--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Erdoğan, prangalarından kurtulmalı

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
44

Türkiye’de bir süredir sesiz sedasız giden bir gündem var. Anlaşılan büyük bir paradigma değişim talebi ile bu değişime direnç gösterenler arasında bir çekişme/pazarlık söz konusu. ABD seçim sonuçlarının belirginleşmesiyle ortaya çıkan süreç; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığından ayrılmasını takiben ekonomi bürokrasisinde bir dizi değişikliğe gidilmesi ve hemen ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “hukuk, ekonomi ve demokraside” yeni bir reform dalgası başlatacağını ilan etmesiyle devam etti.

Ancak bu eko-politik değişim adım ve söylemlerine karşı AK Parti kurucularından ve Cumhurbaşkanı YİK üyelerinden Bülent Arınç’ın açıklamalarından sonra o görevinden istifa etmesi; Arınç’a en çok MHP’nin tepki göstermesi ve Alaattin Çakıcı’nın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alan açıklamalarıyla devam etmişti.

Aslında bu fotoğrafı daha önce de görmüştük. Nasıl mı? Hatırlarsanız İstanbul 2019 seçimlerinden sonra da Sayın Erdoğan ‘değişim’ temelinde eko-politik ve hukuk temelinde çeşitli yenileme adımlarından bahsetmiş; ardından CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na Ankara-Çubuk’ta yumruklu bir saldırı düzenlenmişti.

Özetle Erdoğan, ne zaman hukuk, ekonomi ve demokraside reformist adımlar veya kabineyle ilgili bir değişim iddiaları gündeme getirse Kılıçdaroğlu sahneye çıkıyor ve kendisi bir şekilde tehdit veya darpa uğruyor. Yani Kılıçdaroğlu üzerinden Erdoğan tehdit ediliyor. ‘Kılıçdaroğlu’na söylüyorum Erdoğan anlasın’ tarzı bir durum ile karşı karşıyayız. Aslında teorik olarak bu anlattıklarımız kocaman bir çelişki gibi görünüyor. Ana muhalefet partisi başkanı üzerinden iktidarın başı Erdoğan, neden değişim adımları atılmasına izin verilmesin ki veya muhalefetin başına gelen bir olay Erdoğan’a yönelik bir tehdit algılansın ki.

Ancak teorikde mümkün olmayan pratikte pekâlâ böyle işliyor. Belki bu analizi ispat edemiyoruz. Ancak sonuçları üzerinden bir değerlendirme yapabiliyoruz. Erdoğan ve AK Parti iktidarının ortağı görünen MHP ve mahfilleri bir şekilde Erdoğan’ın değişim adımları atmasından rahatsızlık duyuyor. Üstelik bu rahatsızlığını açıkça da beyan ediyorlar. Ancak muhafazakâr taban başta olmak üzere AK Parti teşkilatı, bürokrasi, ekonomi çevreleri, medya, STK’larda açıktan olmasa da yüksek bir homurdanmayla güçlü bir değişim talebi her yerde isteniyor. Aslında AK Parti’den yavrulayan iki parti de bu nedenle ayrılmadı mı?

Erdoğan, değişimin ilk adımını kendisinden başlatarak yaptı. Yani Berat Albayrak’ın icra makamından ayrılmasını, aslında ekonomi ve siyaset satın alarak bu değişime olumlu tepki verdi. Ancak bir el Erdoğan’ın daha fazla sınırı aşmasını istemiyor. Bu gizli elin ne olduğunu ve ne için yaptığını bilmiyoruz. Ancak görünürdeki fotoğrafı MHP ve Devlet Bahçeli dolduruyor diyenlere kulak vermek gerekir.

15 Temmuz darbe kalkışmasıyla başlayan MHP+AK Parti Cumhur ortaklığı resmen olmasa da psikolojik olarak bitmiş durumda diyenlerin tespitlerini de yabana atmamak gerekir. Kısa vadede Türkiye’nin içine düşmüş olduğu durumda ittifak pekâlâ yararlı olmuş olsa da; uzun vadede Türkiye’nin Erdoğan’ın ve Muhafazakâr tabanın ihtiyaçlarına cevap vermekten çok uzaklaştı. Bunun üstüne AK Parti’nin içindeki bazı menfaatçilerin bu ittifak sayesinde hayat bulmasını eklediğimizde Erdoğan ve AK Parti için MHP bir prangadan öteye gitmiyor.

Sayın Erdoğan, 18 yıllık iktidarını aslında reformist ve yenilikçi, kalkınma odaklı ve insana dokunan şefkatli yönüyle gücüne güç kattı. Bugüne kadar onlarca kez seçimleri tek başına ve ortaksız kazandı. Geldiğimiz an itibariyle FETÖ’den doğan zaruriyet, MHP ve Vatan Partisi’nden ötürü mahcubiyete götürüyor; AK Parti tabanında..

Sayın Erdoğan, artık bağımsız adımlar atmalı. İttifakın geleceğini Erdoğan ve AK Parti değil; koalisyon küçük ortakları düşünmelidir. Erdoğan, Türk siyasetinin halen ‘en güvenilir’ ve ‘en samimi’ aktörü durumundadır. Bunun için Erdoğan, parçalı ve bağımsız bir muhalif milletvekilleri üzerinden AK Parti’ye eklemlenen milletvekillileri mi bulur? Yoksa başka partilerle mi ittifak yapar? Bilmiyoruz. Açıkçası bu ittifakı gerçekleştirebilecek parlamento da siyasi bir ortam da yok. 

Ancak mevcut görüntü çok net bir şekilde Erdoğan’a ve AK Parti’ye zarar verdiği açık. 2019 yerel seçimleri, 2 adet İstanbul seçimleri ve referandum süreçlerinde beklenen oyların alınmamasını eklediğimizde bu ittifakın tabanda karşılığı bulduğu da tartışmalı. Üstelik devlet bürokrasisinin işlevsizliğini de eklediğimizde ittifak, artık tükenmişlik içindedir.  Erdoğan, bugüne kadar birçok zorluğu millet sayesinde atlattı. Kendisine yönelik birçok yalan-iftira ve çeşitli suçlamayı tanımadığı milyonların desteğiyle aştı.

Bugün geldiğimiz noktada Erdoğan’ın bir değişim arzusunda olduğunu anlıyoruz. Bunu nasıl ve kiminle gerçekleştirir bilmiyoruz ama beklentinin satın alınacağından şüphe duymamasını tavsiye ederiz. En azından ilk tepkiler olumlu. Erdoğan bir politik tehdidin veya şantajın ortasında anlaşılan. Ama kanıtlayamadığımız bir milliyetçi-NATOTÜRKÇÜ kuşatmanın ortasında kalmış durumda. Medya ve bürokrasi başta olmak üzere toplumun artık bıkkınlık getiren kişi, kurum ve politikalardan Erdoğan’ın uzaklaştıkça gücüne güç katacağı ve düşmanlarına korku vereceği aşikâr. Aksi durumda bu prangalar daha büyük ve kalıcı nefretlerin oluşmasına ve inandırıcılığın kaybolmasına neden olur. Vesselam.

 

Yorumlar

(44)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ali Gülüser

13 Aralık 2020 15:05

Aynı yolda değilim seninle..

Ali Gülüser

13 Aralık 2020 14:35

Uzun uzun yazmaya gerek yok,biz hep aynı yerdeyiz.. 

Gökhan KALKAN

12 Aralık 2020 14:43

görüşlerinize katılmıyorum sabri bey,bu birliktelik Türkiye ye her konuda çağ atlatmıştır.Sizin istediğiniz veya görüşünüz olanı oda tv ve ipçiler balıklama atlıyor.söylemleriniz davutoğlu,babacan,kılıçtaroğlu söylemleri ile maalesef örtüşüyor..bence olmadı cumhur ittifakı yaşamalıdır.programlarınızı takdir ile izleyen birisi olarak bunu yazıyorum..

Doğruya Doğru

10 Aralık 2020 15:09

Iki dünya görüşü de usdan uzaktır. Akp halktan uzaklaşmıştır. Reform için çok geç, zaten kendinize reform yapamazsınız. Uzun süredir iktidarda olan ama oyu düşmüş bir parti var karşımızda. Halkının bir kısmı korku içinde yaşayan bir devlet. Korkulara geçim sıkıntısı eklenmiş. Belediye seçimlerinde gördük. Halk eğitimde, ekonomi de ve yargıda değişim bekliyor. Dış politika ile iç sorunları gölgelemek bi yere kadar.

Hakan

10 Aralık 2020 08:54

Doğruları ve gerçekleri yazdığınız için Allah sizden razı olsun. Rabbim kaleminize güç kuvvet versin.

AYHAN

9 Aralık 2020 01:38

Ben bir süredir ısrarla Tgrt habertürkleşiyor diye ifade ederken bu kervana Akit de mi ekleniyor ne.Yahu karşınızdakiler tecavüzcüye bile sahip çıkarken Mhp ile ne alıp veremediğiniz var.

Mertcan

9 Aralık 2020 01:00

Merhaba, yazınız yerinde olmuş bence, daha önce ak partiye oyumu verirdim, çünkü ak parti ve Sayın cumhurbaşkanınımız Erdoğan, türkiyeye demokrasi reformu yaptı, daha önce, ne zaman mhp ile birlikte oldu, oyumu vermedim, mhp, akp nin önünü kesiyor, AKP milliyetçi parti değildir, akp demokrasi ve özgürlük için mücadele veren parti olması lazım, olması gereken budur, daha önce yaptığı gibi, Eğer akp mhp den ayrılırsa, akp ye yine oyumu veririm, biliyorum, Sayın cumhurbaşkanım Erdoğan devamlı demokrasi özgürlük tatafindandır, Saygılar

Esinti 1461

9 Aralık 2020 00:33

Hey ağzına sağlık ilk defa biri doğruları dile getirdi. Bahcelinin hele helede perinçek denen adamın bu ülkeye ne faydası olmuş.Her girdiği seçimi kazanan bu halkın bunca yıldır teveccühünü almış bi lider varken bahçeli kim perinçek kim Allah aşkına. Resmen siyaseten ipotek koymaya çalışıyorlar Akpartiye maalesef bu bahsettiğim kisi ve avaneleri...eğer bu devam ederse R.T.E. emeklerine ve ak partiye yazik olur..bu cevreler i.b.b. secimlerini bile bile chp ye verdiler (ornek;turgay gulerin o zamanki yayınına bakabilirler merak edenler)..medyası ile bazi bakanları ile cikarcilari ile bi reform şart. Yuzde 10 bile oy alamayan bi parti bunca yillik iktidara dayatma yapmamalı. Ozelliklede medyada temizlik sart..vesselam

Ervan

9 Aralık 2020 00:30

Erdoğan akp kadem vb. prangasından kurtulsa tamamdır.

GERÇEK

8 Aralık 2020 23:52

 Biden ve avânesi Erdoğan üzerinden Cumhur ittifakına zarar veremiyoruz en iyisi MHP üzerinden bu ittifakı dağıtalım dediği defalarca başında çıkmışken, sen MHK'nın Erdoğan'a yük olduğu gibi bir hezeyan kapılmışsın.  

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle