--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ölüm ile ölüm arasında tercihe zorlandılar

Ersoy Dede
Ersoy Dede

Dün soğuk suların içinden cansız bedenleri çıkarılan o bebeklere baktığımda sadece şöyle düşündüm; “o kaçak teknesinde siz olmalıydınız ey emperyalizmin sözde özgürlük savaşçıları”…. 

•

Onlarca insan Karadeniz’in soğuk sularına gömüldü. Kaç kişi vardı teknede bilmiyoruz. Kaçı kurtuldu, kaçı azgın dalgalara kapılıp soğuk sularda saatlerce yaşam savaşı verdi.. Nasıl öldüler?.. Can verirken çok üşüdü mü o çocuklar, bilmiyoruz. Zaten yorganın altındaki kızımın üstüne, bir de battaniye örtüyordum ben, o bebeklerin buz gibi suda can verdiği saatlerde.. Kim bunun sorumlusu?.. Fırsatçı tekneci mi? Ona o bağlantıyı sağlayan mafya mı?. Yoksa çaresizlikten ölüm ile ölüm arasında tercihe zorlanan o garip insanlar mı?.. Kalsalar da ölecekler, yola çıksalar da... 

•

10 kişilik teknenin, 45 kişiyle Bulgaristan’ı göremeyeceğini bilmediklerini mi zannediyorsunuz?.. Şimdi beylik laflar ederken sorun yok.. Ama o “beşten Büyük Dünya” var ya, o dünyanın canına okuyor o beşli katil çetesi.. O beşli sürüngen çetesi.. Evlerine giriyor, yerlerinden yurtlarından ediyor, hayatta kalanlarına nefes alacak alan bırakmıyor, “sizin eve gelelim o zaman” dediğinizde de “geri kabul anlaşmamız var, nereden geldiyseniz oraya dönün” diyor.. Ege’de her hafta neredeyse bir kaçak teknesi haberi geliyor haber merkezlerine.. O kadar sıradanlaştı ki artık, haber bile olmuyor.. Arz edeyim kıymetli okurlarıma.. Eğer dünkü cinayet yanlışlıkla Boğaz’da değil de örneğin Akdeniz açıklarında olsaydı, kimse bahsetmezdi bile... 

•

Büyük büyük adamlar toplanıyorlar büyük başkentlerde.. Bizi de alıyorlar bazen aralarına.. “ne olacak bu göçmen meselesi” diye başlık açıyorlar ya.. Zannediyorsunuz ki oralarda içleri parçalanıyor da bu göçmenlerin sorunlarına çare bulalım diye toplaşıyorlar.. Ben söyleyeyim size ne konuştuklarını.. Sorun “göçmen” sorunu olduğunda, demokrat (!) Avrupalı başkan ve liderlerin içindeki 2. Dünya Savaşı yıllarından kalma faşist Diktatörler ortaya çıkıyor.. O demokrat sahte kişiliklerini vestiyere asıyorlar, içeri girip bu “ilkel yaratıklar”ı nasıl “temiz” Avrupa’ya yaklaştırmayız’ı tartışıyorlar.. Bir tanesi de sormuyor ki; “beyefendi bu adamlar bize gelmezse nere gitsin?”.. Fark etmez.. ‘Geri kabul’ anlaşmamız var.  Eğer Türkiye’den gelirse yollarız tekrar Türkiye’ye onlar düşünsün.. 

•

Bu bahiste çok kısa bu geri kabul anlaşmasından söz etmemiz lazım. Bundan 8 ay önce biz AB ülkeleri ile vizelerin kaldırılması karşılığında, geçiş hattı olarak Türkiye’yi kullanan kaçakları kabul edeceğimizi taahhüt ettik. Avrupa Birliği de bize 3 yıllık bir izleme vakti verdi.. Bu 3 yıl içinde geri kabul’ü layıkıyla uygulayabilirsek aşama aşama vizeleri kaldıracağını söyledi.. Şimdi diyelim ki Boğazın buz gibi sularında can veren bu insanlar, bir şekilde Romanya ya da Bulgaristan’a ulaşmış olsalardı ne olacaktı?.. Orada muhtemelen yakalanacaklardı.. (Zira ben bu ‘umuda yolculuk’ serüvenini daha hakkıyla neticelendirene rastlamadım. Ya ölüyorlar ya sınırdışı ediliyorlar.)  Geldiler Türkiye’ye.. Niye?.. Çünkü bizim AB ile anlaşmamız var. Peki biz ne yapacağız bu insanları?.. Orada uluslararası anlaşmalar giriyor devreye.. Eğer hukuk kurduğun meşru devletlerden biriyse bu insanların anavatanı biraz uğraşırsın.. İyi de ya Suriye gibi, Irak gibi, Afganistan gibi uluslararası anlaşma yapma imkânı bulamayacağımız bir ülkeden söz ediyorsak?. O vakit geçmiş olsun.. Deftere yazarız; 2 milyon 42... 

•

Peki bu insanlar deli mi ki böylesi tehlikeli bir yolculuğa çıkmak durumunda kalıyorlar?.. Hayır deli değiller.. O yolculuğa çıktıkları ülkelerin emperyal hedefleri nedeniyle yaşama umutlarını yitirdiler. Avrupa özellikle nitelikli insan göçü için fellik fellik bizim coğrafyalarda adam ararken, bu insanları Karadeniz’in soğuk sularına neden gömüyor?.. O batan gemide bir gün Dünyanın kendisinden büyük olduğu 5’li çeteyi göreceğiz. Bu düzen böyle gitmeyecek. Artık Afganistanlı, Iraklı, Suriyeli çocuklar boğulmayacak. Kalın sağlıcakla.

Ersoy Dede Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle