--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

NATO’dan Erdoğan’a tehdit

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
17

Türkiye önümüzdeki günlerde çok zor bir karar vermek zorunda kalabilir. 

Yıllardır ABD ve Batı’nın içinde olduğu ittifakın yanında Avrasya bloğu, Türkiye’yi zor bir duruma sokabilir. Eskiden bir yanda Varşova Paktı bir yanda da NATO Paktı vardı. 

Türkiye bu iki anlaşma arasında kalınca tercihini Batı’dan yana yapmıştı. Şimdilerdeyse yeni bir dünya düzeni kuruluyor ve Türkiye, seçimini yapmak zorunda.

Batı mı? Yoksa Avrasya bloğu mu?

Türkiye’nin şu anda karşı karşıya kaldığı baskı ise ‘Tarafını seç’ baskısı… Dengeleri değiştiren Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında yeni bir rota çizmek, Türkiye’nin kaderi oldu.

Hızla gelişen dünya siyasetinde bir yandan bu kanlı savaş uzatılmaya çalışılırken, diğer yandan da yeni dizayna geçiş için savaş süreci kullanılmaya devam ediliyor.

Yeniden şekillenen bu küresel dizaynda dünyanın merak ettiği şey ise, Türkiye’nin nerede konumlanacağı.

Sürekli eski Türkiye yok diyoruz. Peki, eski Türkiye ile bugünün Türkiye’sinde değişen nedir? Klasik Batı çizgisindeki dış politikasını değiştiren, çıkarları gereği daha çok ülke ile işbirliği yapan, ABD-Batı ittifakından hoşlanmadığı için Çin ve Rusya ile yakınlaşan bir Türkiye var.

İşte tam olarak bu yüzden Türkiye’ye ‘Tarafını seç’ baskısı var.

Geçtiğimiz günlerde yapılan NATO zirvesinde Yunanistan Başbakanı Miçotakis, “Rusya’ya uygulanan yaptırımların etkili olabilmesi için NATO’ya üye olan tüm devletlerin bu yaptırımları faaliyete geçirmesi gerekir.” vurgusu yaptı. 

Bu taş, Türkiye’ydi.

Yine Hollanda Başbakanı’nın geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye yaptığı ziyarette de diplomatik bir dille aynı durum ifade edildi. “Türkiye, bu yaptırımlara eşlik etmek zorundadır” mesajları verildi.

Yine ABD ve İngiltere de bu düşünceye ortak. Türkiye’nin tarafsızlık politikalarından rahatsız olan Batılı devletler, NATO’yu gerekçe gösteriyor.

Türkiye’nin Batı ittifakı içerisinde olması, yeni bir sürece de dayanmıyor. Osmanlı dönemine kadar uzanan bu ittifaklar, Osmanlı’yı Batılılaştırmak için imzalanan Tanzimat Fermanı’yla taçlandırılmıştı.

Osmanlı döneminde uzun yıllar İstanbul Büyükelçiliği görevini yapan İngiliz Stratford Canning, Türkiye’yi Avrupa’ya üye yapmadan Avrupa’da tutabilme fikrini ortaya atan kişidir. 

Bugün Avrupa ile yaşanan sorunlar, Türkiye’nin geçmişinde yaşanan sorunlardan farksızdır. Nasıl ki bugün AB üyeliğine alınmadan AB ittifakı içerisinde konumlandırılıyorsak, tarihte de bu şekilde olmuştur.

Son yıllarda politikalarında değişikliğe giden Türkiye ile Batı-ABD bloğu arasından görünür bir gerginlik var. 15 Temmuz’da su üstüne çıkan bu gerginlik, müttefik(!) ABD’nin Türkiye’ye hasmane bir tutum sergilemesine neden oluyor.

Özellikle tırlarla Suriye’ye gönderilen silahlar ile sınırımızda kurulmak istenen terör devleti, bu tutumun açık resmidir. 

Yine Avrupa ülkelerinden olan Fransa da Türkiye’ye karşı Doğu Akdeniz politikalarında haksız bir tutum sergilemeyi denedi. İsrail, BAE ve Bahreyn’i örgütleyen Fransa, Türkiye’ye isteklerini yaptırabilmek için bloklaşma oluşturdu.

Ancak bugün Türkiye çıkarları neyi gösteriyorsa, o yana evrilebiliyor. NATO üyesiyken Çin ve Rusya ile ilişkilerini ilerletebiliyor, hatta S400 alabiliyor. 

Aslında Türkiye, en basit tabirle şunu göstermek istiyor: BEN, EGEMEN BİR DEVLETİM.

Türkiye’nin egemenliğini kabul etmeyen bu Batı-ABD bloğu, düşünceleri savaşla birlikte tekrar gün yüzüne çıkarmıştır. ABD Başkanı Biden’ın oluşacak yeni küresel dizaynın öncülüğünü yapmak istemesi de boşuna değildir. 

Sistemde tek kutuplu bir dünya beklentisinde olan İngiliz ve ABD aklı, gelişmelerle birlikte bir gerçekle karşılaşıyor; “Tek kutuplu bir dünya, artık mümkün değil.”

Çin’in yeni rezerv para oluşturması, doların rezerv para olma durumunun zayıflaması, Rusya’nın AB’ye sattığı gazın ticaretini ruble üzerinden yapmak istemesi, ABD hegemonyasına bir başkaldırıdır.

Daha önce ABD’den açık tehdit mektubu alan Pakistan, Çin ile kurduğu ilişkiler nedeniyle zora sokuldu. Pakistan bu tehdidin ilk halkası olmadığı gibi son halkası da olmayacak.

Peki, Türkiye bu çok kutuplu dünyada tercihini nereden yana kullanacak? Batı’nın tartıştığı bu konumlandırma, Türkiye’nin de kaderini çizecek. 

Vesselam…

 

Yorumlar

(17)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Selin

6 Nisan 2022 03:10

Hala avrasya diyen kıt akillilar var. Çin yada rusya yada turki cumhuriyetler yada iran. Pakistan vs. Hanginiz orada yasamak isterseniz. Hangi ulke ozgur.. neden o ulkenin insanlari kacip avrupaya siginiyor.. yada ne bileyim avrasyaci olanlar sunu desin bana. Uygur zulmune neden sessizsiniz.. bati ve abd disinda uygurlari savunan var mi. Turkiye bile savunmuyor.. Turkiye nin yeri tabiki Nato ve batidir.. diger turlu tek adam rejiminin oldugu demokrasinin olmadigi bir rejim oluruz. Zaten su andaki durum bu.

Mehmet

5 Nisan 2022 23:36

Tik rumuzlu; Nato nun bugüne kadar ne yararını gördük? Tam tersi zararını gördük, bugüne kadar sadece uşaklığını yaptık, ha sen bir yarar gördüysen o başka..

Maraşlı p

5 Nisan 2022 18:13

Bizim en büyük düşmanımız büyük şeytan ve avaneleri ey nato ağa babanız ülkemin güneyindeki teröristlere binlerce tır ve uçak dolusu silah verdi bunları k.k. nin dostları kime karşı kullanacak hiç sorguladinizmi elbette bize karşı teröre destek veren büyük şeytan ve ab.li avaneleri....

Tik

5 Nisan 2022 16:05

Türkiye bugün NATO şemsiyesi altında olmasa idi neler yaşayabileceğimizi Ukrayna dan Irak tan Suriye’den örnek alın. Cabur cubur hamasi konuşmayın.

Sabri bey.

5 Nisan 2022 15:28

Sabri bey. Ingiliz siyaseti ve yahudi kurnazlığı yapacak dış siyaset lazım. Ancak bana önce etrafım yani komşularım lazım. Rusya ile asla ters düşmemek lazım. 

Cemal Hüseyin Çağlar

5 Nisan 2022 15:27

Sayın Balaman Yazarımız; uyarıcı, sarsıcı, akılları olması gerektiğince başa getirici bu yazınız için sizlere çok teşekkür ederim… 

Yine kurnazlik pesindesiniz

5 Nisan 2022 13:38

Yine bir kurnazlik pesindesiniz. Bogazdaki mayinlar, yok nato onu demis falan altyapi yapiyorsunuz.

Uğur

5 Nisan 2022 13:35

Tahminimce bir süre daha böyle arada gideceğiz, daha sonra Kuzey Atlantik ve Avrasya ve AB eksenlerinden ayrı bir dördüncü eksen olarak Akdeniz ve İslam ekseni kuracağız. Zannımca 2030'larda bu gerçekleşecek. Erdoğan ve SİHA'lar daha başlangıç.  

Ömer

5 Nisan 2022 13:11

Yunan’ın işi gücü ortalığı karıştırmak .  

Yaver

5 Nisan 2022 12:26

Bütün devletler Türkiye gibi olmak ister .ne sis ne kebap yansın .ama işler öyle olmuyor .aradan ben karlı çıkayım demeyi mahalle bakkalina bile tutturamaz kimse hocam ..yardan da serdende olmayayım derken ikisinede yaranilmaz .yaptırım katılan enayimi..zira yaptırıma katilsak Türkiye biraz zorlansa sizin onada kulpunuz başka olur .mazlumun yanında durmak için zorluk cekiyoruz denirdi ..

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle