--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şimdi yeni bir dönem başlıyor…

Süleyman Karagülle
Süleyman Karagülle

AK Parti yeni bir döneme girmiştir... 

Yeni cumhurbaşkanını seçecektir; halk seçecektir... Yeni başbakan işbaşına gelecektir... Birçok yeni milletvekilleri göreve başlayacaktır... Paralel kuruluşlar etkisiz hâle getirilecektir... On seneden fazla süren uygulamalardan sonra yeni döneme geçilmektedir... 

AK Parti birinci dönemde başarılı oldu mu sorusuna vereceğimiz cevap evet demektir. Gerçi bu başarı kendi eseri değildir, Millî Görüş Hareketi’nin başlattığı hamlelerin meyvelerinin devşirilmesidir. Ağacı Millî Görüş dikmiş, AK Parti yetişmiş ağacın meyvelerini toplamıştır... 

Kenan Evren müdahale yaptı, Necmettin Erbakan’ı devre dışı bıraktı ama Erbakan’ın dediklerini aynen gerçekleştirdi... R. Tayyip Erdoğan da Millî Görüş gömleğini çıkardı, Adil Düzen’e, Adil Ekonomik Düzen’e karşı oldu ama adım adım Millî Görüş programlarını uyguladı, en azından o çalışma usulü içinde başarıya ulaştı... 

AK Parti baştan cephe almadı, teslim olmadı; AK Partililer inançlarından ve şahsi hayatlarından asla taviz vermedi, özel hayatta İslâmî hayatı sürdürdü ama kimseye İslâmiyet’i dayatmadı, düzen değiştirme ile ilgili en küçük bir adım atmadı, bütün kadro ve uygulamalarıyla daha önce yapılanları sürdürdü... 

AK Parti büyük bir borç yükünü aldı; onları eski iktidarlar borçlandı, banane demedi, onları ödedi... 

AK Parti Kemal Derviş’in başlattığı programı değiştirmedi, aynen sürdürdü... 

AK Parti daha evvel başlanmış ama bitmemiş Bolu Tüneli, Karadeniz Otoyolları gibi bitmeyen işleri bitirdi... 

AK Parti muktedir olamadan iktidarda kalmayı sürdürdü... 

Avrupa Birliği üzerinde ısrar etti... 

Bunlar yapılırken ilk başta devlet uçuruma götürülüyor, kaldırılamayacak yük yükleniyordu ama şer’an yapılanlar doğru idi. Çünkü devlette birlik ve devamlılık vardır. Eski yönetimin bütün borç ve alacakları yüklenilerek iktidar olunur. ‘Ben bunları kabul etmiyorum’ denemezdi. AK Parti bunları hesap kitap yapmadan uyguladı... 

Devlet eski borçları kapatınca ve yavaş yavaş yeni döneme geçince, halkta devlete karşı güven doğdu; ‘Devlet borçlarını yerine getirir, başladığı işleri bitirir’ deyip devlete bağlandı, sıkıntılarını atlattığı için de hayata yeniden büyük bir güven içinde girdi. AK Parti böyle yapmayıp da o borçlara sahip çıkmasaydı, halk sıkıntıda kalacağı için devletine güvenmeyecek, sonra yeniden işe koyulma imkânını bulamayacaktı... 

Bu harcamalar karşılığında halka çalışma heyecanı geldi. Devlet taş üstüne taş koymadı. Yıllarca ortada kaldı. Ama “halk hareketi” başladı. Özel sermaye girişimi dışında küçük ve orta esnafın girişimiyle ülkede ekonomi düzelmeye başladı. Devletin geliri arttı, içte ve dışarıda kredisi arttı, sonunda dünyada meydana gelen değişmelerle AK Parti gittikçe oyunu artırdı ve bugünkü duruma geldi... 

İşte, AK Parti bunu Millî Görüş’ten öğrendi, bunu Adil Düzen’den öğrendi ve öğrendiği kadarını uygulamış olsa da, sonunda başarılı oldu. AK Parti’nin başarısını çekemeyenler ona karşı saldırıya geçtiler, içten vurmak istediler. AK Parti sonunda Adil Düzen’in kendisine öğrettiği kuralları kullanmaya başladı ve bugünlere kadar geldi...

Adil Düzen ona diyordu ki; sen sakat mısın, sen hasta mısın? Birleri seni nasıl kapattırabilir? Millî iradeye nasıl/neden sahip çıkmıyorsun? Ordu komutanları alınıyor, ordun mahvoluyor diyorduk... Sonunda mahkeme kararlarını dinlemeyip millî iradeyi hâkim kılmış ve Anayasa Mahkemesi’ni oluşturarak duruma hâkim olmuştur... Böylece eskiden ‘arabayı iyi kullanıyorsunuz ama uçuruma götürüyorsunuz’ cümlelerimi nihayet yaşayarak gördü ve bugün artık arabanın frenine basarak uçurumdan selamete doğru çevirme durumuna gelmiştir... Sorunlar çözülmemiştir ama artık uçuruma doğru ilerlemiyor... Anayasa Mahkemesi ordunun itibarını iade etmiştir, yargının itibarını iade etmiştir... 

Şimdi yeni bir dönem başlıyor... 

Süleyman Karagülle Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle