Fırında Patatesli Kuzu
Seçim günleri YSK siyaset dışı yazılmasını emreder.. Ben de normalde haftada en az bir kez siyaset dışı yazarım. Hayata dair, İstanbul’a dair neşeli pazar yazıları.. Fakat ne zaman biri çıkıp da; “bugün şöyle bir şey yazmalısın” derse, işte o gün tadım kaçar, yazacağım varsa da yazamam.. Gıcıklık gibi düşünün biraz.
•
Düzenli okuyucularım bilecektir ki tam da bu saydığım nedenle seçim günlerinde yemek tarifi veririm bu sütunda .. Ama öyle böyle değil. İyi yemekler anlatırım. Anlattığım yemeği, anlattığım şekilde yapmaya kalkarsanız belki de yazıda anlatılan kadar lezzetli sonuçlar alamayabilirsiniz.. Ama en azından hayal edebilirsiniz..
•
Bugün anlatacağımız yemek aslında Gaziantep yöresine özgü olarak bilinir fakat Kürt’ün, Arap’ın, Türk’ün bir arada yaşadığı Doğu ve Güneydoğu coğrafyasının tamamında beğenilerek yenir. Arap yapar Kürt yer, Alevi yapar Sünni yer.. Dahası çıkış noktası doğu coğrafyası olsa da misal İzmir’de de sofraların baş tacıdır, Zonguldak’ta da rahmetli annem yapar, mis gibi yerdik.. Kültür etkileşimi denen şey bu işte..
•
Yemeğimizin adı ‘Fırında patatesli kuzu’.. Bunun için asıl ihtiyaç duyduğumuz üç şey; fırın, patates ve kuzu.. Yardımcı olarak ise biraz sarmısak kullanacağız.. 5-6 diş kadar.. Ben Kastamonu sarmısağı tercih ederim.. Az küçük olur ama lezzeti dünyada tek.. Sarmısak dışında ve en az sarmısak kadar önemli bir de mercan köşk katacağız yemeğimize.. Evinizde yoksa hazır edin diye söylüyorum.. Origanum ya da Marjoram diye de anılır.. Nefis bir Akdeniz otudur.. Ege ve civarında yetişir.. Kayalık yerleri sever. Çok güzel kokar.. Bir başka Akdeniz otu olan ‘kekik’ de lazım yemeğimiz için.. Karabiber ve Ege’nin has zeytinyağı olmazsa bu yemeği yapamayız..
•
Gelelim hazırlanışına.. Önce etimizi yıkayıp, suyunu süzüyoruz, Kastamonu Taşköprü sarmısağımızı, mercan köşkümüzü, kekik ve karabiberi, yarım su bardağı zeytinyağı, tuz ve limon suyunu ilave edip karıştırıyoruz. Etlerimizi bu karışımla marine ederek buzdolabına gönderip dinlenmeye bırakıyoruz.. Biz de bu arada patateslerimizin kabuklarını bıçakla kazıyarak elma dilimi şeklinde doğramaya başlıyoruz.. Patates Amerika kıtasının keşfinden sonra bulunduğu için misal çağ açıp çağ kapatan Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri, tadını bilmezdi.. Belki de (tıpkı domates gibi) batıdan alıp da bu kadar kolay içselleştirdiğimiz başka bir şey yoktur.. Patatesleri hazırladıktan sonra dinlenmeye bıraktığımız etlerimizi fırın tepsimize diziyoruz.. patateslerimizi aralarına serpiştiriyoruz.. Fırını yakıp da içeri yolladık mı yarım saat sonra ağzınıza layık bir yemek olarak geri alabilirsiniz.. Afiyet olsun.. Kalın sağlıcakla.

