--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dava aşkı ve 2001 Erdoğan’ı…

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
16

Türkiye, aylardır Akdeniz ve Ege ile meşgul bir şekilde, uluslararası mücadele peşinde koşarken iç gündem ve siyaset aklının hiç boş durmadığını gözlemledim.

Dış politikada, güç ve ekonomi ile kendini ispatlamaya çalışan Türkiye’nin yanında muhalefetin düzenlediği manası olmayan anketleri, kurultaylarda iktidarı diline dolamasını, anket firmalarının devamlı yeni sonuçlar açıklamasını, yeni siyasi partilerin kurulmasını saymakla bitmez…

Güçlü Türkiye olma yolunda iç siyasette muhalefet ile savaş verirken bir yandan da Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un, Türkiye’nin iç siyasetine karışma çabaları entrikada sınır tanımadıklarının bir delili, etik kuralların ne kadar hiçe sayıldığının bir göstergesidir. 

Hanımlar, Beyler;

Gün geçtikçe sert siyaset dilinden arınmamız gerekirken, bu manzaralarla karşılaştıkça dozajı da artırmak durumunda kalıyoruz. 

Siyasetin zirvesinde bulunmak zor ve bedel isteyen bir şeydir… 

Günlerdir Ak Parti teşkilatları tarafından yoğun bir mesaj trafiğine tutuluyorum. ‘Endişelerimizi dile getirin, sesimizi duyurun’ gibi çağrılar alıyorum. Peki, nedir Ak Parti teşkilatlarının endişesi? Bu soruyu sorduğumuz zaman ardı arkası kesilmeyen bir endişeler silsilesi ile karşılaşıyoruz. 

-Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın milli duruşuna karşı bir sevginin karşılığında ikiyüzlü yaklaşımlar,

- Onurlu bir iç ve dış politika için verilen mücadele sonucunda elde edilen kazanımların ikili politikalara kurban gitmesi,

- Dış politika kaynaklı gelecek kaygısı

… gibi birçok endişenin arka arkaya sıralandığını söyleyebilirim.

Dünyanın şu anda içinde bulunduğu çıkmazın Türkiye’ye sıçramasından korkulması da endişelerin en büyükleri arasında yer alıyor. 

Ak Parti teşkilatlarının ve teşkilat mensuplarının endişelerine biraz kulak vermenin; ülkenin ileride içinde bulunacağı konuma bugün hangi hataların sebep olduğunu görmek açısından değerli olduğunu düşünüyorum.

Mahalle ve ilçe yöneticilerinin en çok şikayetçi olduğu konuların başında semt pazarlarında, gıda fiyatlarındaki artış geliyor…

Adil kararlarda dengesizlik, suçlar ile mücadelede caydırıcılığın yetersizliği, kadın cinayetleri ile ilgili çözüm odaklı çalışmanın yapılmaması, İstanbul Sözleşmesi’nin tehlikeli maddelerinin revize edilmemesi…

Pandemi sürecini fırsata çevirebilmek hâlâ mümkün iken piyasada durgunlaşmaya gidecek adımlar atılması…

Ak Parti vizyonundan uzak olan ve alan kazanmaya çalışan bazı odakların emniyeti kendilerine göre şekillendirmesi…

Emniyet içinde yeniden yapılanma oluşturacak grupların tespitinin vaktinde yapılmaması…

Burada da özellikle belirtmek istiyorum ki; Emniyete şu an en çok sızma rütbeli personelde yer alıyor. Milli Savunma ve Emniyet Teşkilatı, kolluk kuvvetlerini seçerken daha hassas davranmalıdır.

Milliyetçi görünen sözde Atatürk devrimlerine bağlı tiplemelerin birçok kuruma sızması…

Şu anda ülkemiz, Osmanlı’nın son dönemi gibi…  Şahsi menfaatler ve işler, davanın önüne geçmiş durumda.

Ak Parti’nin içerisinde bulunan şahıslar şu anda dava ve milli şuur bilinciyle değil, tamamen şahsi menfaatler uğruna parti içerisine yerleşmiş durumda. Birçok kesimin tek derdi çevre edinmek, para kazanmak, iş bulmak olmuş ne yazık ki…

Bu da ortaya farklı bir yapılanmayı çıkarıyor diyebilir ve hatta FETÖ örneğini verebiliriz. 

Zamanında FETÖ de “İbadet, Ticaret ve İhanet” sıralaması ile gitmişti…

Dileğimiz odur ki; Ak Parti’de tekrar 2001 misyon ve sorumlulukları üstlenilebilir. Kadrolarını revize etmiş bir Ak Parti’ye ihtiyaç var. Protokollerden inmeyen aKePe’lilere değil…

Birileri rezidanslar kiralayıp, pırlanta kol düğmeleri takacak diye bir dava böyle heba edilmemeli. Mental yorgunluk tavan yapmış durumda. Teşkilatlarda duyarlı üyelerin sesine kulak verilirse, gereğinin yapılması karşılığında sonuçların daha farklı olacağı inancındayız.

İl-ilçe teşkilatları önceden bir devlet kurumu gibi hınca hınç kalabalıktı. Her önünden geçtiğimizde pozitif bir yaklaşım ve samimiyet varken şimdi bakıldığında kapılar kapalı…

Milletin derdine derman olacaklarına kendi şahsi çıkarlarının peşinde koşmaktalar.

Bir hanede kadın kale ise kale içten fethedilir mantığını kavrayamayan bir ‘Kadın Kolları’ ile karşı karşıya bir durum var. Kadın Kolları’nın yetersiz çalışmalarının yanında tek dertlerinin cüzdanlarını korumak olduğu görmek bu davayı yıpratan en önemli unsurlardan biridir. Görmezden gelerek Polyannacılık oynamak ancak ülkeye zarar verir.

Büyük Türkiye yolunda ilerlemenin yolu, bizleri ileriye taşıyacak olan zihniyetleri yakınımızda tutmaktır. Genç düşmanlar elde etmek değil. Bu ülkenin geleceği için çalışıldığı takdirde böyle bir kaygı yaşanmamaya başlayacaktır. Şahsi menfaatler bir kenara bırakılıp, tekrar 2001’deki gibi vatandaşın derdiyle dertlenilen bir teşkilat yapılanması görmek dileğiyle…

Vesselam…

 

Yorumlar

(16)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Reis

22 Eylül 2020 23:33

Ben ömrünün 45 yılını İslam mücadelesiyle geçirmiş biriyim.hayat felsefemde aç ölürüm ama şerefsiz ölmem sözüdür.ben bu günkü müslüman geçinenleri gördükçe kahroluyorum.bunların gaileleri masa,kasa,nisa imiş.ahiretlerini ise Allah bilir. Son sözüm şu temennim mümin olarak emaneti teslim etmek ve ağızdaki imanı kalbe ve oradanda hale indirmiş olanlardan olmak... kimse samimi olarak Ömer falan aradığı yok 

osman se vinç

22 Eylül 2020 23:12

Eskiden insanlar allah rizasi için çalışırdı şimdi para ve makam için

Ervan

22 Eylül 2020 23:10

Sayın yazar çok iyi niyetli ama akp de teşkilat yok ki hangi tespitler hangi sorunlar yansısın.  

Aslan akbey

22 Eylül 2020 21:08

Akp ye kadın kolları yüzünden oy vermem. Dindarlarda vermez vermesin de. Doğalgazsiz da yasariz odun kömür yakarız. Ama ailesiz ve şerefsizce yaşayamayız. Abdurrahman dilipaklari arıyoruz. Tayyip önerileri ayarları arıyorum diyor ama omerleri de 81 vilayette birden dava ediyor. Böyle yaparken yanlışa yanlış diyen omerleri mi bulacak. Yoksa her politikaya alkış tutacak kayra ları tugceleri canberkleri mi bulacak. 

Fikret

22 Eylül 2020 20:23

Yazıyı Davutoğlu yazmış sandım bir an.

Tacettin

22 Eylül 2020 17:23

Siz necisiniz?

celil yağmuroğlu

22 Eylül 2020 15:19

Sayın Sabri Bey çok güzel bir konuya değinmişsiniz, Bu konu yalnız AK Partiyi ilgilendirmiyor bütün Türkiyeyi ilgilendiriyor.Biz Türk Milleti olarak okuyan ve araştıran bir millet değiliz, Ör neyin Biz Türkler tarih yapar ama Tarihini yazmayan bir milletiz bunuda bırak tarihini yıkıp toprağa gömen bir milletiz..Bunun çok örnekleri var ne tarihi Camilerimizi ve eserlerimizi yıktık..Bizler yanlız Tarihi eserlerimizi yıkmadık...İNSANIMIZ HAYALLERİNİ VE DEĞERLERİNİ YIKTIK.. BUNU DEFALARCA YAZDIM.. .NASIL,MI... BİRİNCİ: Haçlılar ve İngilizler Endülüs FİTNE VE FESATLA YIKTILAR...Osmanlıyı yıkmak için bunu denediler olmadı çünkü Osmanlı İnsanın.nın DİNİNE VE İMANINA ÇOK BAĞLI OLDUKLARINI GÖRDÜLER...Senelerce bunu alt yapısını hazırladılar, Bu konuda ingiltere,de ( DOĞU SÖMÜRGE BAKANLIĞI ) Kurdular ve 5000 ajan gönderdiler..Bir sürü Din adamı yetiştirdiler bizim din adamlarından daha üstün hocalarının hepsi Mısırlı hocalar ve bu hocalar Arapça ve Türkçe okulunda değişik şivelerle yetiştiriliyor..Ör neyin Karslı şivesi ile konuşa İstanbul'a gönderiliyordu..Şüphe uyandırmasın..Çok örnekler vere bilirim.. İKİNCİ:Dernekler.Vakıflar, gençlik kolları,jön Türkler ve Meşhur İTTİHAT VE TERAKKİ CEMİYETİ((((( BUNLARIN HEPSİNİN BAŞINDA İNGİLİZ VE SİYONİSTLER ))))) Vardı bunlar yönlendiriliyordu,,Osmanlıdan okumak için gelenlerin ayağına kırmızı halı seriyorlardı,,Beyinlerini yıkıyorlardı, Osmanlı Aleyhine yazılar .Şiirler ..Karikatürler çizdiler,,Dinciler yobaz dediler..eğlendirdiler ,yedirip içerdiler,..ARTIK HÜRRİYET VE İSTİKLAL İSTEDİLER..ARTIK BİZLER AVRUPALIYIZ DEDİLER.. TANZİMAT ,,ISLAHAT..İSTİYORUZ..DEDİLER...BUNLARIN İÇİNDE ..ERMENİ ..RUM VE SABATAİSTLER..VE BEYNİ YIKANMIŞ TÜRKLER.. Bu arada İttihatçılar hilafeti kaldırdılar, ZEMİNİ SAĞLAM ETMEK İçin Uyduruk bir istiklal Savaşı çıkardılar, Bir Lider gerekir oda daha önceden hazırlanmış, Milleti ve Din adamlarını kullanarak savaşa sürdüler, uyduruk cilalanmış parlatılmış bir lider çıktı ortaya. Millet yorgun ne olduğunu bilmiyor,Medeni olmamız gerek..Avrupa ve kanunlar Avrupalı oldu.. DİN, İMAN VE KURAN ELDEN GİTTİ..ÇÜNKÜ LAİK BİR ÜLKE OLDUK..BİR ŞAPKA İÇİN ONLAR İNSANIMIZI ASTILAR,,KURAN MAĞARADA SAKLANDI ,,.BİN YILLIK .. İSLAM.. MEDENİYETİ VE TÜRKÇÜLÜKLE ELDEN GİTTİ... AİLE YAPISI KÖKTEN GİTTİ...TÜRK TOPLUMU ARASINDA AYRIŞMA VE KUTUPLAŞMA YARATIRLAR...623 SENELİK BİR İMPARATORU...10..SENEDE DEĞİŞTİRDİLER..250 SENEDE TÜRK İNSANININ FORMATI DEĞİŞTİRİLDİ....BUNU ONARMAK KOLAY DEĞİL..ASIL BUNU TARTIŞMAMIZ GEREK...HEP ORTASINDAN VEYA SONUNDAN TARTIŞIYORUZ....GEÇEN ..DERİN KUTU PROGRAMINDA...DEĞERLİ TARİHÇİ..EBUBEKİR SOFUOĞLU,,, DEĞİNDİ..AMA KİMSE ANLAMADI...ANLAMAZLAR...BU KONUYU KÖKÜNDEN TARTIŞILACAKTIR...Vesselam

Ademoğlu

22 Eylül 2020 13:06

32 yaşındayım yanlış bir evlilik yaptım...4 yıldır mahkemedeyim..boşanamıyorum..karşı taraf 300 milyar istiyor..benim o kadar paramyok .hakkı neyse tabiki alsın ama 2 senedir de istinafta bekliyorum..Bitmiyor bitmiyor..Allah nasib ederse yeni bir yuva kurup çoluk çocuğa karışmak istiyorum..Sağlıklı bir bireyim..harama tevessül etmiyorum fakat daha nereye kadar sabredeceğim.evlenmek isteyen aday çok fakat boşanmadığım için kimse yanaşmıyor ..yeteeeeeeerrrrr artık...boşayın beni..Allahım kim beni harama zorluyorsa onları helak eyle...Bu sistem insanlar haram yaşasın diyevar ben onu anladım....helale karşı bir sistem..Lanet olsunistanbul sözleşmesi..

Hala umut varmi ?

22 Eylül 2020 10:47

Siz de hala umut varmi ? Bunca yil oldu dile kolay 19 sene ne hayaller vardi ne umutlar ne büyük bi aşk bir şeyi çok sevmemek gerekiyormuş çok bağlanmamak sonra hayal kırıklığı yikici oluyor Bi dava partisisinin yillar icinde nasil bi menfaat parti si olduğunu izledim Eskiden reis konusur biz dinlerken ağlardik ne günlerdi şimdi reis konuşuyor. Aklima İstanbul sözlesmesi geliyor suresiz nafaka geliyor kadem geliyor erken evlendigi icin hapis yatanlar geliyor ama ünide kiz erkek beraber eve cikmak serbest ona karisilmaz berbat eğitim ve adalet sistemi geliyor çikar menfaat geliyor islamdan uzaklasan toplum ve gençlik geliyor çöken aile kurumu geliyor. Hirsizlarin cezasiz kalmasi geliyor dava adamlarina 81 ilde dava açilmasi geliyor İmam Hatip ler bile bi acayip oldular Benim artik umudum kalmadi kusura bakmayin ne reisten ne partiden vallahi kalmadi billahi kalmadi tillahi kalmadi sen şimdi köpru yapsan yol yapsan ne yapmasan ne. Herşey inşaattan betondan ibaret degil Editör kadeş Allah rizasi icin biraz cesaretli olun ya Haksızlık karsisinda susan dilsiz şeytandır diyor bizim Peygamberimiz sav. Susalim mi yani

SOKAĞIN SESİ

22 Eylül 2020 10:46

BİNLERCE FETO ABLASI ŞU SIRALAR NELER YAPIYORLAR? MAALESEF KADIN KOLLARI ONLARIN ETKİSİ ALTINDA. 2011'DEN ÖNCE KARI KOCA KAPI KAPI OY TOPLUYORLARDI! 2011'DEN SONRA AK PARTİ'YE İÇERİDEN DEVİRMEK İÇİN ÇALIŞMAYA BAŞLADILAR! İÇİMİZDEKİ AKP'LİLER! AK PARTİ'Yİ İÇERİDEKİ FETO ABLALARI, BÜLENT VE ARKADAŞLARI BİTİRECEK. DOST ACI SÖYLER. 2023 TEHLİKEDE! AMERİKA 15 TEMMUZU, KESİNLİKLE SANDIKLARA TEKNOLOJİ İLE MÜDAHALE EDECEKTİR! TIPKI İSTANBUL SEÇİMLERİNDE OLDUĞU GİBİ! SEÇİMLERDEN 3 AY ÖNCE ANKARA-İSTANBUL BURSA'YI ALDIK DİYE KONUŞULUYORDU! (BURSA'YI NASIL ALAMADIK DİYE ŞAŞIRDILAR) YANİ SEÇİMLERİ ÖNCEDEN GARANTİ GÖRÜYORLARDI! (TEKNOLOJİ İLE RUSLARIN, AMERİKAN SEÇİMLERİNE MÜDAHALE ETTİĞİNİ SÖYLEYENLER, TÜRKİYE CUMHURİYETİ SEÇİMLERİNE HAYLİ HAYLİ MÜDAHALE EDERLER)

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle