--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sosyal Medya Etik Kuralları ve Siyaset Dili..

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
7

Mayıs ayının başlarında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, “Sosyal Medya Etik Kuralları”nı açıkladı. Ünal, kurallara AK Parti’nin mensuplarının uyacağını bildirerek, diğer siyasi partilerden de aynı hassasiyeti göstermelerini istedi. Ardından da Twitter hesaplarına yeşil bir nokta koyulmasını isteyerek, farkındalık oluşturulmaya çalışıldı.

Elbette kurumsal olarak her tüzel kişiliğin belli birtakım prensipler edinmesi ve ilkelerle hareket etmesi ‘kurumsal ciddiyet’ açısından oldukça önemlidir. Bu bağlamda Sayın Mahir Ünal’ın açıkladığı 12 maddenin içeriğini ve kamuoyuna açıklanmasını fevkalade doğru bulduğumu belirtmek isterim. 

1990’larda sert siyasi tartışmaları hatırladığımızda özellikle siyasi figürlerin birbiriyle atışırken ve polemiklerde kullandığı dili arar hale geldik. Mesut Yılmaz’ın Çiller ile; Turgut Özal’ın Süleyman Demirel ve Erdal İnönü’yle yaşadıkları sert tartışmalarda; Erbakan’ın Deniz Baykal ve Bülent Ecevit’le yaşadığı polemiklerde belli bir seviye hâkimdi. Elbette bazen ayarlar kaçmış ama hiç sıradanlaşmamıştı!!

AK Parti, 2002’de kurulmadan önce medya ve TV dünyasında azınlık bir grup tarafından görüşlerine yer verilir, medyanın tamamına yakını hakaret, küfür, argo, rencide edici sözlerle hem AK Parti’yi, hem AK Parti’ye oy veren milyonlarca vatandaşımızı, hem de hareketin lideri Recep Tayyip Erdoğan’ı aşağılamaya çalışırlardı. Ancak her seçim döneminde Türk milleti de; medya ve anket manipülasyonlarına inat edercesine AK Parti ve Erdoğan’a açık ara destek vererek zaferler kazandırırdı. Bugün devran değişti. AK Parti’ye yakın medya, TV ve sosyal medya hesapları ciddi bir ağırlığa sahip oldu. Ancak Başkanlık sistemiyle başlayan, 2 genel seçim ve 1 yerel seçim ve 2 İstanbul seçiminde medya desteğine rağmen sükûtu hayal yaşandı. Belki sonuçları itibariyle AK Parti ve Erdoğan iktidarı halen takdir ediliyor olsa da; başta muhafazakâr taban olmak üzere ciddi bir tartışma yaşanıyor. Nitekim bünyesinde 2 parti çıkmasıyla ve seçim sonuçlarıyla da bu kopuşlar görülüyor.

Demek ki medyaya sahip olmak, tek başına yeterli bir şey olmadığı gibi Türk milletinin tercihlerinden de görüleceği üzere her iki siyasi atmosferdeki sonuçları itibariyle görülüyor (1990’lar ve günümüz). Elbette medyaya hâkim olmak önemli bir güç unsurudur. Mesela 2013 Gezi kalkışmasında bunu açık bir şekilde gördük. Ancak medyada hacimsel ağırlığa sahip olmak yeterli değil; önemli olan içeriksel derinliği/zenginliği millete sunmak gereklidir. Bugün gazeteler okunmuyor ama nitelikli kitaplar yok satıyor. Bazı TV’ler tiksindiriyor ama sosyal medya gündem belirliyor.

Ne yazık ki bugün hakaret ve argo Türk siyasetinde sıradanlaşmış, muhalif ve iktidar savucuları agresifleşerek; aile, ev, kadın gibi kavramlarıyla birbirlerine karşı eleştiri tadında küfür ve argo sıradanlaşmıştır.

Ancak medya etik kuralları açıklandıktan bir ay içerisinde TV ekranlarında sıkça gördüğümüz Ak Parti Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcıları Şamil Tayyar ve Emre Cemil Ayvalı ‘farklı nedenlerden’ ötürü istifa etti. Lakin yıllardır Ak Parti’nin ekran yüzü olan ‘nasıl olduğunu anlamadığımız’ birçok gazeteci, eski/yeni milletvekili, moderatör, hukukçu, siyasetçi yüzlerce şahıs AK Parti’nin ciddiyetine halel getirirken, güvenirliliği sorgulatırken, samimiyetini tartışma konusu yaparken herhangi birine yaptırım, müeyyide veya resmi bir reddiye yapılmadı.

CHP ve laik zihniyetin medya dilini yıllarca eleştirdik, mağdur olduk; bugün geldiğimiz durum muhafazakâr medyanın sekülerleşerek hiçbir değerimizle örtüşmeyen bir dil ve tavır içerisine girdiğini görüyoruz. Gücün verdiği bir şımarıklık söz konusu olmakla birlikte belli kişilere tanınan iltimas ve öncelik; kaba davranış ve sözlerinde emsal teşkil edilmesine neden oluyor. Son tahlilde muhafazakâr medyası CHP gibi oldu; sekülerleşti, dünyevileşti nihayetinde de değerlerinden de kopmuş durumda. Haliyle ciddi bir inandırıcılık problemi yaşadığı gibi gereksiz övgü ve dalkavuk sözlerle de topluma ‘eğrelti’ gözüküyor. 

Bu bağlamda kişisel ihtiras, eleştiriye tahammülsüzlük, sorunları halının altına süpürerek yüzleşmemek son kertede inandırıcılık problemine neden olduğu gibi meşruiyeti de sorgulatır hale getiriyor; üstelik bunca yazılı ve görsel medya gücüne rağmen… Nihayetinde eleştiri, ‘Zihinsel bir gusül abdesti’ almaktır. Hataları yapmamak, handikapları ön almak ve kestirmek demektir.

Bu bağlamda AK Parti’nin kendi içerisinde bir özeleştiri yapmasını kıymetli buluyorum. Ancak AK Parti kurumsal yapısı, dolayısıyla Medya ve Tanıtımdan sorumlu Mahir Ünal’ın artık belli bir takım tasfiyeleri/tasfiye niteliğindeki açıklamaları yapmasını kaçınılmaz değerlendiriyorum. Bunun için medyadan düzenli eleştiri talep etmesini, Twitter’da en azından TC kimlik numarasıyla hesap açılmasını, sorunları halının altına süpürülmeyerek; bakan, vekil, belediye başkanı, parti yöneticisi hatta Cumhurbaşkanı ve mahalle temsilcilerine kadar bir performans ölçümü ve eleştiri birimi kurmasını tavsiye ediyorum. Vesselam.

 

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Güneydoğulu

23 Haziran 2020 22:04

Eyüp adlı yorum a saadet partisi bitti,. Cami yakanlarla, Camiyi ahıra çevirenlerle,domuz eti yiyenlerle, Ezanimi ıslıklarla protesto edenlerle EZANİMİN yerine marş okutan Sultanahmet camii nide müze olarak tartışmaya açan chpliler e Oy yok . namussuz lar verebilirler.13 14 yaşlarındaki kız çocuklarını dağa kaçırıp terörist başlarına sundu hdp Diyarbakır anneleri hdpnin önünde oturuyor çocuklarını verin istiyor. rahatmisiniz saadetciler rahatmisiniz gelecek partililer rahatmisiniz ahmetdavutoglu alibabacan abdullahgul rahatmisiniz hdpye destek verenler rahatmisiniz Süleymancilar

Yasemin

23 Haziran 2020 21:54

Eyüp adlı yorum a sen git, Yunan a İtalya ya biz REİS ten memnunuz. KORONADA gördük süper Devletleri,Reise düşman gazetecilerde tvler önünde egildiler, hayranlık duydular.

Şad

16 Haziran 2020 21:45

Mükemmel bir analiz; çok teşekkür ederim !

Olmaz yurumez

16 Haziran 2020 15:17

Turk ordusu devleti bolmeye yikmaya calisan teroriste operasyon yapiyor. Devleti yonetme adayi muhalefet partisi chp orduyu tebrik etmiyor, tsk'ya iyi dilek, basari dilemiyor!? Devlete karsi yurumekle tehdit ediyor!? Baska bir ulkede olsa boyle vakaalari ya timarhaneye yatirirlar ya hucreye kapatirlar.

Eyüp

16 Haziran 2020 11:17

Siz bu şekilde eleştirin haksız bulduğunuzu biz de saygıyla eğilelim önünüzde. Dedem refah partisi kurucularından, bu ülke için karşılıksız bir şey yapayım diye ömrünü feda eden birisi olmasına rağmen o kadar uzaklaştım ki sağ görünümlü partilerden akp ve onun pis siyaseti yüzünden. Umarım birileri kaçınılmaz değişime engel olmak yerine artık sağ, sol gibi etiketler yerine ülkesini seven, insanlığa önem veren, farklı sesleri duyan ve herkesi kucaklayan insanlar gelir. Erdoğan kullanım tarihi geçmiş ürünler gibi varlığı baş ağrıtıyor. Yaptıkları için eyvallah ama artık gitmeli.

Hasan Fehmi

16 Haziran 2020 06:53

Sabri bey, tespitlerinize aynen katılmakla beraber bizim dediğimiz medyanın böylesine bozulmasına muhalefete, muhalefet etmek adına Ahlak ve Edebi ayaklar altına alındığını çok uzun zamandır biz okurlar olarak gözlemliyoruz da sanki Ak parti yöneticileri de adeta ateşe körükle müdahale eder politika ve söylemleri ile kendini bitirme gayreti içindeler. Yazık....

Pkk bombalamanin cevabi geldi

16 Haziran 2020 05:13

Onceki gece pkk'nin bombalannasina 1-cevap K.Kilicdaroglu dün "adalet yurusu" tehdidiyle cevap verdi. 2'nci cevap, akp genel merkezi onunde sozde 15 temmuz gazisi rolu yapan fetö fahişeleri verdi. Sosyal medyada verilen cevaplari yazmak bile sinirleri ziplatmaya yetiyor. Bi iki tanesi şöyle: sinavi kastederek #turkishstudentlivesmatter-turkogrecilerinhayatisorun. Feto enikleri Erdogan'i kasterek #khkgidecekbizkalacagiz ve daha nice zirva... Feto enikleri, ermeni/pkk, chp hep bir agizdan Erdogan'i tehdit ediyor.

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle