--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bilgi çağında molla melle olmak?

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
20

Bilgi çağını yaşamamız nedeniyle teknolojik gelişmeler de süratle artmaktadır. Yapılan çalışmalarla Allah’ın kullarını kontrol altına aldığı gibi toplulukları yönetiyorlar. Sanal zekâ çalışmaları bundan dolayı biteviye devam etmektedir.

Gerek teknolojik, gerekse biyokimya gelişmeleri ile artık insanların karakterleri, düşünceleri kolaylıkla tespit edilmektedir. Cep telefonlarındaki gelişmeler hızla devam ederken, daha da ileri safhalara ulaşılacak ve belki de aldığımız nefes bile bilinir hale gelecektir. 

Evrende hiçbir şeyin kaybolmadığı anlayışıyla bunlar bir taraftan Hz. Peygamberimizin sesini uzayda ararken, diğer taraftan da Allah’ı aramaya başlayacaklardır. Anlayabildiğimiz kadarıyla Sidretü’l-Münteha’ya kadar yaklaştılar bile. Buna mukabil, bizdeki bazı âlimler hâlâ Bizans’ın fethinden önce, kiliselerde melekler erkek mi dişi mi saçmalığı içinde yapılan yorumlara benzer yorumlar yapmaktadır.

Teknik bilgiden yoksun, astronomiden habersiz, tefekkür kabiliyeti olmayan, sadece emsile-bina okumayı yeterli bulan, ancak Kur’an-ı Kerim’den istifade ile bir icatta bulunamayan bu akıl fukaraları, doğru-yanlış kıyaslamalarla milleti avutmaya çalışmaktadırlar. Birileri her türlü ilmi çalışmalarda zirve yaparken, bizimkilerin birçoğu da hurafelerle milleti yönlendirmeye, ürkütmeye çalışmaktadır. 

Nitekim bunca ilahiyatçı, medrese eğitimli insanlarımız varken, teknolojik bir proje ile ilgilenen var mıdır bilmiyorum? Üstelik geçmişte bunların temellerini bizim âlimlerimiz atmışken… İslam’ın anlatılması bakımından da maalesef aralarında birliktelik yoktur. Hafızayı beşerden belki haberiniz yoktur size hatırlatmak isterim, alın size aydın âlimlerimiz, İbn-i Hayyan, El-Hârizmî, El-Kindî, Zekeriyyâ er Râzî, El-Battanî, Farabî, İbn-i Heysem, El – Birunî, nerde o tarih yazan İslam düşünürleri, artık bu cahiliye dönemine son verip uyanma zamanı…

Çoğu zaman ilmi yetersiz, süslüman, titri bol sözde İslami aydınlarımız(!) TV ekranlarında laklaka ile meşguldürler. Makamlarına bakınca Profesör, Doçent, Doktor, Uzman payesinde ama işlerine, konuşmalarına baktıkça sadra şifa bir önerileri yoktur. Daha da kötüsü, uzay çalışmaları yapanların önünü kesmek için verdikleri fetvalarla çabaları cümlenin malumudur.

Eloğlu Allah’ı arayacak duruma gelmişken, biz ise acınacak bir durumdayız. Diğerlerinin çalışmaları nereye varır bilinmez ama gayretlerini takdir etmek gerekir. Zira bunlar her yıl, çalışmalarıyla gündemde oluyorlar. Açıklamalarıyla milletlerini bilgilendirmekte iken, ülkemiz profesörleri derin uykuda olduğu için, bilimsel gelişmelerden kopuk bir hayat sürmektedirler.

Zira Ay’a iniş yapan onlar, mikro kimyada söz sahibi olan onlar, matematikte zirve yapan onlar, icat üstüne icatlarda bulunan onlar, insanı kontrol altına alan onlar, astronomi, fizik, biyoloji meselelerinde yeni keşiflerin peşinde koşan onlar, antropolojide, hava akımlarında, denizlerde yenilikleri arayan onlar. 

Ülkenin ve milletin siyasi, sosyal, ekonomik, askeri, hukuki ve kültürel inançları istikametinde çalışmayan, felaket tellallığı yapan, milli ve yerli kalkınmaya destek vermeyen, ülkemin statükocu aydın diye geçinen siyasi dinozorlardır. Bu vesileyle toplumun dinamik gücü olan seçmen ciddi bir şekilde bütün siyasal hareketlere dayak atması zorunludur.

