--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sosyal demokratların ‘tatlı devrim çocukları’ masalına hastayım

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
7

Son yılarda iktidar karşıtı söylem ve eylemlerle toplumun sinir uçları törpüleme adına ne şaklabanlıklar görmeye başladık… Ne alaka diyeceksiniz…

Bakın 20 yılık AK Parti iktidarının hayat hikayesi başlı başına bir doktora tezi olacak kadar uzundur. Sayın Erdoğan’ın hayat hikayesini anlatmaya gerek var mıdır bilmiyorum ama anladığım tek şey; bir taşla bu kadar oynansaydı taş bile erimişti.

Erdoğan, siyaset serüvenini hep bir mücadele içinde geçirmiş ve yıllarca baskı ve zulme maruz kalmış bir siyaset insanıdır ancak bu bütün olup bitenler sıradan bir siyaset mücadelesi gibi algılanıp günlük yorumlara malzeme edilmemelidir. 

Sayın Erdoğan’ın hayatı dedik ya başlı başına bir doktora tezi. Gençlik yıllarında yaşadığı mahallede bulunduğu kozmopolit ortamda solculuk, devrimcilik, ülkücülük gibi ötekileştirme ve dışlama politikasına tabi tutulup hep biri hedefler tahtasına oturtulmuştur.

İşin ilginç yanı imam hatip okulunda iken bile rahat bırakılmamıştır. Bulunduğu mahallede dönemin devrimci sol örgütleri tarafından yolları hep kesilmiş, sıradan bir Kasımpaşalı genç olarak dahi gençliğini yaşayamamıştır.

Hatırlar mısınız birkaç yıl önce Beşiktaş’ta bir cinayet işlenmişti, cinayete kurban giden kişi Ali Rıza Gültekin idi… Bu şahıs, Kasımpaşa’daki gençlik yıllarında Başkan Erdoğan’ın komşusuydu. Komşuluk ilişkileri gereği herkesin birbirine muhtaç olduğu 1970’li ve 1980’li yıllarda Anadolu kültürünün gereği olarak bu gelenek hep korunmuştu.

Oysa sağcı, solcu, hak hukuk bilmez herkes, kendilerince haklı bir dava adamı gibi mücadele ettiğine inanıyordu. Bugüne gelindiğindeyse madalyonun öbür tarafında işlerin pek de öyle olmadığı, herkes tarafından daha net anlaşılıyor.

Ali Rıza Gültekin, dönemin sol ve marjinal guruplarından olup sakıncalı bir aile olarak fişlenmişti. Çünkü sistem tarafından dışlanmış ve ötekileştirilmişti, oysa ailesi ve kendisi komşuluk ilişkilerinde mütevazı, bir aile olarak bilinirdi.

Tam bu süreçte sol marjinal gruplar, Başkan Erdoğan’ın yolunu kesmeye çalışmış, bir köşede ‘cezalandırmak’ için her hareketlerini planlamışlardı.

Başkan Erdoğan’ı öldürmek için ölüm emri verenlere karşı Ali Rıza Gültekin ismi öne çıkar. Bulunduğu mecliste komşusu Recep Tayyip Erdoğan’ın infaz emrine sinirlenen Gültekin, birden yerinden fırlayarak kendisine kefil olduğunu söyler ve rest çeker. 

Ali Rıza Gültekin, tüm görüş farklılıklarına rağmen Başkan Erdoğan’ın kılına zarar verenin karşısında kendisini bulacağını söyleyen isimdir. 

Gültekin’in o dönemki davranışı, saygıya değerdir. Siz neyin kafasındasınız, devrimleriniz hak bilmez, din bilmez, insanlığa saygı bilmez, yalan hikayelerden, kağıttan kaplanları üretmeye devam edin. 

Sistem ve şovenist baskılar hiçbir zaman Başkan Erdoğan’ı rahat bırakmadı. Erdoğan, komşuluk ilişkilerinde Dersimli aile olan Ali Rıza Gültekin ailesince ve Kiğılı bazı aileler tarafından çok sevilir ve hep korumacı bir yaklaşım sergilerler. Bunun farkında olan Erdoğan’ın bu ailelere karşı sevgisinin ve saygısının hep günceliğini koruduğunu gözlemledim. 

Kaç gündür Zülfü Livaneli Bey’in iyi çocuk hikayesi beni epey etkiledi desek yeridir. Kimmiş bu iyi çocuk deyince bir de baktım Sn. Ekrem İmamoğlu dediğimiz, sevimli demokrasi gönüllüsünden bahsediyormuş.

Sn. Livaneli’nin bu iyi çocuk güzellemeleri, Kenya’dan kelaynak alakasız bir durumun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Mesela Mustafa Kemal bir yenilikçi, devrimci olarak söylenebilir veya Deniz Gezmiş ile arkadaşları inandıkları dava uğruna bir bedel ödemiş denilebilir. 

Ancak muhafazakar camiada yetişmiş jöleli tüccar ekolü İmamoğlu’nun nasıl bir devrimci olduğunu pek anlayamadık Sn. Livaneli…

Steakhouselarda yiyen, iyi rakı içen, bir gün Eyüp Sultan’da Kur’an okuyan adamın, tatilleriyle gündeme gelen, burjuva başkanlığı oynayan bir ismin nasıl bir ürün olarak ortaya çıkıp da size ederi kadar devrimci olduğunu anlayamadık Bay Livaneli.

Sn. Livaneli, şu sizin devrim masallarınıza ve hayat hikayelerinize hastayım. Bir tek hangi çizgide durmanız gerektiğini öğrenemediniz DUYGUSAL DEVRİMCİLER…

Hani derler ya ‘Bir adam olun da görek kardaş’! Devrimlerinizi veya adamlığınızı Rus devrimine uyarlamaya çalıştım, kitaplarında bile kabul görmedi. Türk solu, devrimin genlerini bozar dedi.

Küba desek, faşizm kokan hareketler… Muhafazakar kırma eteklerine gizlenen haller… İthal malzemeden devrim bekleyen anlayışınız keşke Allah için bir çizgide sabit kalsaydı da bu millet sizin çektiğiniz bir çile varsa ondan da ballandırarak bahsedebilseydi.

Çocuklarınızın da dediği gibi; sosyalizm, parayı bulana kadardır. Devrimleriniz tamamen tüccar yetiştirme metodu üzerine kurulu. Yazık bugünün devrimcilerine Atatürk’ü sömürü aracına çevirmek kaldı. Atatürk adıyla cüzdanını doldurmaya çalışan, gözyaşlarıyla Atatürk’e 2 bin 500 lira değer biçen adamlar değil misiniz? 

Vesselam…

 

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ayaktakımıCHE

4 Ocak 2022 13:31

Bir gerçeği belirtmekte fayda var ki, o da şudur: 1968-1980 arasında bütün sokakları, okulları ve fabrikaları Komünist militanlarca kan gölüne dönerken, muhafazakarlar korkudan sinerken, Ülkücü Anadolu gençleri olan Ülkücüler; ezan susmasın, bayrak inmesin, vatan bölünmesin diye can veriyordu, bu gerçeklerinde muhafazakar medyada anlatılması lazım.  

Yavuz Koldibi

4 Ocak 2022 12:54

İmamoğlu’nun alnı secdeye değiyor sayın yazar. Bizzat kendim gördüm televizyonda. Camide Yasin bile okudu. Alnı secdeye değen insandan, Yasin okuyan insandan zarar gelmez. Ben bunu bilir bunu söylerim. Erdoğan’dan sonra oyum İmamoğlu’na. Adamın adı bile imamın oğlu. Bence bunda bir keramet var.

Alï

4 Ocak 2022 10:37

Batının ve c h p nın sıkıntısı lider çıkaramamaları.Yoktan yonga çıkmaz, olsa seksene merdiven dayamış Baydına mecbur kalırlar mı? Ey millet lider meziyetli efeler kolay çıkmaz. Bizde de ebterlilik basladı

099

4 Ocak 2022 09:58

ihlas ve ahlak bir geminin dumeni gibidir dumensiz gemi. dogru bir rota ile yol alamayacağı gibi insanda da ihlas ve ahlak da olmayınca kolayca nefs & şeytanın kulu ve esiri olur.

Ali

4 Ocak 2022 09:03

Blackwatercılık oynayan bir grup millet düşmanı seraeri varmış onlardan haber verin bize

YAVUZ

4 Ocak 2022 08:29

DEVŞİRME SOLYANDANÇARKLITAIFE. ...... HAKLISINIZ ABD ..EMPERYALİZM. MAALESEF ÜLKEMİZDE DE SAĞ VE SOL DÜŞÜNCELERİ. ..İGDAŞ. .ETTİ. .BİRÇOĞUNUN. ..DEVSIRDİ. ................ İNSANIN. ..SAĞLAM. .BİR. ..ALT..YAPISI..OLMAZ..İSE. .PARA..MAKAM...EGO ŞU. .ONU..SAVURUR....SAVURUR..BİRDE. .ABD..EMPERYALİZMİN. .ÇARKLİ NA. .DÜŞER. .V.KİŞİLİĞİ. ..İNSANLIĞI. .KAYBOLUR....GİDER. ...ONUN HAYATI MANTAR ..OLUR....

Halit

4 Ocak 2022 07:20

Zilletin imamoglu megerse papazoglu….

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle