IŞİD VE İSLÂM
Benim temel varsayımımdır: Bugün mevcut olan fitnenin tek kaynağı vardır; sömürü sermayesi. Onun dışında ortaya çıkan fitneler geçicidir ve mevziidir, basında yer bile almaz. IŞİD’i de ben hep böyle değerlendiriyorum.
ABD’de şimdi iki büyük güç var; “CIA” ve “sermayenin gizli örgütü”. Sermayenin gizli örgütünün adını bilemiyoruz ama varlığı kesin olarak bilinmektedir. IŞİD olayı sermayenin mi yoksa CIA’nın teşkilatı mıdır, henüz anlamış değilim. İhtimalleri düşünelim…
Sömürü sermayesi, Ortadoğu’yu karıştırıp sonunda İran ile Türkiye’yi savaştırma ve o vesile ile III. cihan savaşını çıkarma amacındadır. Bunun dışında sermaye Kürtlere büyük yatırım yaptı, onlara fazlasıyla güvendi, hattâ onları İsrail oğullarına akraba yaptı! Ne var ki Barzani bu oyuna gelmedi, Türkiye ile iyi geçinme ihtiyacını duydu. Bu amaçla Kürt olmayan Sünnilerden bir birlik kurdu ve Ortadoğu’ya saldı. Birinci ihtimal budur.
İkinci ihtimal ise; CIA, Suriye ve Irak’ın Şiilerin eline geçmesini İsrail için uygun bulmadı. Çünkü Şiiler intikamcıdır, Yahudileri ellerine geçirirlerse onların yaptığını yaparlar. Suriye ve Irak’taki Şii hâkimiyetini kırmak için IŞİD’leri ortaya çıkardı. Böylece yeni bir düzen kurma arzusundadır. Dolayısıyla IŞİD ABD’nin bir operasyonudur. Yüzlerini neden gizliyorlar?!.
IŞİD hangi taraftan tezgâhlanırsa tezgâhlansın, fahiş hatalar yapmaktadır. Müslümanlar hiçbir zaman suçsuz kimseleri öldürmezler. Eğer birileri mezhep veya benzeri sebeple öldürüyorsa, Müslümanlar hemen bunların Müslüman olmadığına karar verir. Onlarla savaşa da girmez. Uyar görünür. Sonunda başarısızlığa uğrarlar ve sorun biter.
IŞİD ister CIA, ister sermaye ajanları tarafından oluşturulmuş olsun, sonuçta artık bir başarı elde edemeyeceklerdir. Çünkü Müslümanlar oyunları öğrenmeğe başladılar. Halk düşmana karşı gün geçtikçe birleşmektedir. Iraklı Kürtler ve Araplar savaşıyorlar mı? Hayır. Aynı şekilde Suriye’de de bunlar arasında barış vardır. Sizlere şunu söyleyebilirim ki, Şiiler ve Sünniler arasında da zannedildiği gibi bir çatışma yoktur. Varmış gibi gösteriliyor, aslında ajanlar yapıyor, mezheplere şarj ediliyor...
Türkiye’nin çok basit siyaseti ile bu oyunların hepsi biter. Hattâ Türkiye isterse Filistinliler ile Yahudiler arasındaki savaşa da son verebilir. Çünkü onlar arasındaki çatışma da sermayenin fitnesidir; iki tarafı savaştırmaktadır ki İsrail Yahudileri huzur bulmasın, zengin olmasın.
IŞİD olayında Türkiye’nin durumu nedir? Benim baştan beri tahminim şudur. Türkiye bu operasyonlara ortak olmuştur. Operasyon ister CIA’nın, ister sermaye ajanlarının olsun, Türkiye IŞİD’i desteklemiştir. Bu desteğin anlaşılmaması için de IŞİD T.C. Musul Konsolosluğu’nu işgal etmiş ve oradakileri rehin almış ama onlara asla kötü muamele yapılmamıştır. Çünkü bu esaret anlaşmalı esaret idi. Şimdi ne oldu da bunlar serbest bırakıldı? Bu serbestlik Öcalan’ın teslimi gibidir. MİT’in kurtardığı senaryosu görünüşte doğru olabilir. Nasıl serbest bırakalım deyip birlikte böyle senaryolar oluşturabilirler. Fazla inandırıcı senaryo yazmamışlar. Konsolosluk elemanlarının görevi bitti, geri çekildiler. Bu arada MİT kahraman yapıldı... Biz baştan beri Türkiye’nin dışarıda operasyonlar yapmasına karşıyız...
Şu temel prensibi bilelim: Dinde zorlama yoktur.
IŞİD isimli, dışarıdan finanse edilen on bin kişi çıkmış, hilafeti dirilteceğini iddia etmiş ve etrafa saldırmaya başlamış!.. Bunlar birden ülkelere giriyor ve oradaki askeri güçler ABD’den gelen talimata göre itaat ediyor!.. Türkiye de baştan beri bunlarla bir oluyor!.. Tarihte böyle teşekkül etmiş on bin, yirmi bin kişi çıkmış, büyük imparatorluk kurmuşlardır. Ne var ki bunlar bir “din” adına değil, tamamen bir “hanedan” adına bunu yapmışlardır. Sonra bir dini benimsemişler ve ona hizmet etmişlerdir... Bunların hiçbiri dış güçler tarafından desteklenmemiştir... Dış güçler tarafından Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri kurulmuş, ömrü 70 sene sürmüştür... Hitler’in düzeni kurulmuş, ömrü daha da az olmuştur... Cumhuriyet ise Türkiye tarafından kurulmuştur ve yaşamaya devam etmektedir...
Peygamberler önce uzun zaman içinde cemaatlerini yetiştirirler, ondan sonra “hicret” ederler ve orada “kendi düzenlerini” kurarlar, onlara saldıranlara karşı savunmaya geçerler, galip gelirler ve uygarlıklarını kurarlar... Mekke savaşsız alınmıştır. Daha önce yapılan savaşlardan hiçbiri Mekke civarında olmamış, Medine civarında olmuş, Medine’nin etrafında kazılan hendekler ile şehir savunulmuştur. Hazreti Peygamber Medine’ye davetle gitmiştir.
Cemaat (F. G. Cemaati) ne yapmalı idi? Madem ki iktidarda AK parti var... Madem ki AK Parti bizi dinliyor... Yapılacak iş; “Adil Düzen”e benzer bir projeyi Cemaat sunacaktı... Bürokrasiyi de ona göre hazırlamış olur ve İslâm düzeni uygulanırdı... Ama “Adil Düzen”den uzak duran her ikisi de yani AK Parti ve Cemaat şimdi birbirlerini yemeye başladılar...
KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN…


