Silivri’den adam kaçırma harekatı
Paralel yapı son kozunu oynadı ve tüm örgütü ana parçalarıyla destekçileriyle birlikte faş etmeyi göze alarak içerideki esaslı adamlarını Silivri’den kaçırmaya kalktı.. Evet ortada hukuksal dayanaktan yoksun yetkisiz bir mahkemenin, dosyayı ele almaksızın internetten yaptığı taramalar neticesinde verdiği bir tahliye kararı varsa.. Başka başka suçlardan yargılanan 76 kişi için tek sayfada tahliye veriliyorsa.. Buna adam kaçırmaktan başka bir şey denmez..
•
Birkaç temel noktada tespit yapmamız lazım.. Son yaşananlara bakarak bu meseleyi anlayamayız.. O yüzden sizi 4 gün daha geriye götüreceğim… İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca sürdürülen “casusluk, yasadışı dinleme, 25 Aralık, ‘Selam Tevhid kumpası, Tahşiye kumpası ve polis cuntası’’ soruşturmaları kapsamında tutuklu yargılanan paralel yapı mensupları için Fetullah Gülen geçen haftaki sohbeti sırasında ‘bir an evvel salıverilmeleri’ duası yaptı.. Bu ‘dua’nın ardından yapının tüm unsurları harekete geçti.. Başta örgüt yöneticisi olmakla suçlanan Hidayet Karaca, casusluk ve telekulak şüphelisi Ali Fuat Yılmazer, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı tutuklamaya kalkan Erol Demirhan, 17 Aralık darbe girişiminin mimarı Yakub Saygılı ve uydurulmuş Selam örgütü soruşturması üzerinden politik komplo kurmakla suçlanan Yurt Atayün ile birlikte 76 kişi için tahliye emri verildi ve operasyon başladı.. Nerede başladı bu operasyon?.. Tıpkı 17 Aralık ya da 7 Şubat’ta olduğu gibi Paralel devletin karargâhlarında başladı elbette.
•
Paralel yapının farklı farklı mahkemelerde devam eden onlarca dosyasından tutuklu bulunan bu kişilerin avukatları, hep birlikte 20 Nisan günü 29. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Metin Özçelik’in nöbet gününde reddi hakim ve 76 şüphelinin tahliyesi için talepte bulundu.. Adalet Bakanlığı’nın “Sulh Ceza Hakimleri’nin kararlarını başka mahkemeler değerlendiremez” yazısına rağmen Hakim Özçelik talepleri işleme koydu ve savcılardan dosyaları istedi. Savcılar, yetkisiz hakime dosyaları göndermedi. Buna rağmen dosya üzerinde çalışmaya devam etti. Ardından paralel yapının reddi hakim talebini kabul etti ve dosyayı tahliye taleplerini değerlendirmek üzere 32. Asliye Ceza Hakimi Mustafa Başer’e gönderdi. Başer de kendisini odaya kapattı, kapıları kilitledi ve tahliye kararlarını yazarak bizzat avukatlara elden tebliğe kalkıştı.. Silivri’de tahliye hazırlıkları başlamışken 10. Sulh Ceza, böyle bir kararın verilemeyeceğini, asliye cezanın böyle bir yetkisi olmadığını karara bağlayıp yargı yoluyla yapılacak darbeyi son anda önledi..
•
Biz ise hadisenin Mustafa Başer kısmına kilitlendik. Oysa Metin Özçelik bu hukuksuzluk karşısında 76 ayrı kişi ve birden çok farklı soruşturmayla ilgili kapısı çalındığında, ‘ne yapıyorsunuz siz kardeşim?’ demeyi aklından geçirdi mi acaba?.. Peki Metin Bey, meslektaşları hakkında hakim reddi talebinde bulunurken, böyle bir talebin bütün hakimler hakkında bulunulamayacağını bilmiyor muydu?.. Kişisel birtakım nedenlerden dolayı, (geçmişe dayalı husumet, etnik ya da dinsel-mezhepsel nedenler, ideolojik bakış farklılığı şüphesi gibi..) o hakimle ilgili alınır. Bütün hakimleri reddetmenin hukuksal gerekçeleri acaba Metin Özçelik tarafından akla yatkın bulunmuş mudur?.. Açıkça soruyorum ben buradan kardeşim.. Metin Özçelik, bu kararı verirken neye hizmet ettiğini biliyor muydu?.. Bu soruyu HSYK da soracak. Ama ben HSYK’nın bu olay karşısında kendi iç disiplin mekanizmasını işletip bir idari kararla yahut tahkikatla vaziyeti geçiştirmesini, yeterli görmem.. Her iki hakim için de soruşturma izni verilmeli ve bu hakimler örgüte yardımdan yargılanmalı..
•
SONUÇ
1) Eğer operasyon başarıya ulaşsaydı, adli kontrol talebi bulunmadan tahliye edilen bu isimler ilk uçakla kaçacaklardı.
2) Paralel yapı, ‘Biz hâlâ buradayız, güçlüyüz, etkiniz, istersek adamlarımızı alabiliriz’ mesajıyla pazarlığa başlamak istedi.
3) ‘84 Senatör’ operasyonunun bir benzerinin kapıda olduğunu düşünüyorum. ‘Bağımsız mahkemelerin verdiği tahliye kararlarını zorba rejim uygulatmıyor’ türü bir metnin, hem Avrupa hem de ABD’de dolaştırılmaya başlandığını düşünüyorum.. Kalın sağlıcakla.

