--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İktidarda toplumsal uzlaşı mı ayrılık mı?

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
6

Geçen haftanın gündeminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi evinde ziyaret ederek, 1 saat 10 dakikalık görüşmesi yer almıştı. 

Görüşmeden sonra resmi açıklama yapılmasa da; iki taraftan da ‘Cumhur İttifakı’na yönelik güçlü birliktelik mesajları verildi.

Erdoğan, Bahçeli’yi Beytepe’deki evinde ziyaret etti. Devlet Bahçeli, Erdoğan’ı kapıda karşılayarak, ziyaretten ötürü teşekkür etti. Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli arasında daha önce duyurulmayan bir görüşme gerçekleşti. Diyebiliriz ki siyaset, Türkiye’de kendisine yeni bir rota çizmeye çalışıyor.

Cumhur İttifakı’nın muhafazakâr tabanı, kendisini sorgulama zamanının geldiğini ve İttifak’ın yeni açılımlara ihtiyaç duyduğunu görebiliyor. 

Tüm dünyanın sosyal ve ekonomik anlamlarda köklü sarsıntılarla çalkalandığı küresel pandemi günlerinde birilerinin yine oyun kurduğunu da görebiliyoruz.

Muhafazakâr iç dinamik yapı zemin arayışında, seçmen güvenli liman arayışındayken mevcut siyaset sahası gergin bir arayıştan besleniyor.

Cumhur İttifakı’nın gerekliliklerini bilen biri olarak yazdığım ‘bir yazıyı’ sanırım birçoğunuz okudunuz.

Eleştirilerimi özetlemiştim ancak birçok arkadaşım sert tepki göstermiş, sert yorumlarda bulunmuştu. Cumhur İttifakı’nı destekleyen biri olduğumu da daha önce birçok yazımda ifade etmiştim. Lakin bazı ülkücü ve MHP’li kardeşlerim yazımdan ötürü bana kırılmışlar. Oysa bunda kırılacak bir şey yok. Bir eleştiri veya tespitte bulunmak MHP ve ülkücü kardeşlerimi kırmamalı. 

Nihayetinde kimseye küfür veya hakaret etmiyoruz. Cumhur İttifakı da bu fakirin yazısıyla zarar görüyorsa; demek ki bu ittifak bu kadar kırılgan demektir.

Çünkü MHP içinde var olan sosyolojik ve teo-politik milliyetçi-ülkücü farkı, malumunuz MHP içinden iki parti çıkmasına neden oldu. (Büyük Birlik Partisi ve İyi Parti) 

Yani MHP’nin Türk etnisitesi üzerine inşa ettiği Milliyetçi, çok görünür olmayan ama varlığı bilinen NATO-Türkçüler, İslami duyarlılık üzerine inşa edilmiş ülkücüleri hep dışladı. 

Sürekli küçük bir azınlık, Türk milliyetçilerin üzerinde, üstün tutuldu. Şimdi hem kendi içinden 2 adet partinin çıkmasına engel olamamış; hem de ülkücü tabanda saygınlığı yüksek olan rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ağabeyin bile duramadığı bir yönetim (baskın karakter olmasa da) ortamında, MHP’li ülkücü kardeşlerim bana niye kızıyorlar ki? 

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ülkücülüğünü ve vatanseverliğini sorguluyorsanız, (o zaman ben de her türlü tenkiti kabul ediyorum) kızmasın Ülkücü dostlarımız lütfen… Farklılıklarımız bizi var eden renklerimizdir.

Dünyanın pek çok ülkesinde ve Türkiye’de Muhafazakârlık ile Milliyetçilik iç içe geçmiştir. Benzer sosyolojiden beslenirler. AK Parti tabanın ikinci partisi hep MHP olmuştur. Ülkücülerin de ilk partisi sanıldığı gibi MHP değil AK Parti ve Erdoğan liderliğidir.

Elbette olaya Erdoğan ve AK Parti merkezli bakıyoruz. Nihayetinde bir siyasi perspektifle konuyu irdeliyoruz. Kendi tabanını bir arada tutamayan bir parti, AK Parti’yi ve Erdoğan’ı etkilemeye çalışırsa; kusura bakmayın da eleştiri konusu olur. 

Üstelik kaybedilmiş onlarca belediye, küstürülmüş parlak bürokratlar ve muhafazakâr tabanı büyük oranda temsil eden Muhafazakâr-Sekülerizmin farklı etnik gurupları, ittifakın işleyiş biçimine mesafeli duruyor. 

AK Parti içinden de birçok parti çıktı. Son dönem 2 partinin kurulması elbette muhafazakâr tabanı çok üzdü. İki parlak isim (Davutoğlu ve Babacan) keşke parti bünyesinde tutulabilseydi. Olmadı. 

Erdoğan, halen Türk siyasetinin en güvenilir politik aktörü. Hatalarıyla yüzleşmekten ve geri adım atmaktan çekinmeyen bir karakter olması, kendisini güvenilir kılıyor.

Milliyetçi-NATO’cu siyaset, Türkiye gibi iç göçü yüksek, akrabalık ilişkisinin girift olduğu bir yerde ‘Müslüman Türk Milletini’ dışlıyor. 

Lakin Devletimizin birliği, ülkenin bütünlüğü ve milletin huzuru her türlü senaryo, kişi, ittifaktan önemlidir ve pazarlık konusu değildir. 

Vesselam…

 

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mahmut

13 Ocak 2021 17:41

ASILTURK AKP VE MHP YJ SIZCE KURTARABILIRMI ?...

Sorumlu İnsan.

13 Ocak 2021 16:34

Cuma günü resmi tatil olmasını istiyorum. Aile ile ilgili kanunların aileyi güçlendirmeyi ve korumayı amaçlamalı. Sokak hayvanları insanların mal ve can kaybına, pisikolojik olarak da insanları korkutmakta medya gerçekleri yansıtmıyor. Tedbir ve önlem alınmalı. Hak aramak zorlaştırılıyor insanlar inanç mal ve canları konusunda güvende olmak istiyor.

A.Karaca

13 Ocak 2021 16:31

Fesuphanellah!! 

Sayın yazar

13 Ocak 2021 15:57

Iktidarda toplumsal uzlaşı derken akpmhp ittifakının devamını mi anlıyorsun diğer toplumsalkesim zaten yok. Başlık o kadar masum ki. Biri iktidardan koltuktankopmak istemiyor zaten kopamaz digeride hesap vermeden iktidarnimetlerini yiyor. Bunada toplumsal uzlaşı diyorsun öylemi?? Doğrusu iktidarda kalma mucadelesidaha uygun

Erzincanlı

13 Ocak 2021 10:06

Dün yine dindar gençlikten bahsedildi.Cumhur ittifakına muhafazakar diyoruz.Kendilerinide öyle görüyorlar.Fakat nedense süresiz nafakayı yüce mevlam yasaklamışken koruyorlar.Kadını çalışma hayatına çılgınca teşvik ediyorlar.Aile hayatımızı bitirme noktasına gelen bizans sözleşmesinde chp ile aynı safta duruyorlar.İnmemiştir hele Kuran,bunu hakkıyla bilin.Ne mezarlıkta okunmak,nede fal bakmak için.Cumhur ittifakı neyi muhafaza ediyorki?

Mustafa

13 Ocak 2021 08:46

Tek uzlaşılan yer mezarlık. Susuzluk için üniversite lerde bilimsel çalışma yok diye bir eleştiri yapmıştım haksızlık etmişim proflar çalışıyormuş 900 yıllık mazar bulmuşlar. Bitti artık Türkiye nin her alanda sorunları çözüldü artık. Şimdi mezarin üzerine türbe yapılır kim tutar Türkiye yi savulun bütün üniversitelerimizle geliyoruz.

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle