--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İtikadi ve Ameli Mezhepler Tarihi

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
7

Bugün günlerden Salı… Malum, uzun zamandır Akit TV’de Derin Kutu programını sunmaktayım ve birçok izleyicim zaman zaman İslam Mezhepleri adına bizden program talep etmekteydi.

Dolayısıyla bu hafta mezheplerin beşeri doğuşunu tartışacağız. Yayını takip etmek isteyen seyircilerimiz için konuklarımızı arz ediyorum; Diyanet İşleri Başkanlığı Baş Vaizi Cemal Vanlıoğlu, Dr. Lütfü Özşahin, Prof. Dr. Candemir Doğan, Prof. Dr. Niyazi Kahveci… Saat 21:00’da tüm seyircilerimizi ekran başına davet ediyorum.

Gelelim konumuza… İslam’ın siyasi, itikadi ve ameli noktada sahadaki düşünce ekollerini oluşturduğunu söyleyebileceğimiz mezhepler, dinin anlaşılma biçimi ile ilgili farklılıkların kurumlaşması sonucu ortaya çıkmış olan ‘beşeri’ oluşumlardır. 

Siyasi, içtimai, iktisadi, tarihi, kültürel, coğrafi ve benzeri sebepler, din anlayışında birtakım farklılaşmalara yol açmıştır. 

Bu farklılaşmaların belirli bir süreç dâhilinde kurumsallaşması, görüşlerin sistematik nitelik kazanarak Sosyo-kültürel yapıyı derinden etkilemesi ve oluşan mecrada, temel argümanları desteklemek ve temellendirmek amacıyla fikir üretilmeye başlanması, karşımıza mezhep olgusunu çıkarmıştır. 

İslam Mezhepleri Tarihi, siyasi ve itikadi gayelerle vücut bulmuş İslam’ın düşünce ekolleri diyebileceğimiz bu beşeri oluşumları, bilimsel yöntemlerle inceleyen bir bilim dalıdır.

İslam Mezhepleri Tarihi, bütün İslami anlayışları ve fikirleri bir araya toplayan bir bilim dalı olup, mezhepleri olduğu gibi inceler. Her mezhebi kendi kaynaklarına, kendi iddialarına göre ele alır ve tanıtır. Dolayısıyla da mezheplerin görüşlerini anlatırken objektif bir yaklaşım içindedir. 

İslam Mezhepleri Tarihi, geçmişte var olan fırkaların veya bugün yaşamakta olan mezhep ve çağdaş İslami akımların İslam’ı nasıl anladıklarını ortaya koymaya çalışır ve mezheplerin savunduğu fikirlerin tarihini, siyasi ve içtimai temellerini ortaya koyar. Böylece fırkalar arsındaki ihtilaf noktaları aydınlanır ve belki de gereksiz düşmanlıklar yerini dostluk ve müşterek anlayışa bırakır.

Mezhepler tarihiyle ilgili eserleri, bu ilmin tarihi gelişimi içerisinde birkaç döneme ayırmak mümkündür. Bu çerçevede mezheplere ilişkin müstakil olarak yazılmış eserleri; “Makâlât Eserleri Dönemi” ve “Firak ve Milel-Nihal Eserleri Dönemi” tarzında iki ana gruba ayırmak mümkündür.

Hicri birinci asırdan itibaren başlayan siyasi ve itikadi tartışmalar üzerine çeşitli fırkalara mensup şahıslar, çok kısa metinlerle kendi görüşlerini açıklıyorlardı. Bu kısa metinlerin her biri, bir fırkanın benimsediği anlayışa işaret eden belli bir meseleyi bir “makale/görüş” çerçevesinde ele alıyordu. İşte özellikle Ehli Sünnet’in dışındaki mezhep ve fırka mensuplarınca yazılan bu küçük eserlere “Makale-Makâlât” denilmekteydi.

Firak ve Milel-Nihal türü eserlerin hicri III. asırdan itibaren kaleme alınmaya başlandığı bilinmektedir. Bu sınıfa giren eserlerden, özellikle “el-Milel ve’n-Nihal” türünde, sadece İslam fırkaları değil, aynı zamanda diğer din, mezhep ve fırkalardan da bahsedilmektedir. Gerek “firak” gerekse “Milel-Nihal türü eserler, genelde Ehli Sünnet alimleri tarafından İslam’ı savunmak, Kur’an’ı ve sahih sünneti siyasi, sosyal ve yabancı kültürlerin etkisiyle yanlış ve alışılmadık yorum ve tefsirlerden korumak gayesiyle bir müdafaa eserleri olarak yazılmışlardır. 

Mürcii, Maturidi, Mutezili-Zeydi geleneği, İmamiye Şia’sı Makâlât ve Firak geleneği, Hadis taraftarlarına ait bazı eserler, Eşari geleneğine ait bazı eserler farklı eleştiri ve görüşlere tabi tutulmakta ve çok sık tartışılmaktadır.

Ehl-i Sünnet dışı fırkalara mensup müellif kişilerin Hz. Muhammed’den sonra İslam’daki siyasi ve itikadi tartışmaları kendi dönemlerine göre yorumlaması sonucu ortaya çıkan eserler, makalat olarak biliniyor.

Bu makâlâtlar Ehli Sünnet anlayışına aykırıydı, bu yüzden Ehl-i Sünnette bu makâlât sahiplerine ve fikirlerine karşı bir nefret doğdu. 

Daha sonraları sırasıyla kitaplarda birtakım fasıllar, müstakil risaleler, İslam kültür tarihinde el-Milel ve’n-Nihal diye bilinen ve muhtelif fırkaların fikir ve sözlerini ihtiva eden kitaplar meydana gelmiştir. 

Çoğu Ehl-i Sünnetten olan müelliflerinin bu kitapları yazmaktaki gayeleri, İslam dinini tam manasıyla anladıklarını kabul ederek fikirlerini müdafaa ve muhalif fırkaların görüşlerini çürütmek istemişlerdir. 

Bu temelde mezhepleri ve mezheplerin ayrıştığı noktaları tartışmak ve konuyu güncel mezhep tartışmalarıyla pekiştirmek maksadıyla sizleri 21:00’da Akit TV ekranlarına bekliyoruz.

Vesselam…

 

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Okur

8 Aralık 2020 15:58

Din inanç tartışmaya açık değildir! Zîra tartışmalarla kimse kimseyi inancını çürütemez, inandığından vazgeçiremez, ve şek ve şüpheye düşüremez! O yüzden herkez birbirinin inancınyla uğraşmak yerine, birbirinin inancına karışmasın ve herkes kendi inancı doğrultusundan ilmi istişareler yapsın, tartışmalar değil!

lüzumlu lüzumsuz yorumlar yorar

1 Aralık 2020 21:35

Opöroter; imam hatib dindersi orta bir kitabında var o mevzu, oraya bakarsın. Hacı; faruk beşeri falan çağırma işine baksın o, başka sorusu olan? Peki, iyi akşamlar.

Operatör

1 Aralık 2020 20:03

 Ehlisunneten kastınız nedir .Ehlisunnet kimdir .Ehlisunnet dışı fıkralar derken Hz.Ali,Hz. Hüseyin ,Hz.Zeynelabidin mi yoksa imam Hanifinin Hocası İmam Caferi sadık mi 

Mustafa

1 Aralık 2020 20:00

Susuzluk ve Orman yangınları. Neden ormanlara yagmur toplama göletleri yapılmaz. Yangın esnasinda kullanmak, yaban hayvanlarını sulamak veya ateşin aşmasına engel şu havuzları. Dereleri nehirleri derinlestirin genişletin ama istinat duvarları yapmayın. Nekadar şu dere nehir ve çay yataklarında tutulursa okadar suyumuz ve balığımız olur. Denize ulaşmadan nehirler yatağı çamurdan temizlenmiş kuruyan veya kurumaya yüz tutmuş göllere ponpalanmaz. Karada kalan bizim denize ulaşan bizim değil bir . Neden Manavgat suyu büyük Menderes küçük Menderes denize karışıyor neden biraz yağmur yağmadığında nehirlerin ortasında adacıklar oluşur. Her yağmur yağmadığında İstanbula gazeteciler cekilen suyun altından cıkan mezarlıkta haber yaparlar derinleştirilsin artı su toplama yatakları ki daha çok su tutulmuş olsun. Bu sular aynı zamanda yeraltı sularını da besler ler. Bu adacıklar nehir kenarlarına yığılsın yağmurun yatağa ulaşmasına engel olmayacak yerlerine yığılabilir, çiftçiler bu toprakları tarlalarına taşır. Heryıl Bulgaristan baraj kapaklarını açar yerleşim alanları ve tarım alanları sular altında kalır. Sular cekildiğinde yüz ikiyüz metre  yürüyerek karşıya geçilir sığ su kalır . Bu geniş alanların camurları  temizlensin ve nehir yatakğı derinleştirilsin Bulgaristan'ın bırakacağı su bereket olarak nehir yataklarında her türlü balık orada kalır. Su savaşları başlamadan suyla barışalım ki yer üstünde suyumuz kalmasada böyle bir çalışmayla yeraltı sularımız hep var olur. İnsanın dörte üçü su ise yer üstünden daha çok yer altındaki suya muhtacız. Gelin yer altınında dörtte üçünü su depolayalım. Hic bir iş makinasının yatması bize birşey kazandırmaz iş makinaları doğru nehir temizlemeye. Birde bu işleri bir bilenle uzmanlarla prof larla inceleyin ki yanlış yapmıyalım,

HACI

1 Aralık 2020 16:31

Kendilerine ehli sünnet deyipte hurafe ve bidatlerin içine düşmüş akımlarıda konuşursunuz inşaallah. Böylece İmam Mâlik, İmam Azam İmam Şafii Ve İmam Ahmed ve nice müçtehidleride bunlardan kurtarmış oluruz. Özellikle diyanet eliyle camilerde işlenen bidatlerden ve bazı tarikatlardaki bidatlerden bahsedersiniz inşaallah. Faruk Başer hocamıda çağırsaydınız keşke

Şahika

1 Aralık 2020 13:50

Bir bir bid'at mezhepler bir de Hakk mezhepler var bu tasnifi de yapmak lazım...

tasnif

1 Aralık 2020 07:34

Mezheb düşmanlarını din düşmanları olarak okuyunuz. Kötüyü gösterip iyiye vuran tasavvuf ve tarkikat düşmanları da oynadıkları oyunun ikinci perdesidir. Ha bir de arap ve arapça düşmanları var; onlar da önderlerinin pasaklarıdırlar.

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle