--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ağıt aynı ağıt, gözyaşının dili yok...

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar

Titrek kalemle başlıyorum...

Tarih bilgimizi yokladığımızda cumhuriyetin ilk yıllarında Kürt’lere uygulanan baskı ve yasaklayıcı politikalar ve Mart 1924’te hilafetin kaldırılması gibi temel nedenler, Güneydoğu Anadolu’da çeşitli muhalefet odakları doğurdu. Cumhuriyet mahkemelerinin kendilerine ayrıştırıcı ve yasakçı bir zihniyetle yaklaştığı görüşüyle birlikte şekillenen 1925 Şeyh Said ayaklanması, temelinde merkezi yönetim sistemine karşı başlatılan Zaza ve Kürt ve bazı Türk aşiretlerinin bir kontra oluşum çabasıydı.

Ey Kürt kardeşlerim, bu 80 yıllık zulüm dönemini Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı döneminde sizlere bir kez olsun hissettirip hatırlatacak ne yaşandı? Özgürlüklerin sınırlarını en uç noktaya çekmiş; sizleri bulunduğunuz bölgelerde özgürce, baskısız ve eşit yaşam mücadelenizde yalnız bırakmayarak, tüm ülke vatandaşlarını desteklemiş bir lider otoritesine bu baş kaldırışın ne anlamı vardı?

ZİLAN DERESİ'NDEN BUGÜNE...

Zamanında Zilan Deresi’nde vuku bulan talihsizliklerin günümüzde hala bir kin ve saldırı eylemi sebebi gösterilmesi, bugün tam da dil, din ve ırk ayrımı yapılmaksızın bir bütün olarak yaşamak isteyen bir yönetim anlayışına sahip olmuşken, bunca eşitlik ve fırsat yaratılmışken çok mu mesnetliydi?

DERSİM'İN KARANLIK ''AYDINLARI'', GARB'IN KALEMİNİ BIRAKIR MI?

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir başbakanın ilk defa zamanında zulüm gören bir bölge halkı için özür dilemiş olması, farkındalık yaratması, Dersim’de uygulanan yanlış politikanın ve dönemin CHP zihniyeti sorumluluğunu dahi üzerine alarak telafi çabası mı bugün sizleri üzdü?

Özgürlüğe bunca zaman hasret ve yorgun bir halka verdiği özgürlük sözünden, bölgede “aydın” geçinenlerin zoruna giden ne vardı? Aydınlık kavramı, yüreğinin kalemi olmak mıydı, birilerinin kalemi olmak mı? Şarap kadehlerinden yansıyan görüntülerinde mi aydın ilan etmişlerdi kendilerini? Yoksa arkasına sığınıp durdukları “barış” kelimesinin gerçekleşme ihtimalinin korkusuna mı kapıldı bu aydın cahiller?

BAŞIMIZI NAMERDE EĞDİRME KARDEŞİM...

Yaşanan bunca tatsızlık ve huzursuzluğun, bunca ölümün, canımızdan giden her parça canın vebalini taşıyan, Kürt kimliği ardına saklanıp kardeşi kardeşe düşman gösteren, arka odalarda çıkar siyaseti yapıp hangi bayrağa selam verdiği belli olmayan namerde başımızı eğdirme kardeşim.  Eğdirme ki omuz omuza kazandığımız zaferlere gölge düşmesin.

Ağıt ve yakarış ile inleyen kulaklarımızda halay ve türkülerin hüküm süreceği günlerin özlemiyle...

Kaybettiğimiz vatan evlatlarına rahmet, aslan yürekli analarına sabır, ülkeme huzur ve selamet dileklerimle...

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle