Şah ve Fırat; Türk ve Kürt
Süleyman Şah Saygı Karakolu’nda görevli Mehmetçik için yapılan operasyonu, dünya dikkatle izledi.. Kimsenin burnu bile kanamadan, tek mermi atmadan, bir çatışma yaşanmadan yapılan bu operasyon, savunma strateji tarihine geçecek kadar önemli bir operasyon. Her bakımdan. Konunun uzmanları zaten hakkını veren beyanatlar verdiler. Ancak ben başka bir noktadan yaklaşmak istiyorum meseleye.. İttifaklar, işbirlikleri ve yardımlar.. Cumhurbaşkanlığı kaynakları da bizzat Başbakan Davutoğlu da, kimseden izin istenmediğini kimsenin de bu süreçte yardımının alınmadığını yüksek sesle söylediler. Kimi zaman fiziksel güçlükler bakımından geçişi zor, kimi yerde terör unsurlarının ellerinde silahla hazır beklediği noktalardan hareket ederek sınırlarımızdan onlarca kilometre içeriye girdik. Askerlerimizi aldık, emanetlerimizi yüklendik, geldiğimiz yoldan geri döndük.. Yol boyunca YPG’nin kontrol ettiği bir hat üzerinden DAEŞ kontrolündeki bir bölgeye geçiş yaptık. Kendi halkına terör uygulayan baskıcı ESED Rejimi’nin siyasi kontrolü içindeki bir ülkede yaptık bütün bunları.. Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına operasyonu dünyaya duyuran Başbakan Ahmet Davutoğlu ise “kimseden izin de almadık yardım da almadık” dediğine göre, geriye bir tek seçenek kalıyor.. O da ‘halkların ittifakı’..
••
Bizim için DAEŞ ne kadar terör örgütü ise YPG de en az o kadar terör örgütü. Ahmet’i öldürüyorsa ‘terör’ de Mehmet’i öldürüyorsa ‘özgürlük savaşçısı’ diyecek durumda değiliz.. Daha doğrusu biz fertler olarak, teker teker diyebiliriz amma devletlerin aklı insanların aklı gibi çalışmaz. Devletler, önlerindeki dosyalara, raporlara, resmi kanaatlere bakarlar. O yüzden buz gibi bir ‘terör örgütü’ olduğu halde İsrail bir devlettir, o yüzden buz gibi bir ‘siyasi hareket’ olduğu halde ‘Hamas’ kimi ülkelerce ‘terör örgütü’ olarak görülmeye devam eder.. Siz ne derseniz deyin.. Ve devletler, terör örgütleriyle iş birliği yapmazlar. Yapmamışlardır da.. Ama halkların tasarruflarına da kimse ipotek koyamaz..
••
Kilometrelerce yol giden Türk Askeri Konvoyu, sorunsuz bir şekilde Karakozak’a ulaştıysa.. Dahası yol boyunca korunduysa.. Kobani Kürtlerinin de bunda payı olmadığını düşünemeyiz. Evet elbette bir terör örgütü olan YPG, Türk Silahlı Kuvvetleri ile birlikte bir operasyon gerçekleştirmiş olamaz. Ama halkların elini-kolunu bu anlamda bağlayan bir durum yok. Orada askerlerimizin güvenli geçişi için hat boyunca gereken desteği halkın gösterdiğini görmemiz lazım. Ve bunun bir de okuması var kuşkusuz. Bu kadim coğrafyanın ebedi dost halkları arasına giren 100 yıllık ayrılığın sonuna yaklaştığımızın en açık örneğiydi bu harekat.. O örgüt, bu örgüt diyerek meseleyi küçük görmek isteyenler yahut içeride seçim öncesi sinir uçlarına dokunarak oy devşirmeye çalışanlar olabilir.. İş ‘örgüt’ denilerek rotası saptırılacak bir iş değil. İş halkların kardeşliği işidir.. Doğru okumak ve sonrasının planlamasını buna göre yapmak gerekir.. Kalın sağlıcakla.

