--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İç Güvenlik Kavgası

Ersoy Dede
Ersoy Dede

İç Güvenlik Paketi ile ilgili tartışmalar aslına bakarsanız aylardır devam ediyor. Ama öyle anlaşılıyor ki seçimlere ortalama üç ay gibi bir vakit kaldığından siyasi partiler, ellerindeki bu en tartışmalı meseleyi masaya sürerek politik kavga verme derdindeler.. Yeter ki millet menfaatine olsun da versinler mücadelelerini.. Amma mesela BDP ile MHP’nin hedef birlikteliğiyle ortak düşman belirleyip, aynı politik argümanı yükseltmeleri, seçmenlerine izahta zorlanacakları bir durum olacak.. 

•

Evvela birkaç hususun altını çizelim, sonra yine partiler bağırıp çağırmaya devam etsin.. İtirazlar ve gerçekleri, olabildiğince özetleyerek nakledeceğim buraya.. Örneğin kendini ‘devletçi’ olarak tanımlayan CHP ile kendini ‘milliyetçi’ olarak tanımlayan MHP’nin bilmesi gerekir ki, ‘toplantı ve gösteri yürüyüşü’ adıyla legal bir şey gibi gösterilmeye çalışılan sokak terörünü özgürce uygulayabilmek için, milleti tehdit eden ve devlet ile pazarlık yapan örgütlerin ekmeğine yağ sürüyorlar..  Bunu biliyor olmalarına rağmen ısrarla, durdukları pozisyonu tartıştırmayarak buna devam ediyorlar.. Oysa seçmenlerine anlatmaları gerekiyor ki; bu düzenleme teklifi vatandaşın temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alındığı bir reform paketidir. 

DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Gelin birkaç maddeye daha yakından bakalım.. Örneğin molotof.. Mevcut durumda bir kişi elinde molotofla orayı-burayı ateşe veriyorsa polis bu saldırıyı önlemek için müdahale edemiyordu.. Getirilen düzenlemeyle; molotof, el yapımı patlayıcı, demir bilye ve sapan kullanmak suretiyle insanların hayatını tehlikeye atanlar ve malını yakıp yıkanlara karşı, polise “saldırıyı etkisiz kılmak amacıyla ve etkisiz kılacak ölçüde” zor ve silah kullanma yetkisi veriliyor.. Son 6 yılda, molotofla yapılan 5.458 saldırıda; 3’ü polis 7 insanımız şehit edildi, 406 polis, 1 asker ve 127 sivil de yaralandı... Peki hangi vatansever, böyle bir düzenlemeye itiraz edebilir?.. Bir not daha, Almanya, ABD, İngiltere ve İrlanda gibi ülkelerde molotof kullanılması, üretilmesi ve satılması suç.. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine; taş, sopa, demir bilye, havai fişek, yakıcı ve yaralayıcı eczalar ve benzeri maddelerle katılanlara verilecek cezalar artırılıyor. İtiraz edenler, her protesto gösterisine bu tip yaralayıcı malzemeler getirilmesini mi savunuyor acaba?..  Hele silah taşımaya 1 yıl ceza verilirken, sapan taşımaya 2 yıl ceza getirildiği” gibi saçma sapan bir iddiayı gerçekmiş gibi sunanlara, söyleyecek söz bulamıyorum. Elbette iddia edildiği gibi; toplantı ve gösteri yürüyüşleri dışındaki alanlarda sapan veya demir bilye bulunduran kişiye herhangi bir ceza verilmesi söz konu değil. Fakat bir gösteriye de, sapan ve demir bilye ile geliniyorsa, bunun masum gibi gösterilme ihtimali var mıdır?.. Aynı şekilde, sanki yüzünü maskeyle örtmek suç olacakmış gibi propaganda yapılıyor.. Oysa herkes çok çok iyi biliyor ki, gösteriye yüzünü kapatarak gelmek suç oluyor. Ki soru şu; eğer sadece protesto hakkını kullanıyorsan, niye saklıyorsun ki yüzünü?.. Demek ki farklı bir niyetin var.. Herkes kendine göre yontuyor bu paketi. Bugün örgütü en fazla rahatsız eden iki madde üzerinde durduk.. Yeni düzenleme ile; Bonzai meselesini, arama yetkisini, gözaltına alma yetkisini, önleme dinlemelerini, yerinde ifade almayı, amir sınıfındaki emniyetçilerin kadrosunu, jandarma ve sahil güvenliğin içişlerine bağlanması tartışmalarını, bölüm bölüm anlatacağız.. Anlatalım ki, yanlış anlatmasınlar.. 

•

YENİ MEDYA

Turkmedya’da heyecan veren değişiklikler oldu.. (Ufuk Güldemir döneminin) Habertürk Gazetesi’nden bu yana ilgiyle izlediğim usta gazeteci Murat Kelkitlioğlu Akşam Gazetesi’nin,  9 yıl birlikte mesai verdiğim dostum Turgay Güler de, Güneş Gazetesi’nin başına geçti..  Her iki dostuma da, ama özellikle Güneş ve Akşam Gazetesi okurlarına, ‘hayırlı olsun’ diyorum..  Kelkitlioğlu ve Güler’in yeni görevleri, ‘Yeni Türkiye’nin medya düzeninde, daha refleksif ve daha proaktif bir yayıncılık olacağının da göstergesi.. Bunu neye dayanarak söylüyorum, arz  edeyim. Her iki ismin de ortak özelliği meslekten gazeteci olmaları.. Bizim için rekabet şartları keskinleşmiş durumda. Rakipler güçlendikçe bundan en fazla okurlar faydalanıyor. Kalın sağlıcakla..

Ersoy Dede Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle