--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Algı savaşları ve Ak Parti

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar

Önümüzdeki seçim, son derece çetin geçecek bir sürecin habercisidir. Burada sizlerle, algı yönetimi üzerine gündeme dair konuları az da olsa işleme ihtiyacı duydum.  Evet, konumuz algı operasyonu nedir? Algı, psikoloji ve bilişsel bilimlerde duyusal bilginin alınması, yorumlanması, seçilmesi ve düzenlenmesi anlamına gelir. Algı, duyu organlarının fiziksel uyarılmasıyla oluşan sinir sistemindeki sinyallerden oluşur.  Örneğin, görme gözün retinasına düşen ışıkla, işitme kulağa gelen ses ile oluşur. Algı bu sinyallerin sadece pasif bir şekilde alınması değildir. Öğrenme, dikkat, hafıza ve beklenti ile şekillenebilir. Algı, bu “yukarıdan aşağıya etkileri” kapsadığı gibi duyusal girdinin “aşağıdan yukarıya” işlenmesini de içerir. “Aşağıdan yukarıya işlemler”, basitçe, düşük seviye bilgi kullanılarak daha yüksek seviyede bilginin (örneğin şekiller ile nesne tanımada) oluşturulmasıdır. Yukarıdan aşağıya işlemler ile kastedilen, kişinin kavram ve beklentilerinin algıyı etkilemesidir. Algılama, sinir sisteminin kompleks işlemlerine dayanır, ancak bilinçsel farkındalığın dışında gerçekleştiği için çoğu zaman kişilere zahmetsizce gerçekleşir gibi gelir.  

ÇOK ULUSLU OYUNLAR

Gelelim konumuza; derin güçler planlamalar yaparken etkili, nüfuz edici, sonuç odaklı projeler üretir ve nihai hedefleri çıkar amaçlarına ulaşmaktır. Görüyoruz ki, Türkiye üzerindeki kirli oyunlar dünya kamuoyunda önem arz etmektedir. Basit bir Türkiye Ortadoğu’da, Avrupa’da ve küresel güç karşısında tabii ki sorun olmaz. Burada akıllara iyi işlenmesi gereken konu, 2007 yılındaki OSLO görüşmesidir. Bu görüşmenin ardından çok uluslu güçler OSLO görüşmelerini deşifre etmiştir ve Türkiye’deki kimi cemaatler küresel güçlerin borazanlığı noktasında önemli rolleri üstlenip kendi devletinin iç dinamit yapılarıyla oynamıştır. Bu cemaatlerin çok uluslu güçlere hizmet ettiklerini kamuoyunun anladığı gibi dönemin Başbakanı sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın da kimi cemaatlerin ne kadar tehlikeli olduğunu çok iyi anladığını, İslam dinini ve ümmetini kendi çıkarları doğrultusunda kullanan, terör örgütü gibi davranan cemaatler olduğunu açıkça tespit etmiştir. 

ALGININ ETKİLERİ

Bugün bu cemaatlerin algı operasyonlarında ne kadar güçlü lobiler yürüttüğünü anlıyoruz. Bu güçlü lobilerle birlikte etkin saha hâkimiyeti, ekonomik ve sosyal boyutlarda devleti aciz ve güçsüz bırakmak için bütün çabalarını sarf etmektedirler. Unutmayalım ki her ihanetin karşılığı mutlaka mevcuttur. Algı operasyonlarını yürütürken Ak Parti teşkilatları ne acıdır ki, savunma mekanizmasını bunlar kadar etkin kullanamamaktadır. Hâlbuki dünyada en önemli iktidarlar arasında başarılarını taçlandırarak büyüyen Ak Parti hükümeti psikolojik ve hafızada duyusal saha çalışmalarını, hükümetin bunca icraatlarını haklı bir şekilde savunabilirdi. Milleti için bu yola kefeniyle çıkan Ak Parti’de hal böyleyken, şeytani düşüncelere sahip olan ve ülkesine ihanet edenlerin ne hikmetse kendilerini yüceltmede, hiç çekinmeden daha baskın oldukları tespit edilmiştir. Bir cemaatin dershaneler ve okullar adı altında büyük bir milletin hafızasını kendi çıkarları doğrultusunda kullanıp, yaşam alanlarında lüksü, saltanatı, kumar oynamayı mubah görüp, aynı zamanda kendi okullarında üniversitelerinde ve bütün işletmelerinde çalışanları da kıt kanat geçindirdiklerini görün. Bu şekilde sömürücü bir zihniyete sahip olup, bunu da utanmadan Allah için yaptıklarını söylemektedirler. Oysaki Ak Partili teşkilat çalışanları devamlı sohbetlerde karşılarına çıkan; 17 ve 25 Aralık olaylarının ne kadar büyük bir oyun olduğunu asla dile getirmiyor ve savunmaya geçmiyor. Ve bu hal başlı başına bir eksiktir. Şeytani düşüncelere karşı bu ülke evlatlarının bir olma günüdür, diri olma günüdür, güçlü olma günüdür. 

Selâm ve dua ile…

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle