--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ermeni terör devleti, Kafkasya’nın geleceğini tehdit ediyor

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
12

Pazar günü Ermenistan ile Azerbaycan arasında tartışmalı Dağlık Karabağ bölgesinde büyük çaplı askeri çatışma çıktı. Ermenistan 16 ölü ve 100’den fazla yaralı olduğunu söylerken, Azerbaycan da rakam vermeden kayıplar aldığını belirtti. Yazıyı hazırladığımız dakikalarda Azerbaycan Savunma Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre; “Ermeni ordusu ağır kayıplar verdi. 22 düşman tankı ve diğer zırhlı araçlar, 15 OSA uçaksavar füze sistemi, 18 insansız hava aracı (İHA), 8 topçu parçası imha edildi, 550’den fazla kişi öldü” şeklinde açıkladı.

Azerbaycan Savunma Bakanlığı bölgedeki yedi sınır köyünü ele geçirdiğini iddia ederken, Ermenistan dört helikopteri imha ettiğini ve 10 tank ve 15 droneu vurduğunu iddia etti. Bu, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından önce başlayan, 1988-94 ihtilafından bu yana en yoğun Ermeni-Azeri çatışmasıdır. Bu savaş, son tahlilde, Sovyetler Birliği sisteminden sonra Irak, Suriye ve Libya’daki emperyalist savaşların küresel jeopolitik rekabete doğrudan kapılmış versiyonudur. Yani Kafkasya’nın Suriyesi Ermenistan olmuş durumda. Son tahlilde Ermeni-Azeri savaşı hızla kontrolden çıkabilir ve Rusya, Türkiye, Avrupa ve diğer NATO güçlerini içeren daha geniş bir çatışmaya dönüşebilir.

Özellikle ABD’nin Kafkasya politikasında Gürcistan ve Azerbaycan’dan sonra Ermenistan’a da ağırlık vermesi Paşinyan’ın sokak gösterisiyle Başbakan olmasıyla devam etti. Bugün Azeri-Ermeni geriliminden ziyade Rus-ABD, Fransız-Türk mücadelesinin de bir taraftan geliştiğini görüyoruz. Neredeyse Suriye ve Libya’daki dengeler ve kutuplaşmalar Kafkasya’da devam ediyor.

Meselenin arka planını son 2-3 ay içinde 3-4 kez bu sütunlarda yer vermiştik. Gözden kaçıranlar için bir daha aynen yenilemek isteriz. “Rusları zanlı gösteren Libya, Suriye, Doğu Akdeniz meselelerinde Türkiye ile görüş ayrılıklarını hemen sayabiliriz. Ayrıca Türkiye 2019’dan beri yaklaşık % 70 civarında Rus gaz alımını azaltarak, yerine Azeri ve çeşitli ülkelerden gaz ithal ederek çeşitliliğini arttırdı. Haliyle Ruslar ciddi bir ekonomik kayıp yaşıyor. Ancak Ermenileri, Türk-Azeri stratejik ve ekonomik koridoruna saldırtması için yürek yediren Ruslar değil; Fransızlar ve Atlantikçilerdir.

Fransa, Libya meselesiyle güneyden komşu ve ulusal tehdit gördüğü Türkiye’ye karşı önce Akdeniz’de bir ittifak kurdu. Ardından da Türkiye’nin doğusundan çevreleyerek, Fransız TOTAL şirketinin Kafkasya ve Hazar denizindeki enerji kazanımlarını genişletmek istemektedir. Fransızlar Libya meselesinden ötürü Mısır, Suudi Arabistan, BAE, Yunanistan ve Rum kesimiyle bir blok şimdiden oluşturmuş durumda. Bu bağlamda Kafkasya’da da bir İran, Ermenistan ve Gürcistan üzerinden bir ittifak kurmak istemektedir. 

Sadece Türkiye’yi doğudan çevrelemek peşinde olmayan Fransızlar, Gürcistan’daki azınlık Ermeni toplumu (Samtshe-Cavaheti Ermenileri) üzerinden bir kışkırtma çıkartarak Ermenistan’ın topraklarını Karadeniz’e kadar genişletmek istemektedir. Fransa ve TOTAL şirketi, Hazar havzasının enerji kaynaklarını Karadeniz üzerinden Avrupa’ya taşımak istemektedir. İşte tam olarak burada iki unsur devreye giriyor. Birincisi İngiliz ve Amerikalı enerji şirketlerinin danışmanlığını yapan Ermeni Başbakan Sarkisyan, diğeri de Gürcistan’daki ermeni toplumunu kışkırtarak Gürcistan’ı parçalayacak bir savaşa sokacak olan NATO’cu Gürcü subaylar. Dolayısıyla Gürcistan’ı bir dönem işgal etmiş olan Ruslar, Batı’nın Gürcistan’a çökmesinden rahatsız. Ermeni Başbakan’dan da rahatsız. Elbette kadim rakibi Türkiye’nin ekonomik açıdan sıkıntıya düşmesi Rusları üzmez ama Ruslar ulusal güvenliğini Batı’dan korumak için Türkiye’yi kalkan görüyor.

Bu bağlamda Türkiye’yi petrol ve doğal gaz boru hatları planlarından çıkarmak isteyen Azeri gazının ortakları İsrail, İngiliz ve Amerikalı ortaklar da alternatif güzergahlardan rahatsız olmazlar. Ancak ticaret aksayacağından bu plana destek vermeyecekleri kısa ve orta vadede kesin. Elbette Rusya da kendi kazanımlarını maksimize etmek ister ama bu kadar ucuz bir şekilde değil. Çünkü Ruslar Türkiye’nin belli bir ölçekte güçlü olmasını ister; ancak batı ittifakına kaptırmamak için 3 cephede düşük yoğunlukla çatıştığı Türkiye ile dördüncü bir cephe açmak istemez. Nitekim son çatışma haberi geldikten sonra Ruslar, 150.000 kişilik askeri birliği ‘tatbikat’ adı altında bölgeye göndererek gözdağı verdi.’’

Temmuz-2020’deki çatışmanın nedenleri bugün de aynı. Sadece iki yeni durum söz konusu. Birincisi bu sefer çatışma Karabağ’da yaşanıyor. İkincisi ise Kasım-2020’de ABD başkanlık seçimleri, 2021’de Fransız seçimlerini göz önüne alarak, bu ülkelerdeki Ermeni diasporasının desteğini almak için Trump ve Macron çatışmanın sonlandırılmasını sağlamak için baskı yapacaklardır. Ancak 2020 çatışmaları, Ermenistan açısından diğerlerinden farklı oldu. Çünkü 1990’lara göre daha güçlenmiş bir Azerbaycan var; ve Azeri eğitsel, lojistik, araç-gereç konusunda destek veren güçlü bir Türkiye var. Bu bağlamda Batıcı Başbakan Paşinyan’ın burnunu sürtmesini bekleyen bir Putin Rusya’sını da düşündüğümüzde, Ermeni-Azeri çatışmasının kaybedeni Ermenistan olacaktır.

Rusya, Libya’da Türk destekli güçlere karşı vekâlet savaşı veriyor, Fransa doğu Akdeniz petrol anlaşmazlıklarında Türkiye’ye karşı Yunanistan’ı destekliyor ve Amerika, Suriye’de Türkiye’nin karşı çıktığı terör örgütünü PKK/PYD’yi destekliyor. Ermenistan, Doğu Akdeniz’de Yunanistan’a desteğini açıkladı ve Azerbaycan Türkiye’yi desteklediğini açıkladı.

Karadeniz’in diğer ucunda, ABD ve İngiliz birlikleri geçen hafta Alman, Polonyalı ve Litvanyalı danışmanlarla birlikte Ukrayna ile ortak tatbikatlar gerçekleştirdi. PKK’lı teröristler ve Lübnan’daki bir bölüm ermeni Ermenistan’a getirdi. 

Ermeni ve Azeri yetkililerin açıklamaları, topyekûn bölgesel ve hatta küresel savaşın Güney Kafkasya›da gerçek ve yakın bir tehlike olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu bağlamda Kafkasya’nın küçük bir Ortadoğu’ya dönüşmesi kaçınılmaz gözüküyor. Ancak Kafkasya’da, Suriye ve Doğu Akdeniz’de de artan savaş tehlikesi, COVID-19 salgını dolayısıyla uluslararası hareket etmenin zorluğunu ortaya koyuyor. Dualarımız Azerbaycanlı kardaşlarımız için olsun, Vesselam. 

 

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Rıfat

30 Eylül 2020 00:20

Necati sen ne içiyorsun öyle?

Rıfat

29 Eylül 2020 23:31

Turgut ertav Ermenistan ı savunan bir adamın bir de kamalist olması ne büyük çelişki? Sonra kripto diyince kızıyorsun!..

Necati

29 Eylül 2020 22:24

Yakın zamanda bizimkiler Ermeni soykirimi vardır deyip özür dilemislerdi değil mi?  

Rıfat

29 Eylül 2020 20:01

Turgut ertav sen ve senin gibi kamalistler m.kamal dan başkasını bilmezsiniz, sizin için tarih demek kamal demek, o da doğru öğretilse keşke!

turgut ertav

29 Eylül 2020 19:28

Yüreğin yetiyorsa Boy aynasına bak.Kriptoyu orada görürsün.Yalan söyleyen tarihinizi de okudum.İçi hamasetler, masallar,iftralar,uydurulmuş şehir efsaneleri ile dop dolu.Hepsini içinden ayıklasanız ,geriye tarihiniz kalmaz.

Rıfat

29 Eylül 2020 18:35

Turgut ertav yoksa sen kripto musun?

Rıfat

29 Eylül 2020 18:09

Turgut ertav o söz Türkiye yi pasifize etmek için uydurulmuş bir söz, ama hala sen bunu anlayamamışsın, gerçekleri oku araştır biraz!..

turgut ertav

29 Eylül 2020 15:54

 Saygılar.

turgut ertav

29 Eylül 2020 13:37

Barışa soyundum Rıfat.Atatürk ün söylediği gibi; Yurtta barış, dünyada barış için çalışıyoruz.* 

Rıfat

29 Eylül 2020 12:35

Turgut ertav bugün de ermeniseviciliğine soyunmuşsun, pes doğrusu!..

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle