--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kentsel dönüşümden baron üretimine

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
8

Her depremden sonra bir acı yüreklerimizi dağlar… Gündem, günlerce deprem ile meşgul olur ve neredeyse paranoyak duruma düşeriz. Hal böyle iken bir bakarsınız anne, baba, evlat, kardeş, teyze, amca acıları küllenmiş… Ancak aradan çok zamanlar geçmeden bu acılardan ders çıkaramayanlar hayatlarına devam eder, ağıtlara hareketli müzikler ekleyip halay çekerler… Bütün bu acı yaşanmışlıkların bir aydan kısa sürdüğünü söylemek bizler için çok acı… 

Yakın tarihimizde bütün büyüklerimizin depremle ilgili geçmişi olduğu kadar, aileden birilerinin deprem öyküsünü de dinlemişizdir. Kim bir anısını anlatacak olsa hüzünlenir, gözyaşları dökülür. Yürekleri burkan anılarla, acılarla aktarırlar yaşadıklarını. 

Peki, bütün bu yaşanmışlıkların sebebini kudreti rıza olan ilahiden mi bilmeli yoksa hatalı, çarpık kentsel sorumsuzluklara mı yüklemeli? Kendi ellerimizle ailemize, dostumuza, komşumuza kazdığımız mezarları nasıl unutalım? İşte asıl mesele de bu… 

Bütün bu yaşanmışlıklara duyarsız kalmayan Başkan Erdoğan depremle mücadele kapsamında kentsel dönüşüm hareketi başlatmıştır. Bu tam manası ile bir seferberlik olarak da söylenebilir. Türkiye tarihinin en büyük inşaat yenileme hareketi olarak bilinen bir çalışma yürüten Sn. Erdoğan’a, Hakkâri’den Edirne’ye, Samsun’dan Antalya’ya kadar herkes bu konuda tam destek verdi desek yeridir. Ancak bu bütün reformist çalışmayı sabote etmeye çalışan en büyük handikaplardan birinin, yerel yönetimlerdeki “insafsız başkanlardan” kaynaklandığını söyleyebiliriz.

Kentsel dönüşüm nasıl rantsal dönüşüme dönüşmüş biraz izah edelim…

1970’lerdeki koalisyon hükümetleri ile başlayan belirsizliklerin sürdüğü süreçte, sağ-sol çatışmalarının yoğunlukları ile farklı mahallelerin kurulum aşaması gerçekleşmeye başladı. ANAP Hükümetinden itibaren hazine arazilerinin gasp edilerek gecekondu mahallelerine çevrilmesi, CHP zihniyeti döneminde zirveye çıkmış, çarpık kentleşme kontrol edilemez bir hal almıştır.  1980’li yıllarda ise terör, göç, iş, aş derken şehirler boğulmaya başlamış, bir dönem kenar mahalle sayılan bazı gecekondu mahalleri zamanla şehrin büyümesi ile değer kazanmıştır. 

Kentsel dönüşümü rantsal dönüşüme çeviren bazı ileri zekâlılar bu millete ağır bedeller ödetmeye yemin etmişçesine tam gaz devam etmektedir. Bu durum birilerinin para hırsından dolayı doyumsuz bir sömürü sistemine doğru yol almaktadır. Yereldeki yöneticilerin çıkar ilişkilerinden dolayı kanunlara kör ve sağır olması, yasaların işlevsiz hale gelmesi için her türlü cambazlık oryantalist yolu denemesi bizlere daha ağır bedeller ödetecektir.

Kentsel dönüşümün de baronlarının olduğunu biliyor muydunuz? Yerelde herkesin çok iyi bildiğine eminiz. İsimleri üstünde inşaat baronları… Bu baronlar kültür, sanat, iş alanında reklamı seven ve yereldeki başkanları finanse eden, yereldeki işlerini güce çeviren kişilerdir. 

İnşaat baronları genelde hükümete yakın olurlar. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez misali bu baronlar “yeşil alan üzerinden rant nasıl elde edilir”den “emsal artışı”ndan, tarlayı nasıl imara açacağına kadar bütün kanun açıklarını bilen, zeki insanlardır. Hükümetin çıkardığı kentsel dönüşüm yasalarının kanun açığı kaynaklı sorunlarını herkes iyi bilir. Ülkemizdeki güç baronları ada temelli bütün imar tadilatlarını kendi çıkarları doğrultusunda, danışmaları vasıtası ile de nerdeyse ezberlemiştir. Müteahhit dediğinde akan sular durur. Pazarcısı, bakkalı, manavı, perdecisi, kasabı… Herkes mahalle müteahhidi olmuş. Herkesin her meslekten anladığı bir toplumun gelişmişlik düzeyinde sisteminin oturmadığını söylemekte bir sakınca görmüyorum. 

Yerel yönetimlerin ihtiyaçlarını karşılaması gereken kamu yönetimi, son yıllarda yoğun olarak tartışılan konulardan birisi haline gelmiştir. Bu gelişmenin en önemli sebebi, toplumda sorgulama bilincinin gelişmesidir.
Kamu yönetiminin işi artık düne göre daha zordur. Karşısında ne verilirse teşekkür eden değil, sorgulayan bir toplum bulunmaktadır. Bu nedenle kamu ve yerel yönetim alanlarında ciddi bir reform yapılması gerekir ki; iş baronlarına değil, saygın mesleki iş adamlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Depremle mücadele hükümetin işi olduğu kadar yereldeki yöneticilerin de vicdani sorumluluğudur. 

Vesselam… 

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Şarkıkarahisarlı

29 Ocak 2020 06:58

Sayin balaban AGD nin Amerika konsolosuğunun onundeki FİLİSTİN için yasal protestodan nlçin rahatsiz oldunuz,cevap verirmisin

bny

29 Ocak 2020 00:43

İstanbulda METRO, AVM İÇİNE KADAR GİDİYOR. normal mahalleye metro gitmiyor. Tüm kaldırımlar ÇALINMIŞ DURUMDA. KALDIRIMI ÇALDILAR. > Bakınız Sirkeciden Gülhaneye, KALDIRIM 1ER METRE ÇALINDI. ARTIK İNSANLARIN YÜRÜYECEĞİ KALDIRIM YOK. BİNALAR, 1ER METRE YOLA GENİŞLEDİLER. BELEDİYE BURALARI ÖLÇMÜYOR MU. VEYA KALDIRIMI ÇALARKEN GÖRMÜYOR MU. MUTLAKA GÖRÜYOR. ZABITA EKİBİ, HIRSIZLIK YAPILIRKEN, OLAYIN BAŞINDA. GECE YAPIYORLAR GALİBA.

!!

28 Ocak 2020 22:56

Ahır zamanda işler ehil olmayanlar tarafından yapılacak. Ehil olandan anlamayanlar işin başında olacak...... Ben böyle anladım. Ekmeği ekmek ciye ver üste de bir ekmek ver. sanatkarlar emeğinin karşılığını alamayacak. Minumum karla toki inşaatta herkezi sağlam daire sahibi yapar. Her binayı dönüşümlü olarak başka başka ları denetlesin denetleyiciden kimsenin haberi olmasın, kalite yakalansın ki avantacılar ortadan kalksın fiyatlar düşsün herkez daire sahibi olsun.

Eali rıza

28 Ocak 2020 22:50

Tek sorumlu devleti yetmiş yıldır yönetmeyen chp başka sorumlu yok ,, ve hatta kılçdaroğlu deyin ve rahat edin inanan inansın inanmayan araştırsın çünkü suçu başkasına atmak en kolay yol , yetmiş yıldır devleti yönetenlerin zinhar suçu yok , vardıda yoktuda chp , trakyada kuraklık var sorumlusu chp ,adanada sel oldu sorumlusu chp doğuya kar yağdı sorumlusu chp bundan güzel bir şey olurmu , ? Ne zaman akıllanacağız merak editorum,

Ünal

28 Ocak 2020 18:32

Acaba kanal istanbul projesinden büyük dönüşüm ve baron üretecek proje varmi sahi kanal istanbul projesi istanbul depremini tetiklermi bilgilendirseniz vatandasi

RAMAZAN TEKiR

28 Ocak 2020 11:31

Güzel veya faydalı bi yazı olmuş

engineer

28 Ocak 2020 09:14

Oğuz ata Korkut ata atanın Kemiğini sızlattınız yatanın Anasını ağlattınız vatanın Ötelerin ötesinde iz nerde Soysuzlarda utanacak yüz nerde Dağda bal yiyormuş diyorlar ayı Üzümle beslenir kısrağın tayı Katıksız ekmeği ye memet dayı Çorba kaynıyormuş hanı tuz nerde Soysuzlarda utanacak yüz nerde Deli dumrul bir köprüden alırdı Acep kırk köprüden alsa nolurdu Haramiler kahır edip ölürdü Helalmiş harammış bilen öz nerde Soysuzlarda utanacak yüz nerde Kimileri nefsi ile yarıştı Şerefsizce bey dedikçe kırıştı Sekiz yıllık dokuz aylık karıştı Hükmü ilahidir otuz cüz nerde Soyzuslarda utanacak yüz nerde Düğün düğün değil toylar toy değil Hanlar ham yıktı beyler bey değil Hepisini topla getir şey değil Hamlar pişer ama hani köz nerde Soysuzlarda utanacak yüz nerde Yalan söylüyonuz özünüz koktu Riyakar gözünüz yüzünüz koktu Midemiz bulandı tuzunuz koktu Sefaiye verdiğiniz söz nerde Soysuzlarda utanacak yüz nerde

afet

28 Ocak 2020 07:22

"Bu nedenle kamu ve yerel yönetim alanlarında ciddi bir reform yapılması gerekir ki; iş baronlarına değil, saygın mesleki iş adamlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Depremle mücadele hükümetin işi olduğu kadar yereldeki yöneticilerin de vicdani sorumluluğudur. " konuyu bu paragarafta özetlemişsiniz. lakin sıkıntı da tam burada. kamu ve yerel yönetimlerde ciddi reform olması bu şartlarda mümkün mü? HAYIR NEDEN" ÇÜNKÜ KAMUDAKİ YAPILANMA ZİHNİYETİ LİYAKAT KIRİTERLERİ EN İYİ HIRSIZLAR DÜZENBAZLAR MAENFAATPERESTLER DEN OLUŞUYOR. buda gösteriyor ki en iyi sistem ve kanunu da çıkarsan onu uygulayıcı bozuksa onu bozuk zihniyetine uydurur , bir kılıfını çıkışını bulur. işe yaramaz hale getirir. değişen bir şey olmaz. her şeyden önce siyasi kadronun düzgün olması gerekki sistemler yasalar işe yarasın en kötü sistem ve yasalar bile düzgün işletilebilir. buda olmadığını göre boşa havanda su döğeriz. geçmiş yıllarda bir devlet yapısında temel demirlerinin kontrolden sonra tekrar seyreltiğinin mütahitin çaldığının tesbitini yetkililere ve siyasilere aktardım. adamlar bana teşekkür edip hırsızlığın üzerine gideceklerine beni suçlayıp azarladılar. demekki ortaklar. onun için bu ülkede bu zihniyetle işlerin düzelmesi iyiye gitmesi mümkün değil. hep daha da kötüye gider.

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle