--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hangi Acı Daha Acıdır?..

Ersoy Dede
Ersoy Dede

Şüphesiz ki her hadise kendi içinde münferit hadisedir. Bundan en küçük bir kuşkum yok. Zira suçun tanımı içinde bir şey ya örgütlüdür ya da münferittir. Başka bir durum yok. Demem o ki, toplumu derinden sarsan o devasa, o koskocaman olaylar için “bunda bir sosyoloji aramayın, bunlar münferit hadiselerdir” denmesine karşı bir itiraz benimkisi.. Elbette ‘kulakları büyüyor diye oğlunu hastane tuvaletinde boğarak öldüren anne’nin yaptığı da münferit bir hadiseydi, ‘Gaziantep’te protestoculara biber gazı sıkmıyor diye genç polis memuruna küfürler yağdıran, sırtından iten, boynunu sıkan amiri’nin yaptığı da.. Tamam da bunları izah ederken; “münferit bunlar canım münferit hadiseler” diyerek sıyrılabilir miyiz bu işin içinden?..

•

Sevgili dostlar, bizler bu toplumu oluşturan unsurlarız. Biz yazarken, siz okurken, gazete bayii okuduğunuz bu gazeteyi satarken, aynı zincirin halkalarını meydana getiriyoruz. Beraber bir bütünüz.. Tavırlarımız ‘münferit’ de olsa, sorun büyük..

•

Mersin’de bir çocuk katledildi.. Her ölüm acıdır. Her acı bir başka acının aynıdır.. Bir acı diğerinden daha acı değildir.. Yaşlı annesinin ölümü de oğluna acıdır, kızının ölümü de anneye acıdır.. Bir acı ötekinden daha acı değildir.. Charlie Hedbo’da ölen 12 çizerin ölümü de acıdır, ABD Kuzey Carolina’da ölen 3 Müslümanın ölümü de acıdır.. Bize öğretirken böyle öğrettiler.. Merhametli olmayı, olaylara ya da kişilere göre değil, yaşanan acıya göre seçmemiz gerektiğini öğrettiler.. Ben kahkahalar yükseldiği kadar gözyaşının da dinmediği bir evde doğdum-büyüdüm. Sevgiyi de evde öğrendim, merhameti de.. Ve bizim inancımıza göre bütün çocuklar masum doğar. Biz doğduktan sonra vaftiz edilmemiz gerektiğine inanmıyoruz. Bize göre bütün çocuklar masumdur. Sonra onları; (Mersin’deki gibi) bir çocuğa tecavüz edip, sonra öldürüp, benzin döküp yakan canavarlara dönüştürüyoruz. 

•

Şimdi dikkat edin lütfen. Çok açık soruyorum.. Bütün tezleri tartışmalı olan klinik psikiyatrın kurucusu Freud’a dönük bir bakışla.. Cinsel açlığın tecavüz yoluyla da giderilebileceği, tecavüz kurbanı birinin de yakılarak yok edilebileceği davranışı, içgüdüsel olabilir mi?.. Bu davranış biçimi, doğanın bize verdiği yaradılış özelliklerinden biri olabilir mi?.. İçinde aynı anda; zina, fiziksel şiddet, cinsel şiddet, cinayet ve cenazeye hakaretin bulunduğu bir davranış biçimini, sonradan değil de doğuştan getiriyor olma ihtimalimiz var mı?.. Biz ne zaman ki, başka bir takım uyarıcılarla ahlâki bakımdan değerlerimizden uzaklaştırıldık, o zaman bu başladı.. Bana hiç kimse “ama evvelden yok muydu?” martavalı okumasın.. Evvelden de temel problem farklı mıydı?. Okullarda ‘din kültürü ve ahlâk bilgisi dersi’nin etrafında dönen tartışmalarda burada defalarca yazdım; din bilgisi halledilebilir ama istenen bizi biz yapan ahlâki değerlerimizi terketmemiz.. Bize dayatılan seküler yaşam biçiminin doğal bir sonucudur Mersin.. Çok basit bir sıralama yaptım az evvel.. Tek seferde, benim gibi en günahkâr adamın bile parmakla sayabileceği, beş yasak ihlâl edilmiş durumda.. Beş günah birden aynı anda işlenmiş.. Bize “günahsız bir insanı öldüren, bütün insanlığı öldürmüş sayılır” diye emreden bir dinin mensupları olarak, bu kadar günahı nasıl göze alabiliyoruz?.. Lütfen çocuklarınızı merhameti öğreterek yetiştirin. Kediye zulmetmemeyi, çiçeği kopartmamayı öğretin. Masum meleklerden canavar çıkmasına izin vermeyin. Kalın sağlıcakla. 

Ersoy Dede Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle