--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sivil siyasete meydan okuyorlar

Ersoy Dede
Ersoy Dede

Habertürk’te Muharrem Sarıkaya’nın, Anayasa Mahkemesi Başkanı’dan naklettiği açıklamalara bakacak olursak, önümüzdeki bir iki hafta içinde seçim barajı ile ilgili nur topu gibi bir tartışmamız olacak. Zira Anayasa Mahkemesi, baraj ile ilgili kendilerine yapılan bireysel müracaatlarla ilgili raporları hazırlatmış ve gündemine almış gibi görünüyor. Üstelik de yine Başkan Kılıç’ın ifadelerinden anlıyoruz ki bireysel dairede değil genel kurulda değerlendirilecek bu talep. Çıkacak olan karar da, derhal uygulamaya sokulacak.

•

Baştan bu konuyla ilgili temel itirazları masaya koymak lazım. Ki sivil siyasete müdahale alanı böylesine alenileşip, büyük büyük gazetelerin manşetlerinde PR’ı yapılmasın, anlı şanlı hukukçular eliyle meşruiyet kazanmasın. Kararın muhtevasına dair hukukçu yahut politikacı herkes fikrini beyann edebilir. Olumlu-olumsuz fark etmez. Ama yasanın yapılış şekline itirazımız bizim durduğumuz yer hakkında fikir verecektir. 

•

Öncelikle şunun altını kalın kalemlerle çizelim...

Yasama organının en temel vazifesini, bir mahkemenin, böylesine hoyratça elinden almasına, gasp etmesine karşı, hiç kimsenin sessiz kalmaması lazım. Bu demokrasisiyle bölgede yaşayan diktatöryel baskıcı rejimlere, darbe rejimlerine örnek olarak gösterilen Türkiye’nin hızla nasıl bir jüristokrasiye döndüğünü tescilleyecek bir karar olacaktır. Verdiği karar içerik bakımından sivil siyasete katkıda bulunuyormuş gibi görünse de kararın verilme şekli asıl murad edilen hakkında ciddi anlamda fikir vermeye yetiyor. Bireysel başvuruların değerlendirildiği 5 kişilik daire, aldıkları kararlar tartışmalı 5 mahkeme üyesi yani, millet iradesinin en yüce tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni by-pass edecek ve örneğin seçim barajını kaldıracak.. Bu asla ve asla kabul edilemez. Bir sonraki kararı ne olacak bu 5 üyenin?.. İki seçim arasında geçen sürenin kısa ya da uzun olduğunu tayin etmek mi?. Bir siyasi partinin üç defadan fazla iktidara gelmesinin adaletli olmadığını mı söyleyecek bir sonraki aşamada?. Bakın sevgili dostlar.. Teknik olarak parti kapatma kararıyla seçim barajına müdahale arasında hiçbir fark yoktur. Sonuçları hoşumuza gidiyor diye Anayasa Mahkemesi’nin bu yetki gasbını alkışlamamalıyız. 

•

Gelin size Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararı ve bazı kendine demokratların elleri patlayıncaya kadar alkışlamasını anlatayım bir örnekle. Dünkü The Taraph Gazetesi’nde, Amberin Zaman isimli bir yazarın, twitter mesajıyla IŞİD tarafından tehdit edildiğine dair bir haber vardı. İsyan ediyor Amberin Zaman.. “beni öldüreceklermiş” diyor. Nereden çıkarıyor bunu?. Çünkü bir twittter kullanıcısı kişisel bloguna öyle yazmış. Sarın filmi 6-7 ay evveline. Anayasa Mahkemesi’nin twitter’ın kapatılması ile ilgili kararını anımsayın. Hani yabancı sermayeli ticari bir kuruluş olan twitter’ın haklarını korumak adına alınmış o kararı. Bir de twitter üzerinden yapılan hakaret ve tehditlerle ilgili olarak bugünün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bireysel müracaatına hâlâ daha cevap verilmeyişini anımsayın. Haşim Kılıç, istediği müracaatı “telafisi zor sonuçlar doğurabilir” diyerek öne alabiliyorken, bu ülkenin devlet başkanının aldığı tehdide, uğradığı hakarete karşılık kılını bile kıpırdatmıyor. Ve siz, o vakit hoşunuza gidiyor diye Haşim Kılıç’ın bu tavrını alkışladığınızdan, bugün başınız dara düştüğünde kapısını çalacak kimse gelmiyor aklınıza. Ey Amberin Zaman.. önce bir Jack Dorsey’i ara. Bu kullanıcının bilgilerini paylaşsın seninle. O bilgilerle savcılığa bir suç duyurusunda bulun. Oradan netice alamazsan çal Anayasa Mahkemesi’nin kapısını, bakalım ne diyecek sana Başkan.. 

•

Ve Ciner Grubu.. Tek bir haberle ne hedeflediğiniz de açıkça görülüyor. Hem sivil siyasete, elindeki güçlerin tükenmediği, mesajını vereceksin hem de Haşim Kılıç’ın PR’ını yaparak, Kılıç etrafında şekillenecek yapının medyası olmaya soyunacaksın. Bunu da seçmen okuyamayacak. Mezarlıklar, alternatif yapılar üzerinden sivil siyasete meydan okuyan medya patronlarıyla dolu. Kalın sağlıcakla..

Ersoy Dede Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle