--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Besleme medyadan milli medya olur mu?

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
13

Medya ekonomisi alanında çalışan araştırmacılar günümüz medya piyasasını hiç olmadığı kadar istikrarsız olarak nitelendirmekteler. Kamu sübvansiyonları ile görsel yazılı medya ve dijital medyaya dolaylı ya da doğrudan yapılan destekler şeklinde gerçekleşebilir. Medyanın artık küresel anlamda kültür emperyalizmi adı altında, büyük devletler tarafından fonlanıp emperyalist bir propaganda aracına dönüştüğünü görmekteyiz son zamanlarda ve birçok gazeteci arkadaşımızın fonlanması, algı yönetimi, bunun yanı sıra bazı ülkelerin çıkarına hizmet aracı olmaya başlamıştır.  

Medya Raporu’na göre bağımsız gazetecilik platformları tarafından kitle fonlaması giderek daha sık başvurulan ve giderek daha çok karşılık bulan bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. 

Rapora göre bu motivasyon aynı zamanda “gerçeğe dayalı haber yapan çeşitli bağımsız sesleri desteklemekle” ve kullanıcıların kendilerini bir amaç veya bir değerler sistemi üzerinden tanımlamak istemeleri ile ilgilidir (Reuters Digital News Report, 2018). Son yıllarda giderek artan bir şekilde bağımsız, dijital gazeteciliğin gelir kaynaklarına bu medya ve onun takipçileri arasında gelişen ve derinleşen bir ilişkiden kaynaklanan yeni bir gelir türü eklenmiştir. 

Bu betimleyici çalışma, Avrupa’daki başarılı örneklerin ışığında, kitlesel fonlamanın bağımsız dijital gazeteciliğin ihtiyaç duyduğu finansal kaynağın sağlanmasında umut vaat eden bir finansman modeli olma potansiyeline sahip olduğunu iddia etmektedir. Ancak AB buna çıkar amaçlı bir kültür emperyalizmine hizmet odağında bakmaktadır.

Buna benzer bazı AB devletleri medyayı ayakta tutmak için fonlama kanalına ihtiyaç duymaktadır. Ruşen Çakır gibi gazetecilerin AB için rol model olarak algılandığı unutulmamalıdır. Medya gücü her zaman iktidarlar tarafından kontrol edilmesi gereken bir kol faaliyeti olarak göz önünde tutulmuştur, hiçbir demokratik iktidar medyanın gücüne saygı duymamıştır.

En büyük kırk medya kuruluşunun sahiplerinin büyük bir bölümünün iş insanları olduğu Türkiye’de medyaya sahip olan şirketlerin aynı zamanda inşaat, enerji, turizm ve maden gibi sektörlerde yatırımları bulunmaktadır. Bu durum; şirketler tarafından üretilen medya içeriğini siyasi ilişkiler ve ticari çıkarlar kıskacına hapsetmektedir (Media Ownership Monitor Turkey, 2019). Bunun bir sonucu toplumun haber medyasına olan güveninin azalmasıdır. 

Türkiye’de toplumun yüzde elli dördü medyaya güvenmediğini belirtmektedir. Otosansürün gazeteciler arasında bir norm haline geldiği ana akım medyanın dışında ise çoğunlukla yine ana akım medyada işten çıkarılan gazeteciler tarafından kurulan küçük ölçekli, dijital gazetecilik platformları alternatif bakış açıları sunmaktadır (Reuters Digital News Report, 2019). Türkiye’de bağımsız gazetecilik faaliyeti yürüten kurumlar ve gazeteciler teknolojinin medyaya giriş ve içerik üretme maliyetlerini düşürmesinin kendilerine sağladığı avantajın altını çizmektedirler. Teknolojinin bu getirilerine rağmen bağımsız gazetecilik ihtiyaç duyduğu kaynağa ulaşmaktan çok uzak bir noktadadır. 

Bu kurumların bir kısmı okuyucu/izleyici odaklı bir finansman tekniği olan kitlesel fonlamayı gelir modellemelerine dahil edecek girişimlerde bulunmakla birlikte kitlesel fonlama hiçbirinin finansman sisteminin odak noktasında değildir. Bu durumun önemli sebeplerinden biri, Türkiye’de kitlesel fonlama kampanyaları açısından katılım kültürüne dair dile getirilen endişelerdir. 

Buna rağmen özellikle süregelen projelerin desteklenmesi şeklinde işleyen bir kitlesel fonlama kampanyası biçimi olan, gazeteciler tarafından yürütülen ve patreon platformu üzerinden mikro ödeme düzeyinde gerçekleşen kampanyalar bağımsız gazeteciliğin faaliyetlerinin bir bölümünün sürdürülmesine katkı sağlama konusunda umut vaad etmektedir. Ancak medyanın kontrol yapısı genelde SOROSÇU yapılara bağlı olduğu kadar medyanın özgürlüğünü de birileri ifade etmekte  aciz olsa da küresel sermayenin kitle iletişim alanı olan gerçeği değiştiremez. 

Bağımsız medya demokratik bir toplumun kilit bir parçasıyla medyayı siyasal ve ticari çıkar gruplarının etkisinden kurtarmak toplum için hayati bir önem taşımaktadır. Nitelikli gazeteciliğin maliyetli ve emek yoğun bir faaliyet olduğu göz önünde bulundurulduğunda onun piyasa ve devletin etkisinden kurtulması için öne çıkan gelir modelinin merkezinde okuyucularının vereceği destek bulunmaktadır. Bu bağlamda bağımsız gazeteciliği desteklemek isteyen okuyucu/izleyicilerin ödeme yapma istekliliğinin nasıl artırılacağı gazeteciliğin geleceği açısından büyük önem arz etmektedir. 

Vesselam…

 

Yorumlar

(13)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Katılıyorum

10 Ağustos 2021 22:19

Bilin bakalım  Ayasofyayı kim açmış. Batıya rağmen. Haclılara rağmen. Hatta Temel açılışa gelmemesine rağmen

Yalnız kurt

27 Temmuz 2021 21:14

Dinime söven benden müslüman olsa.

.......

27 Temmuz 2021 18:32

Besleme yemleme fonlama zillet

Bay ali

27 Temmuz 2021 18:05

 soruyorum  şerefsizlerden milli medya olurmu

Taraflı

27 Temmuz 2021 16:07

Olmaz. Keriz Feneri parası ile kurulan medyadan hayır gelmez.

Tufan Harputlu

27 Temmuz 2021 15:47

Kişi kendinden bilir işi ...!!! Bak ne güzel anlatmişsin yazar efendi ...!!! ! Ulan bir günde şu ortaliktaki pislikleri yazda dişimizi kiralim be ...!!! 

Eker

27 Temmuz 2021 13:34

Besleme medya denilince herkesin aklına havuz medyası gelir. yüzbinlerce dolar fonlananlar gelmez. çünkü fonlanan gazeteciler, gerçekleri çarpıtır. kamuoyu da gerçekleri bilemez

Gül

27 Temmuz 2021 13:30

Trajınız kaç millete iftira atıyorsunuz merak ettim

Mustafa YILMAZ

27 Temmuz 2021 12:38

Ben de bağımsız medya-yandaş medyaya dir kısa bir yorum yapmak isterim. Mesela ben yandaş medya olarak biline ATV ve parelel basın ve yayın kuruluşlarıyla ilgili düşüncelerimi aktarmak isterim. Mesela ATV. yandaş olsa ne yazar? Esra Erol’un proğramı devam ettiği sürece dinimize göre ahlaksızlık olan davranışları normalleştirme operasyonu yapmaktadır. Feminizmin kucağına oturmuşlar oradan terane çalıyorlar. Daracık pantolon ve nerdeyse yatak kıyafetli oyuncuların oynadığı filimler, durmadan birilerine asılan, başkasının karısını, kocasını ayartmanın kol gezdiği filimler, abartılı haberler, görmezden gelinen hadiseler neye hizmet içindir? Ben eminim ki yarın AKP iktidarı kaybetse cepheyi ilk terkedecek olanlar da onlar. Yükü taşımak yine her zamanki gibi bize kalacaktır. Bence AKP başındaki samimi yöneticiler bunlara kulak asmalı. Belediyelerdeki yolsuzluklar, usulsüzlükler aktarılırken CHP’li belediyelerinki abartlarak anlatılırken AKP’li belediyeler sanki her şey süt limanmış gibi davranmalar. Peşkeş çekilen orman alanları(imar aldatmacasıyla birilerinin inşaat yapmasına müsaade ediliyor) peşkeş çekilmesi, kaldırımların bile müteahhitlere bir şekilde verilmesiyle ilgilenen yok her nedense yandaş medyadan. Bu gibi durumlar aslında AKP’yi yıprattı bu güne dek, yıpratmaya da devam edecek. Ahlakı ayaklar altına serdi bu yandaşlar. Diğerlerinin amacı zaten bu. Okulların hali ortada. Öğrencilerin giyim-kuşamları, büyük-küçük saygı-sevgisi ayaklar altında. Anne-baba piyon olmuş, çocukların gönüllü-gönülsüz kölesi yapıldı bu iktidar döneminde. İftira tehdidi herkesin elini kolunu bağlamış durumda. Bu medya neden bunlarla hiç ilgilenmez de aksine bir tutum sergiler. Bu AKP’ye hizmet için mi yoksa başka amaçlara hizmet için mi. Bence başkalarına. Ama iktidar bütün bunlardan habersiz gibi davranıyor. Yazacak çok şey var ama etkisi olmayacaktır. Duygularımı sizin vasıtanızla dillendirmek istedim. Dilerim bir iki yetkili de okumuş olsun. Tabi bu yorumu yayınlarsanız. Umuyor ve diliyorum. AKİTTV. nin bunu yapacağına da inanıyorum.

Merak etme yazar efendi.

27 Temmuz 2021 11:52

Neyzen in bir şiiri vardır. Kalkın ey Ehli vatan dediler ayağa kalktık. Tüm puştlar oturdu. Biz ayakta kaldık. Medyanın durumu tamda bu. Gazeteciliğin yanından geçemeyecek tipler şimdi revaçta. Oturmuşlar köşelere. Gerçek gazeteciler perişan. Allah büyük

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle