--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Toplumsal kırılma ve linç kültürü had safhada

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
13

Ülkemizde son birkaç yıldır çok yoğun bir sosyal ve siyasal kutuplaşma yaşanıyor. Birçok meseleye bakış açımız önyargılı ve taraflı alışlar var. Neredeyse herkes ülkede olan bitenleri konuşmaya başladığında, bir diğerinin nasıl bir tutum ve pozisyon alacağını biliyor, en azından öngörebiliyor. 

Çünkü konuşulan o meseleye bakıldığında karşıdakinin tarafsızlığını ve serinkanlılığını yitirdiğini, oluşacak tepkiye göre gardını tutmaya başladığını görmekteyiz. Bu manada toplumun gergin kimlik yapısının en yüksek seviyede olduğunu söyleyebiliriz.

Türk toplumu olarak tartışılan veya hararetle savunulan durumlara herkes kendinin aklıselim ve tarafsızlıkla baktığını ve yorum yaptığını savunur ancak yine herkes diğer kişiyi kutuplaşmanın aktörü, en azından tuzağındaki olarak tanımlar.

Bu tartışma üslubu bile kendi başına ülkede yaşanan kutuplaşmanın bir örneği, nedeni ve de sonucudur.

Örnek olarak da; Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu Bey’in, yapımını üstlendiğim Derin Kutu programında bir konuya dikkat çekmek için tamamen yanlış bir üslupla sarf ettiği sözden dolayı ön yargılarla linç edilmesini verebiliriz.

Siyasallaşan toplum, vicdani davranamaz ve değerlerini yitirir.

Doğal olarak da bu tartışmanın en yaygın görüldüğü alan siyaset, sosyal medya ve görsel medya olduğunu biliyoruz. Ülkede siyaset yapma tarzının alışılmış kavgacı bir üsluba dayandığı, müzakere ve ikna çabasının neredeyse hiç görülmediği bir siyaset alanımız var. Bunun yanı sıra cemaatler içinde dahi üstünlüklerin tartışılır duruma geldiğini görmekteyiz.

Siyaset, belli bir toplumda birbirinden farklı, çoğunlukla birbirine rakip, çatışma halinde olan çıkar ve taleplerin müzakere edilmesi ve uzlaştırılması alanıdır. Siyasal partiler de bu alanın asli unsurları ve özneleridir. Toplumun, siyaset adına doğru mekanizma olduğu, ülkedeki hizmet amacı taşıyan grup olduğu ve temiz teknik siyasal yönetim aracı olduğu çoktan unutulmuştur.

Türkiye toplumundaki farklı görüş ve değerlere sahip gruplar olduğunu görmek mümkündür. Bu kümeler ‘Modernler, Geleneksel Muhafazakârlar ve Dini Muhafazakârlar’ olarak adlandırılabilir. Bu kümeleri daha iyi tanıyabilmek amacıyla, biraz daha analiz edelim. Türkiye’de ortalama eğitim süresi 9 yılken, bu kümedekiler yaklaşık 12 yılla daha eğitimli bir kesimden meydana gelir. Bu kümede emeklilerin, özel sektör çalışanlarının ve öğrencilerin Türkiye ortalamasına göre biraz daha fazla oranda oldukları da görülmektedir.

Demografik profillerin ötesinde, bu kümelerin profilleri elbette gündemdeki siyasi gelişmeleri nasıl gördükleri üzerinden çok daha net anlaşılabilecektir. Sahip oldukları değerlerin, bu gelişmeleri ölçerken devreye girmesi beklenir. Ancak bu değerlendirmelerde ne kadar katı oldukları ve birbirlerinden ne derece farklı tutumlara sahip oldukları, kutuplaşmanın ne kadar sertleşmiş veya sertleşmekte olduğu konusunda da bizlere ipucu sağlamaktadır.

Bir sosyal demokratın durum ve davranışı, sosyoekonomik vazifesine bağlı olarak toplumda aydın veya bilgin olarak karşılık bulabiliyor. Bunun doğruluk payına bakmaksızın bir önyargıdan beslendiğini söylememizde sakınca yoktur sanırım. Yani etken, kümelendiği yerden güç elde edebiliyor.

Buraya dek yaptığımız analizler, güncel siyasete dair meselelere ait kanaat ve fikirlerdeki farklılaşmanın siyasal ve toplumsal kutuplaşma fotoğrafı verdiğini göstermektedir. Bu siyasi ve toplumsal kutuplaşmanın ne derinlikte olduğunu ve kümelerde yer alanların ne kadarının artık deyim yerindeyse geri dönülemez biçimde radikalleştiğini kavramak, siyaset ortamını anlamak açısından gereklidir.

Toplumsal kümelerle ilgili yaptığımız tespitler gösteriyor ki, toplumun hayat tarzları ve değerleri üzerinde bir farklılık var ve bu farklılık sertleşme potansiyeli barındırıyor. Fakat yine bu analizler gösteriyor ki, şu andaki kutuplaşma meselesi daha net biçimde siyasi tercihlerde ve iktidar ile beraber. Yani yine mesele siyasete, siyasi aktörlere ve siyaset tarzlarına dayanıyor.

Siyaseten baktığımızda yaşanılan dönemi ve olayları aşırı önemseme bir yere kadar mazur da görülebilir. Sonuçta elimizden gelenler, hayatta olduğumuz sürece yapabildiklerimizdir. Bedenler elbet ölür. Fikirler ve akılcı sistemler ise kalır. Seçmenler ölür. Ama iktidarlar, devletler -bir şekilde- yoluna hep devam eder. Toplumsal uzlaşmaya ihtiyaç var. 

Vesselam…

 

Yorumlar

(13)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ay-han

10 Ocak 2021 09:04

Gene algı operosyonu ,Erdoğan kutuplaştırıyor. Ulan baykalıın siyasi hayatını bitiren kaseti ve yerine getirilen Kemal. gundi kemal,zübük kemal,salak Kemal.hain Kemal,Terörist Kemal. Chp ye yapılan operosyon ,çizilen Poreje çook büyük ,Hedef 1 taşla 10 kuş vurmak. Ve başrölde Tımbıl Kemal hepimizi kekledi. Uyguladıklarıda Hitler'in Propaganda Bakanı Joseph Goebbels'in Bugün Bile Geçerliliğini Koruyan Siyasi Tavsiyeleri. Bak Akkoyun lafını atan ,aslında CHP seçmenin ta kendisidir. Ve gerçekten koyunsunuz.ak parti 18 senedir var benim 3.parti seçimim. CHP %23 hiç şaşmaz iktidar olsun olmasın , Bi heykel hop %23 mutlu,başkan adaylığını koymayan 9 seçim kaybeden ,farketmez ,hani derler ya chp kim olduğu farketmez çeketini assa %20 kesin. Bu koyun luğun önde gideni. Kutuplaştırmaya gelince,Kemalin algı porejesi , Şimdi türkiyenin her şehrinde miletvekili çıkaramn,en çok kadın üyesi açık,kapalı herkesimden mevcut. 60 tane Kürtmiletvekili ve milyon kürtseçmeni olan bi parti istesede kutuplaşamaz her kesimden seçmeni var. Şimdi kutuplaşma nasıl başlatıldı, Akkoyunlar,göbeğini kaşıyan adam,bidon kafalı,dağdaki çobanla benim oyum birmi,cahil ,yobaz,Akpartiye oy veren öğretmen ,öğretmen değildir,ak partiye oy veren doktor olmaz.Ben Başörtülü hakime güvenmem. Bunlardan 3/1 ni arkadaşına söylesen bide konuşmaz senle. Bu kadar aşağılama,hakaret e rağmen kimse küsmedi. Şimdi aslında kendileri yapıp ,kendisi öyle olanı karşındaki öyleymiş gibi nasıl yaparsın . Bak oku Çok BÜYÜK ve BASİT bir yalan atın. Sonra bunu sürekli TEKRAR edin. Bir süre sonra toplum bunu kendi fikri gibi benimser ve savunur “yalan söyleyin, mutlaka inanan çıkacaktır. olmazsa, yalana devam edin” Amacımız doğruları söylemek değil, insanları etkilemek “halkı her zaman ateşleyin, asla soğumasına ve düşünmesine izin vermeyin”

Necati

22 Aralık 2020 19:22

Sayenizde efendi sayenizde, türk milleti hiçbir zaman bu denli kutuplasmamisti onu da becerdiniz.

Aziz Arıçam

22 Aralık 2020 19:08

Allah razı olsun. Toplumsal kutuplaşma hic hayra alamet degil.Orta yol bulmak,vasat hareket ise çok zorlaşmıs.Sizin gibi sağ duyulu yazarlarin ön plana çıkması lazim.

Mete

22 Aralık 2020 13:52

Kutuplaşmanın ana nedeni, yıllardır iktidar olamamış ve olma şansı da düşük muhalefetin hırçın tutumudur.  

Can

22 Aralık 2020 13:28

Kutuplastiranlar kimler. 

Vicdanlı

22 Aralık 2020 12:49

Hem de her zamankinden daha çok toplumsal uzlaşmaya ihtiyaç var.Neden mi? Yüreğinde vicdan kırıntısı kalmış,milim den de küçük insanı vasıf taşıyan herkes çok iyi biliyor.

MUAMMER ÜNLÜ

22 Aralık 2020 12:33

maalesef her dönem olduğu gibi günümüzde de KUTUPLAŞMA = TARAFINI BELLİ ET dayatması maharet ve tercih edilen yöntem haline geldi. dün de vardı mutlaka ama İLETİŞİMİN çok etkin olduğu günümüzde doğruyu ispat edene kadar YALAN 2 defa dünya turu atıyor. Ebu Bekir Hoca çok değerli bir eğitmen ve bilim insanıdır. o gün programınızda sarfettiği sözler hiç şüphesiz talihsizlik. lakin, gerçeklik payı da yok değil. en büyük talihszliği de genelleme yaparak ve siz ve diğer konuklar "hocam ağır oldu genelleme yapmak yanlış olur" şeklinde uyarılmasına rağmen ısrarcı olmasıydı. AZ KONUŞMAK LAZIM VESSELAM

Kara

22 Aralık 2020 11:42

Dost sohbetin de soylediklerini tvde söyerlersen böyle olur işte peki dediklalri yalan mi apartların durumu hakkinda dedikleri doğru kesinlikle doğru ama adamin dediklerini sanki tum unilere fuhuş evi demis gibi algi operasyonu yaptilar asrin liderimizin sözcüleride destek verdi sağolsunlar bir dava adami daha küsturuldu ama chp kendi adamlarini tecavuz etse dahi koruyor medyasida koruyor akp güya yaranacaklar ya bi yerlere en ufak bi hatada linç ediyorlar dindar kesimden biri hata yapinca

Levent 15

22 Aralık 2020 10:03

MHP'yi "PRANGA" olarak tasvir etmek, "toplumsal uzlaşmaya" ne kadar hizmet eder ki? (not:önceki yazılarınızdan?)

üstü kapalı ifadeler anlamsızdır

22 Aralık 2020 08:33

Dilinizin altındaki baklayı tam olarak çıkarınız lütfen: Öztürk gibi adamları başımızın tacı mı edelim yani?

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle