Hep Denedin Hep Yenildin!
TBMM Başkanlığı seçiminde, Ak Parti’nin grup olarak tam desteklediği isim olan İsmet Yılmaz seçilince hedefe MHP ve başkanı Devlet Bahçeli kondu.. Devlet Bahçeli’ye demediklerini bırakmadılar. Kim onlar?.. CHP’liler, CHP Medyası, paralel medya.. Hepsi.. Neden?..
Çünkü:
MHP’nin, sadece tek bir hamlesiyle.. Tamamen meşru ve anasının ak sütü kadar helâl hamlesiyle kaybettiler.. Paralel yapı, CHP Medyası, istikbalini CHP’nin siyasi varlığına bağlamış gruplar, statüko, yerleşik düzen, para babaları, kapitalist rejimin temsilcileri, komprador burjuva aileler, Yahudi lobisi kaybetti.. Ne yaptı da hepsini çuvallattı Bahçeli?..
Çıktı ve dedi ki: “biz kendi adayımıza oy vereceğiz”..
Başka?.. Başka bir şey yok.. Bu kadar..
“…Biz kendi adayımıza oy vereceğiz….”
Hesap?
Kitap?
Pazarlık?
Anlaşma?
Müzakere?
Başbakanlık senin olsun?
?..
“…Biz kendi adayımıza oy vereceğiz…”
Devlet Bahçeli, sadece bunu yaptı.
Arkadan dolaşmadı, kimseyle kapalı kapılar arkasında bir şey görüşmedi.
Tamamen belirgin ve berrak biçimde bir tavrı ortaya koydu.
Daha en başta arz edeyim.. Ben TBMM Başkanlığı için farklı bir netice çıkacağını zannediyordum.. (Hatta biraz da kızarak) Ak Parti’nin, sonrasında yapılacak olan bir koalisyon müzakerelerinde değerlendirilmek üzere, muhalefet blokunun oyun kurmasına izin vereceğini düşünmüştüm. O nedenledir ki; “üçüncü turda 60 Ak Partili milletvekili HDP adayına oy vererek, MHP’yi köşeye sıkıştıracak” türü deli saçması bir teze ‘asla olmayacak böyle bir şey’ diyerek karşı çıktım canlı yayında.. Zannettim ki, CHP, bunca yenilginin ardından, (bari) TBMM Başkanlığı seçimleri için, iki matematikçi bir siyaset bilimciyle oyun planı yapacak.. Zannettim ki, 10 dakika olsun bir konu üzerinde strateji çalışacaklar.. Fakat yapmadılar.. Başbakan Davutoğlu’nun, parti grup toplantısındaki, ‘son tura kadar kendi adayımızı desteklemekten hiç vaz geçmeyeceğiz’ sözünü duyar duymaz, “Hayırlı olsun demek ki Deniz Baykal TBMM Başkanı oluyor” dedim.. Akılsız kafam.. Zannettim ki sahiden CHP’nin bir planı var.. Yokmuş.. Kemal Kılıçdaroğlu’nun hiçbir planı yokmuş.. Turlar tamamlandı, adaylar alacakları oyu aldılar. Üçüncü tur geldi çattı, CHP akan suyu seyreder gibi seyrediyor gelişmeleri.. Bir de bir başka partiye, MHP’ye dönük eleştiriler sıralıyor.. Babam, senin bir oyun planın yoksa, senin için de Devlet Bahçeli mi düşünecek.. Az zahmet edip, bir defa da kendini kendin düşünsene..
•
BAHÇELİ BİZİM İÇİN Bİ’ŞEY YAP!
“MHP neden bizim için bir şey yapmıyor” diye ağlaşıyor CHP’liler.. Ne zaman başladı ağlaşma.. İkinci tur neticelenip de Devlet Bahçeli, kameralar önünde; “son turda kendi adayımızı görürsek oy veririz, görmezsek vermeyiz” açıklamasını yaptığı anda CHP tutuştu.. Bütün mahalle baskısını göze alıp, yine yazdım twitter’a: “CHP’nin yapacağı stratejik hamleyle sonuç alabilirsiniz, resme dikkatlice bakın”… Bakmadılar.. Niye?.. Bu vesileyle tavsiye etmiş olalım.. Stephen Zweig’in ‘Satranç’ı, bütün CHP teşkilatlarında, mecburi olarak okutulmalı.. Anlaşıldı problem orada.. İleri hamleli düşünme yeteneği yok Kılıçdaroğlu ve ekibinde.
•
BAŞKOMUTAN OLABİLİRSİN AMA!..
Stratejik hamle neydi peki?.. Elbette bu oyunun daha başında kurulması gerekiyordu. Ama olmadı. Kurulmamış.. Başta da dedim. Ben ‘kesin bir oyun planları vardır’ zannediyordum, yokmuş.. Baktın ki köşeye sıkışmış durumdasın. A planın olmadığı için ‘hemen B planına geç’ diyemiyorum.. Ancak şunu diyebilirim: ‘hemen bir plan yap’.. Ekmeleddin İhsanoğlu, senin 14 parti + Cemaat ile birlikte arkasında dimdik durduğun, Cumhurbaşkanlığı gibi en büyük mülki amirliğe aday yaptığın, gönlünün başkomutanı olarak lanse ettiğin isim.. Doğru mu?.. İhsanoğlu’nu, siyaset dehası, dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında sahaya sürecek kadar da önemsiyorsun.. Öyle mi?.. Peki TBMM Başkanlığına yakıştıramıyor musun?.. İkinci turdan sonra, çıkıp deseydin ki: “biz yarıştan çekiliyoruz, kalan adaylara başarılar dileriz”… Hiç isim zikredip, ortak adaylık ilan etmene bile gerek kalmadan, tereyağından kıl çeker gibi İhsanoğlu 290 oyla oturacaktı o koltuğa. Samuel Beckett: “.. Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene yenil. Daha iyi yenil…” Kalın sağlıcakla.

