--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Başkanlık sistemi üst aklın tehditi altında

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
10

18 yıldır iktidarda olan AK Parti hükümetleri sayesinde Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük değişim ve dönüşüm projelerine imza attı. Pek çok demokratik kazanımları gerçekleştirdi. 

Şüphesiz ki bu kazanımlardan en önemlisi de Cumhurbaşkanı’nın doğrudan halk tarafından seçilmesi oldu. 

16 Nisan 2017’deki referandumda Parlamenter Sistemin yerine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin de yüzde 51’le kabul görmesi de aslında bin yıllık büyük bir devrimdi. Ama bu süreçte maalesef sistemin altyapısı tamamlanamadığı için aksaklıklar ve siyasi tıkanıklıklar meydana geldi.

 Durum, şimdilerde hem siyasetin hem de halkın en çok tartıştığı siyasal bir sistem haline geldi.

Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan, Türkiye’de terörle mücadele, şehircilik, sağlık, eğitim, medya, hukuk ve yönetim alanında birçok devrim yaptı. Bunların çoğunda da başarılı olduğunu söyleyebiliriz. 

Türkiye’nin gelmiş geçmiş ve alışık olmadığı kadar reformist bir yönetimi oldu. Son dönemler, toplumda eşit bölgesel yatırımın sağlandığı miladi bir devir olmuştur. 

AK Parti iktidarının, Cumhuriyet tarihinin en adaletli iktidarı olduğunu söyleyebiliriz ancak bunun yanı sıra başkanlık sistemini bürokratik prangaya dönüştüren bir aklın da boş durmadığını söylememiz gerekir. 

Son zamanlarda Ankara merkezli anadan doğma bürokrat tayfasının, şalterleri indirmiş şekilde başkanlık sistemini sabote ettiği de tartışılıyor. Yani Başkan Erdoğan’a bir şekilde itibar suikastı düzenleniyor.

Bu değişimlerden biri de Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde yaşandı. Özellikle bürokrasi ve koalisyon tartışmalarından ötürü Türk siyasetinin kronik bir sorunuyla Erdoğan yüzleşti. 

Aslında bize göre de iyi bir şey yapıldı. Ak Parti gibi %50 oy oranını kolay yakalayan bir parti; %10-11 arasında bir oy alan MHP’yi ve %0,001 oy alan Vatan Partisi’ni kendisine ortak edindi. 

Açıkçası FETÖ meselesinden ötürü bir mutabakat sağlanmış olsa da; bu durum Ak Parti’nin genel politikasının üzerine inşa edilmesi sonuçları itibariyle başarılı olmadı. 

Çünkü 18 yıllık iktidarı tek başına ve ortaksız götüren Ak Parti; bugün neredeyse tek başına karar alma konusunda partnersiz hareket bile edemez duruma gelmiştir. Nitekim nicelik ve nitelik açısından, eşit ve hakkaniyetli bir ortaklık olmadığı son yerel seçim sonuçlarından, muhafazakâr tabanın tavrından ve bürokraside muhafazakâr kadroların tasfiyesinden anlaşılıyor.

Başkanlık sistemi Erdoğan tarafından gerçekten iyi niyetle tasarlanmış ve millet siyasi destek vermiştir. Ancak sonuçları ve siyasi tutum üzerinden; teknik detaylar nedeniyle (siyasi partiler ve seçim kuralları) başta Erdoğan ve Türk demokrasisine yapılmış bir tuzak olarak görüyorum.

Millet, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AK Parti’yi eskiden bir tutardı. Şimdi ayrı ayrı kefelere koyuyor ve Erdoğan’a duyduğu güven devam ederken, AK Parti ile arasına teşkilatlardaki yöneticilerin, belediyelerdeki başkan ve meclis üyelerinin rehavetinden, grup ve kibrinden, makam hırslarından ve halktan kopuk kendi sırça köşklerinde siyaset yapmalarından dolayı bir mesafe koydu.

Bugün Erdoğan gibi Türkiye’nin gelmiş geçmiş en başarılı lideri “af meselesi” gibi birçok konuda arzu etmediği adımları koalisyon ittifakına helal gelmesin diye atmıştır. 

O zaman beğendiğimiz bu sistemin çürümüş ve vazgeçtiğimiz parlamenter sistemden ne farkı kaldı?

Konunun özeti şu ki; küresel yapı, arzuladığı kontrol mekanizmasını ve Erdoğan’ı kontrol altında tutmak için ittifak yasası üzerinde duruyor.

Üst akıl, önümüzdeki süreçlerde daha fazla alan açmak için sistemi kilitlemeye doğru zorlayacaktır. 

Bu duruma karşın, AK Parti iç mekanizmayı sağlam temeller üzerine oturtmalıdır, pranga siyaset ve bürokratlardan kendini arındırmalıdır.  Vesselam…

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ali rıza

24 Kasım 2020 23:22

Kim veya kimler bu üst akıl dediğiniz , bildiğinizmi var yoksa laf olsun diyemi söylüyorsunuz, kim bunlar , öyle şüpheyle , niyet okumayla olmaz , biliyorsunuz ki yazıyorsunuz , isimlerini yazmaya korkmayın , yazın ki millet dostu düşmanı bilsin , bekliyoruz ,

Üst akıl mi

24 Kasım 2020 16:43

 içerden çıkaran bahçelidir.Tehditler yağdıran da bunlardır

Antikemalist Akpartili

24 Kasım 2020 16:22

Tebrikler Sabri bey. kesinlikle, başkanlığı ve yeni durumu sıkıntıya sokan asıl mesele MHP ve Vatan partisi gibi, özü ve sözü itibariyle Akparti'ye uzak 2 parti ile kurulan ittifak/koalisyon halidir!! Akparti ve Erdoğan neredeyse attıkları her adımda MHP2nin hassasiyetlerini gözeterek atıyor, bu da akparti'nin kendi özünden ve kendi seçmeninden uzaklaşmasına sebep oluyor!! Ankara, İstanbul da bu yüzden kaybedildi, inşallah iktidar da kaybedilmez

İsmail

24 Kasım 2020 15:50

Maalesef AKP yerel yöneticileri ve milletvekilleri halkın yanında değil aslında devlet kadrolarına ehil olmayan kişileri liyakat sistemine uymadan yerleştirilmesi bu sistemin en büyük yanlışıdır. Adalet bu dönemde en kötü sınavını vermiştir. Haksızlık hukuksuzluk pervasızca yapılmaktadır. Aynı konu hakkında farklı farklı mahkemeler kararlar vermekte. Bu nedenle hukuka uygun olmayan kararlar nedeniyle mağdur olan onbinlerce kişiler mevcuttur. Toplumun rahatsız olduğu yasalar ısrarla uygulanmaktadır. Mağdurların sesini ikdidar duymamaktadır. Elbette bunun karşılığı yanlıştan dönülmese olacaktır. İstanbul sözleşmesi, kadının beyanı esastır,süresiz nafaka cinsiyet eşitliği vb. yasa ve yönetmeliklerin kabul edilmesi uygulanması bu toplumda tarifi imkansız yaralar açmıştır. Yıllarca AKP yi destekleyen kişiler sırf bu yasalar yüzünden AKP den yüz çeviriyor. Sanmayın feministler gayler ataistler kadem mor çatı vb.sivil toplum örgütü üyeleri olanlar sizleri destekler. Asla sizlere oy vermeyecek kişilerin sesini duyup isteklerini uygulamanız bizleri şaşırtıyor hayretler içinde bırakıyor.

Fira

24 Kasım 2020 11:13

Doğru söze ne denir?

Aziz Metin

24 Kasım 2020 08:47

Üst akıl var demekle mevcudun akılsızlığını kabullenmiş oluyorsunuz ki bence de çok doğru. İşte alın size Döviz-faiz-enflasyonun durumunu. Başka söze hacet yok.

Okur

24 Kasım 2020 08:32

Türkiye'nin gelmiş geçmiş en başarılısının zamanı geldik geldik askıda ekmek kampanyasına geldik.

Recep

24 Kasım 2020 08:13

Tesbitiniz çok dogru.Sayın cumhur baskanımızla parti,idareci ve yoneticiler arasinda uçurum var.insallah farkina varirlar da bir düzenleme olur.Bu konulari sık sık dile getirilmesi lazım Elinize,dilinize emeginize saglik

Sabri bey aga

24 Kasım 2020 04:23

Üst akıl neyse, hizmetkarı olmak istiyorum, yeterki akp gitsin.

Mesut

24 Kasım 2020 01:50

Bu ucube tek adam rejimi göreceksiniz degistirilecektir. Partili, Cumhurbaskani olmaz.Cayciyi bile o atayamaz.

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle