--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yürüyüş başlatacaksanız sokaktan başlatın

Ersoy Dede
Ersoy Dede

Geçen hafta İdris Bal bir parti kurdu hemen peşinden de İdris Naim Şahin.. Anlaşılan şu ki, bu süreçte Paralel İhanet Şebekesi’nin tezleriyle konuşan, darbe kalkışmasını ‘yolsuzluk’ diye satmaya kalkan eski Ak Partilileri biri fena gaza getirmiş... ‘Aslansın, kaplansın, sen yaparsın, çık yola arkandayız’ diyerek itmişler arkalarından. Bu isimler de tecrübesizliklerinin kurbanı olmuş durumdalar. Erkan Mumcu gibi, Abdüllatif Şener gibi, daha adını hatırlayamadığım gazla yola çıkıp neye uğradığını şaşıranların durumuna da mı bakmadınız hiç?.. 27 Nisan Erkan Mumcu’yu, arkasından gelen ara darbe yapılanmaları Abbdüllatif Şener’i gazladı.. Her ikisine de ‘Başbakanlığın garanti’ dediler. Ne oldu?..  ‘Sen bir parti kur gerisini bize bırak’ dediler. Bugünkü darbe yapılanması da belli ki Ak Parti içinde devşirecek yüksek profilli birini bulamadı, İdris Naim Şahin, İdris Bal gibi isimlerle yol yürümeye kalktı. Umarım bu isimler de kendilerine kurulmuş bu tuzağı görürler. Bağımsız bir siyasi hareket başlattıklarına inanıyorlar. Kendileri açısından da bu doğrudur, böyledir şüphesiz. Ama durdukları yer itibariyle onları öyle bağımsız bırakmayacak bu paralel örgüt.

•

Bu kadar eleştirdiğime bakmayın. Neticede ben partileşmeyi destekliyorum. Daha doğrusu bu dönemde en çok önem verdiğim şey bu.. Partileşin ve yarışa meşru yollardan dahil olun. Hiç mesele yok burada. Ama bir şartla. Milletvekili rozetinizi de çıkarın... Bakın bunu yüksek sesle hiçbir siyasi parti başkanı söyleyemez. Ama biz ‘seçmenler’ söyleyebilmeliyiz. Partiden istifa eden delikanlı, milletvekilliğinden de istifa etmelidir. Nokta. Parti başkanları neden söyleyemez. Çünkü başka partiden istifa ederek kendi partisine katılma ihtimali olan milletvekillerine kapıyı kapatmayı rasyonel bulmazlar. Neticede siyaset aynı zamanda güç savaşıdır ve gücünüz mevcut sistemde sandalye sayınızla da doğru orantılıdır. Bunu da anlayabilirim. Ama seçmen olarak benim başka kriterlerim var. 

••

Hayatında hiç tanımadığı bir milletvekili adayına, sadece ‘Recep Tayyip Erdoğan güvenip de aday yaptığı için’ oy veren seçmenlerin, toplam Ak Parti seçmeni içinde nasıl önemli bir yer tuttuğunu biliyor musunuz?.. Kütahyalı Fatma Teyze’yi tanımaz İdris Bal.. Fatma Teyze de İdris Bal’ı... İkisini buluşturan tek bir parametre vardı o da Ak Parti’nin amblemi ve lideri... Fatma Teyze İdris Bal’a, televizyondan ağlaya ağlaya izlediği lideri Recep Tayyip Erdoğan için oy verdi..  Şimdi o olanakla kazanılmış hakkı bir başka güce teslim ettiği gibi bir algı var seçmende. Bunun kırılması gerekiyor. Bir yürüyüş başlatılacaksa eğer sine-i millette başlatılması şart. Ak Parti milletvekili olarak girdiğiniz TBMM’de, bir başka partinin logosu altında hareket başlatmayı siz sindirseniz bile içinize, halk kabul etmez. İşte ilk basın toplantınızda görüldüğü gibi tek bir gazetecinin bile kıymet verip takip etmediği, fikirlerinizi savunduğunu söyleyen gazetelerin bile haber yapmadığı bir figür olarak kalırsınız.  Size tavsiyem, çıkarın TBMM rozetinizi, bırakın masaya.. Gidin Kütahya Zafer Meydanı’nda anlatın hareketinizi.. Boğaz’da gezi teknelerinde parti kurup, TBMM’de basın toplantısıyla yola çıkarsanız, mesafe kat edemezsiniz. Gücünüzü de göremezsiniz böylece. Gücünüzü göreceğiniz yer sokaklardır. Boğaz’daki gezi tekneleri falan değil. Halk yoksa yanınızda ne establishment, ne İstanbul sermayesi, ne cemaat ne de onun ABD’ye teslim olmuş lideri sizi taşıyabilir iktidara. Siyaset halk için, millet için yapılmazsa eğer, vesayet organlarını güçlü kılmak ve kendisine destek veren güçlere minnet borcu ödemek için yapılırsa, ilk fırsatta çökmeye mahkûmdur. Kalın sağlıcakla..

Not: Bu kadar lafı sadece İdris Bal için ettim. İdris Naim Şahin için ise herhangi bir söz söylemeye gerek yok.

Ersoy Dede Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle