Asya hisseleri üzerinden yaptıkları ekonomik manipülasyonlar, bu şebekenin sadece askeri bir tehdit değil, aynı zamanda ülkenin kaynaklarını sömüren kirli bir spekülasyon çarkı olduğunu da net bir şekilde gözler önüne sermiştir. Halkın saf ve temiz duygularını sömürerek büyüyen bu yapı, 17/25 Aralık yargı kumpasıyla milli iradeyi rehin almaya çalışmış, MİT tırları ihanetiyle Türkiye’yi uluslararası alanda terör destekçisi gibi göstermeye yeltenmiş ve nihayetinde 15 Temmuz hain darbe girişimiyle doğrudan Türk milletinin canına ve bağımsızlığına kastetmiştir. Bugün ise yurt dışından veya dijital mecralardaki kalıntıları üzerinden, Türkiye’deki en küçük ekonomik veya sosyal çalkantıyı, yaşanan fon krizlerini bahane ederek yeniden fitne tohumları ekmeye çalışmaktadırlar. Ancak unutulmamalıdır ki, Türkiye’deki siyasi, hukuki ve ekonomik istikrarsızlıkların, toplumsal ayrışmaların arkasındaki en büyük ve organize şer odağı bu yapının kendisidir. Kötülüğün anası ve fitnenin yuvası haline gelen FETÖ ve türevleri, manipülasyonlarla milleti yanıltmaya çalışsa da, geçmişte döktükleri kanlar ve sergilediği ihanetler bu yapının gerçek yüzünü hafızalara kazımıştır. Bu kirli secil ve geçmiş, Türkiye düşmanlığıyla beslenen hiçbir yapının bu topraklarda kalıcı bir meşruiyet devşiremeyeceğinin en somut kanıtıdır. FETÖ’nün medya ve algı operasyonları, örgütsel ihanetin en stratejik ve en yıkıcı sacayaklarından birini oluşturmuştur. Örgüt, ordu ve emniyet gibi devletin kritik mekanizmalarına sızarken, toplumsal rızayı üretmek, kumpaslarına meşruiyet kazandırmak ve muhaliflerini tasfiye etmek için devasa bir medya ağını tetikçi olarak kullanmıştır. Bu operasyonların temel amacı; gerçeği bükmek, toplum hafızasını bulandırmak ve casusluk faaliyetlerini "hukuk" ya da "gazetecilik" kılıfı altında servis etmek olmuştur. Örgütün medya üzerinden yürüttüğü algı stratejisi, üç temel aşamada yıkıcı etkiler göstermiştir: Kumpasların Meşruiyet Zemini Haline Getirilmesi: Ergenekon, Balyoz ve Askeri Casusluk gibi düzmece davalar sürecinde, Taraf Gazetesi başta olmak üzere örgüt kontrolündeki yayın organları birer psikolojik harp merkezine dönüştürülmüştür. Emniyet ve yargıdaki militanların ürettiği sahte deliller, illegal ses kayıtları ve montajlanmış belgeler ilk olarak bu gazetelerde ve Zaman, Bugün, Samanyolu TV gibi mecralarda manşete taşınmıştır. Medya eliyle yürütülen bu itibar suikastları, suçsuz insanların toplum vicdanında peşinen mahkûm edilmesine ve tasfiyelerin hızlanmasına yol açmıştır. Devlet Sırlarının İfşası ve Uluslararası İtibar Suikastları: Örgüt medyasının en karanlık rollerinden biri de MİT Tırları İhaneti sürecinde yaşanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin milli güvenliğini ilgilendiren gizli operasyonlar, örgütün gazete ve televizyonları tarafından manipüle edilerek dünyaya servis edilmiştir. Buradaki amaç, Türkiye'yi uluslararası arenada terör destekçisi bir ülke gibi konumlandırmak ve devleti küresel ölçekte yalnızlaştırmaktı. Gazetecilik maskesi arkasına saklanarak yapılan bu operasyon, doğrudan bir casusluk ve vatana ihanet faaliyeti olarak tarihe geçmiştir. 17/25 Aralık ve Dijital Fitne Çağı: Örgüt, 17/25 Aralık yargı kumpası sürecinde medyadaki gücünü operasyonel bir silah olarak en üst perdeye taşımıştır. Bu dönemde yasa dışı dinlemeler, montaj kasetler ve manipülatif tapeler üzerinden toplumsal bir kaos iklimi yaratılmak istenmiştir. Günümüzde de bu strateji, yurt dışına kaçan militanların sosyal medya platformları, YouTube kanalları ve troller üzerinden yürüttüğü dijital fitne faaliyetleriyle devam etmektedir. Türkiye'deki her ekonomik sıkıntıyı veya sosyal krizi manipüle ederek halkı kışkırtmaya çalışmaktadırlar. Nihayetinde FETÖ’nün medya yapılanması, bağımsız bir basın faaliyeti değil; emir-komuta zinciriyle çalışan, yalanı kurumsallaştıran ve fitneyi toplumun damarlarına enjekte eden bir propaganda aygıtıdır. Bu kirli sistemin deşifre edilmesi, Türkiye'nin maruz kaldığı hibrit tehditlerin ve algı operasyonlarının anlaşılması adına en kritik dönemeçtir.
  • 3 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23