Atatürk’ü ilahlaştırmaya çalışan, peygamber diyecek kadar dengesini kaybeden, dinden imandan, ahlaktan nasipsiz eblehlerin, Atatürk’ün manevi şahsına hakaret ettiklerini idrak edemeyecek cehalet bataklığına düşmüş, kurtarılmak için şuurlu Müslümanların eline kalmış oldukları unutulmamalıdır. Müslümanlar medeni bir topluluktur. Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet olarak var edildiniz.., 

İslam dinini gericilikle suçlayan sözde aydınlar, Müslümanları cahillikle suçlayanlar, cehalet çukuru içinde olduklarını göremezler. Yüce Allah şöyle buyuruyor; Müslümanlar, insanlığın iyiliği için yaratılarak yeryüzüne çıkarılmış hayırlı bir topluluktur, doğru olanı emreder, kötülükten men eder.

Bizler de sadece yerinde saymada rekor üstüne rekor kırıyoruz. Dedikoduda herkesin önünde olan bizler. Bu nasıl bir Müslümanlık ve insanlık alametidir ki fitneye vesveseye esir olacak kadar aciz kullardan olduk? Bugün Batı’nın araştırma konusu olan birçok husus, mugayyebâttandır. 

Onun için Allah’ı bulma aşamaları imkânsızdır. Ama onlar uğraşıyor, biz ise halen molla yani melle kavramını bir üste taşıyamıyoruz. İnsanlığımıza modern tıp, bilim, fizik veya kuantumu sunamıyoruzb Allah’ı bulmak, ilmi gerçek manada okuyup gençliğimize anlatmak gereklidir. Gerzek bir kafa ile ilim ve irfandan çocuklarımızı uzak tutmak, İslam’a en büyük ihanettir. Vesselam…

 

Yorumlar

(20)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Gul

14 Eylül 2021 07:29

Adı 3 harfli olup da her köşe başını tutan piyasayı kontrol altına alan ,istediği gibi oynayan , müslüman kardesler dediklerimiz şimdi bizi vuruyor. Bunların önü kesilmeli. Zaten dükkanlarında 4 kişi ancak çalıştırıyorlar. İstihdama fazla katkilarida yok. Cingöz hepsi de.

Selman Ceylan

8 Eylül 2021 02:23

Sorun müslümanların İslâmdan uzak eğitim, hukuk, devlet sistemlerine sahip olmasıdır.

Fazıl akbulut

7 Eylül 2021 23:13

Selamun aleyküm. Akit tv programıyla gündemi takip ediyorum.

Bu vatanlı

7 Eylül 2021 20:59

Sayın sabri abi sizden bir ricam var şu diyanete nikah kıyma yetkisi verildide neden bu nikah kıymsyı sadece haftanın iki gününe sıkıştırıyorlar. Vstandaşlar bu konuda sıkıntılı ve kızgınlar. Müftülük keyfi uygulamalar yapıyor. Bu konuyu bir araştırırsanız seviniriz.

Ozhan Kaymaz

7 Eylül 2021 20:50

Ibn-i Sina'yi neden anmadiginizi anlayamadim. "Tibbin Kanunu" adli kitabi bir kac asir oncesine kadar dunyanin her tarafindaki tip mekteplerinde/fakultelerinde birinci derece 'basvuru kitabi' olarak kullaniliyordu. "Anlayamadim" demistim ama belki de Ibn-i Sina'nin tip alimi olmasin ilaveten "filozof" olmasi size mani olmustur; Er Razi'yi de benzer saiklerle gormezden gelmissiniz.

Arif.

7 Eylül 2021 19:31

Sayın yazar, eskiyle yeniyi kıyas etmeniz ilginç. Eskiden devlet din düşmanı değildi ve ilim adamlarını destekliyordu. Şimdi ise yeni yeni desteklenmekte (demeyi çok isterdim!). Hatta din adamları doğruyu söyledi diye sürülmekte.  

Fira

7 Eylül 2021 17:00

Yürekten teşekkür ederim... işte bu...

Doğrusu...

7 Eylül 2021 16:26

Allâh teâlâ her yerde hâzır ve nâzırdır. O'na zamân ü mekân da izâfe edilmez... 

OLDUĞU

7 Eylül 2021 15:48

AKLIN BİLMİN OLMADIĞI YERDE SEFALET OLUR MÜSLÜMAN ÜLKELERDE OLDUĞU GİBİ

ciddi bir yaraya dokundunuz sayin yazar...

7 Eylül 2021 14:05

dunyevi, mesleki, maddi araclari, unvani, statuyu, makami, parayi, amac edinmek, putlastirmak, ilahlastirmak, dunyavi basamak yapma firsati bellemek, fetisizm.... GERCEK MUSLUMANIN VARLIKLA, GÜCLE IMTIHANI GERCEKTEN COK DAHA AGIR, DAHA ZOR, GORUNTULER COK COK UZUCU.. Allah islah etsin

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle