Ne seneydi ama!
Bir seneyi daha geride bıraktık. Bugün 2014’ün son cuması.. Önümüzdeki hafta yeni bir yıl başlayacak. En az bu yıl kadar hareketli, koşturmacalı, heyecan ve aksiyon dolu bir yıl olacak.
•
2014’e, 17 ve 25 Aralık Darbe girişimlerinin etkisiyle girdik, paralel yapıyla mücadeleyle geçirdik. Bunun içine iki de seçim sıkıştırdık.. Yeni Türkiye’nin İlk Devlet Başkanı’nı seçtik.. Bir gün olsun nefes almadan çalıştık. Bütün bu kritik evrelerde Akit, her zaman olduğu gibi referans gazete olma özelliğini korudu.. Özellikle bu karmaşık süreçte; haberleriyle, yazılarıyla, bir gün olsun taviz vermediği yayın politikasıyla cesur bir gazetecilik nasıl yapılır dosta düşmana gösterdi. Kırılmadan eğilip bükülmeden söyledi lafını.. Tehditlere, şantajlara boyun eğmedi.. Yargı eliyle boynuna geçirilmeye çalışılan yuları fırlattı attı. Paşalara teslim olmadığı gibi Hocalara da eyvallah etmedi.. Paralel yapı elindeki her türlü imkanı kullanarak önce itibarsızlaştırmaya çalıştı.. Evvela kurumsal olarak sonra tek tek hepimize yönelik sistematik bir kampanya yürütüldü.. Patronlarımıza, yazarlara, muhabirlere varana kadar hepimize saldırdılar.. Saldırmaya da devam ediyorlar.. Ardından ekonomik olarak çökertmeye çalıştılar.. Reklamla, ilanla tehdit ettiler... Haberleri yok ki, Akit beğenmediği reklamı almadığı için kişilik sahibi bir gazete.. Bilemediler... Akit’i ancak bayiden parasını ödeyerek tek tek satın alabilirsiniz. Onun dışında hiçbir dönemde hiçbir güç satın alabilmeyi başaramadı.. Bakın bununla ilgili bir şey anlatayım.. Faşist Gezi Kalkışması günleri, yine kelle koltukta yazıyoruz gerçekleri.. Yine her türlü saldırının, tehdidin altındayız.. Bağcılar’da bir bakkaldayım. Önümdeki adam “iki ekmek üç de Akit gazetesi” dedi.. Dedim; “hayrola üç gazete niye?”.. Dedi ki; “vallahi elimden gelen budur.. İmkanım olsa her gün 10 tane alsam da dağıtsam. Ancak üç tanesine yetiyor gücüm”... Bu aidiyeti, mensubiyeti, sahiplenmeyi, bugüne kadar hangi gazete için gördünüz?.. Üç kuruş reklamla satın alınabilecek bir güç mü bu?. Bunda da başarısız olunca en iyi bildikleri işi yaptılar.. Davalara sarıldılar.. Nasıl bir ‘dava adamı’ olduklarını, her birimize tek tek ve gazetemize açtıkları onlarca ceza ve tazminat davalarıyla apaçık ortaya koydular.. Koç’u ayrı açtı, Fetullah Gülen’i ayrı, paralel savcıları, o yapının elemanları falan ayrı açtılar.. Her birimiz boynumuzda şeref madalyası olarak taşıyoruz o suç duyurularını.. Sustuk mu?. Elbette hayır.. Susacak mıyız?.. Mümkün değil.. Şunu unutmayın, eğer bir gün Akit susmuşsa, o ülkede darbe gerçekleşmiş demektir..
•
Önümüzdeki sene de geride bırakmaya hazırlandığımız yıldan farklı olmayacak. Paralel yapıya yönelik art arda açılan davaları takip edeceğiz. Genel seçim atmosferine giriyor ülke.. Yine dört bir taraftan en sıcak gündemi yansıtacağız sayfalarımıza.. Kim bilir belki bir de bonus olarak bir Anayasa Referandumu çıkar karşımıza yaz aylarında. Olmaz mı?.. Desenize yine yoğun geçecek bir yıl başlıyor.. Başta Sayın Mustafa Karahasanoğlu olmak üzere yöneticilerimize de bu vesileyle selam yollayalım.. Gazetede artık düzenli okurlar bilirler. Her sene bu vakitlerde; “patron bizim maaşlara da zam gelecek mi?” yazısı çıkar bu sütunda.. Dolayısıyla üzerimizdeki baskı da bu anlamda büyük. Biliyoruz bu yıl masraf çok, televizyon da kuruluyor, internet altyapısına ciddi yatırımlar yapılıyor, yeni binaya da geçtik.. Şartları anlıyoruz ama taktir edersiniz ki, böylesi bir tempo neticesinde iyi bir zammı da hakkettik.. Sadece kendim için değil, gazetenin yükünü sırtlanan bütün arkadaşlarım adına.. Kadir Demirel, Murat Alan, Hüseyin Kulaoğlu, Naim Taşbaşı gibi ve daha adını sayamadığım Akit’in tüm emekçileri adına söylüyorum.. Gelin bu zam döneminde, tüm sendikaları kıskandıracak bir zam verin de yeni yıla yüksek motivasyonla başlayalım.. Saygılar.. Kalın sağlıcakla.

