• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Skandal iddialar saatler içinde kaldırıldı! Birileri kardeşliğimize fitne mi sokuyor!

Son dönemlerde Azerbaycan’ın İsrail’e desteği ve başörtüsü yasağı üzerinden başlayan tartışmalar, devletin tepesinden yapılan ve Türkiye’ye yönelik olduğu iddia edilen açıklamalar ile tırmanırken, Azerbaycan merkezli APA, Türkiye limanlarından İsrail’e 456 doğrudan gemi seferi yapıldığını öne süren bir araştırma yayımladı. Haberin birkaç saat sonra APA’nın Azerice, İngilizce ve Rusça sayfalarında erişilemez hale gelmesi, “Birileri iki kardeş ülke arasına fitne sokmaya mı çalışıyor?” sorularına yol açtı.

5 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

İçimizde hain çok

Elbette içimizde hain çok..Biliyoruz.. Kimler ne yapmak istiyor artık millet biliyor..Kardeşler arasına nifak sokmak yeni bir oyundeğil.
  • 1 Saat Önce

Birisi

Haber yalan mı yani?
  • 1 Saat Önce

Ne yalanı ya. Ceyhandan israile Azerbaycan petrolü satıyoruz.

Bunu bütün dünya biliyor..israille ticaret tam gaz devam..israile yaptırım ve ambargo uygulamıyoruz ki..yaparsak dostum Trump çok kızar bize..

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler, tarihsel süreç boyunca "tek millet, iki devlet" şiarıyla şekillenmiş, duygusal ve kültürel bağların ötesinde sarsılmaz bir stratejik ortaklığa dönüşmüştür. Ancak son dönemde bölgesel gelişmeler, özellikle de Azerbaycan’ın İsrail ile olan çok boyutlu ilişkileri ve enerji nakil hatları üzerinden yürüyen ticari faaliyetler, Türkiye kamuoyunda ve medyasında hararetli tartışmaları beraberinde getirmektedir. Bir yanda iki ülkenin kardeşlik bağlarına gölge düşürülmek istendiğini savunan ve bu iddiaları birer "fitne" olarak nitelendiren bir yaklaşım bulunurken, diğer yanda bölgesel insani krizlere ve toplumsal hassasiyetlere dayanarak mevcut dış politika tercihlerini açıkça eleştiren bir duruş mevcuttur. Tartışmaların odağında, Azerbaycan petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı aracılığıyla Türkiye limanlarından İsrail’e sevkiyatının devam ettiğine yönelik iddialar yer almaktadır. Özellikle Gazze’de yaşanan insani dram karşısında toplumsal hassasiyetleri yüksek olan Türk halkının bir kesimi, bu ticari akışın durdurulması yönünde güçlü bir beklenti içerisindedir. Eleştirel yaklaşım, dış politikada atılan adımların halkın vicdani duruşuyla tam bir uyum içinde olması gerektiğini, aksi takdirde bu durumun müttefik iki toplum arasında doğal bir rahatsızlık ve mesafe yaratacağını savunmaktadır. Bu görüşe göre, jeopolitik çıkarlar uğruna toplumsal hassasiyetlerin göz ardı edilmesi, ilişkilerin tabanındaki samimiyeti zedeleyen temel unsurdur. Buna karşın, Azerbaycan’ın dış politika yapısını ve Karabağ’ın işgalden kurtarılması sürecini yakından takip eden uzmanlar, Bakü-Tel Aviv hattındaki ortaklığın yapısal zorunluluklarına dikkat çekmektedir. Azerbaycan için İsrail; askeri teknoloji, istihbarat paylaşımı ve savunma sanayii alanlarında ikame edilmesi zor bir stratejik ortak konumundadır. Karabağ zaferinde bu askeri teknolojilerin oynadığı kritik rol, Azerbaycan devlet aklı için bu müttefikliğin hayati bir ulusal güvenlik meselesi olarak görülmesini sağlamaktadır. Bu kanatta yer alanlar, devletler arası ilişkilerin duygusallıktan ziyade pragmatizm ve ulusal çıkarlar ekseninde yürüdüğünü belirterek, iki kardeş ülke arasındaki bağları koparmaya yönelik asılsız iddiaların ve manipülatif haberlerin kasıtlı birer dezenformasyon faaliyeti olduğunu ileri sürmektedir. Sonuç olarak, Türkiye ve Azerbaycan ilişkileri bugün hem sarsılmaz tarihi bağların hem de küresel jeopolitiğin getirdiği reelpolitik zorunlulukların kesişim noktasında bir sınav vermektedir. Devletlerin ulusal çıkarları ve stratejik ittifakları ile halkların vicdani beklentileri ve toplumsal hassasiyetleri arasındaki bu hassas dengenin doğru yönetilmesi, gelecekteki ortaklığın sıhhati açısından büyük önem taşımaktadır. İki müttefik ülkenin, bölgesel krizlerin yarattığı bu fikir ayrılıklarını kardeşlik hukukuna zarar vermeden, diplomatik kanalları ve karşılıklı anlayışı koruyarak aşması, bölgesel istikrarın devamlılığı için en rasyonel yol olarak görünmektedir.
  • 1 Saat Önce

Mustafa

Bu şaşırtmiyor iki ülkeyi de siyonizm kurdu müdürleri yönetiyor.
  • 1 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23