--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Devlet Memuruna Dokunulabilmeli

Ersoy Dede
Ersoy Dede

17 Aralık darbe girişiminden bir kaç hafta sonra bana sordular; ‘paralel yapıyla mücadele nasıl olacak?’ diye.. Lunaparklardaki kurbağa çekiçleri metaforu ile yanıt verdim.. Hani elinize bir çekiç verirler ve kafalarını gösteren kurbağaların başına vurmanızı isterler ya.. Bir kurbağayı deliğine tıkarsınız, yanındaki delikten başka bir kurbağa çıkar. Ona vurursunuz bir yandaki delikten bir tane daha.. Paralel yapı bu..  “Peki bunun çaresi nedir?” sorusunu ise, “emniyet ve yargı lağvedilmeli” diye yanıtlamıştım.. Paralel medya aylarca saldırdı. Neden biliyor musunuz?.. Çünkü o kurdukları düzenin bozulabileceği ihtimali ile ilk kez yüzleştiler. Demokrasilerde lağvedilemeyecek bir kurum ya da yapı olamayacağını hesaplayamamışlardı... Generalleri içeri tıkarken, emniyet müdürlerine dokunulabileceği akıllarına bile gelmedi.. Profesör Mümtazer Türköne “Türk Silahlı Kuvvetleri Lağvedilmeli” diye yazı yazarken itiraz etmeyenler, Ersoy Dede “Emniyet lağvedilmeli” dediğinde saldırıya geçmişti.. Zaman bizi haklı çıkardı.. Bugün artık bir memurun, cumhurbaşkanından, milletvekilinden daha sıkı tedbirlerle korunuyor olduğu gerçeğiyle yüz yüzeyiz.. Acı bir tecrübeyle bunu tadan AK Parti içinde de artık hakim kanaat bu. Devlet de bu düzenin değişmesi, kendi çalışacağı kadrolara  kendi karar verebilecek yetkiyi istiyor. Bu köhne, ihtiyaca cevap vermeyen, bürokrasiye sınırsız dokunulmazlık sunan devlet memurları yasasını çöpe atma vakti geldi..  İlle de kullansın demiyorum ama yürütme, emniyeti lağvedebilecek gücü, yasama ise yargıyı düzenleyebilecek gücü elinde tutabilmelidir. Demokrasi istiyorsak bunun tartışması olmaz. Madem ki siyaset kurumu herşeyin üzerindedir, siyasi iktidar, neden birlikte uyumlu çalışamayacağı adamları istihdam etmek zorunda kalsın ki?..  Bakın devlet dairelerinin kadro yapılarına. Ne Milli Görüş tabanlı bir kadrolaşma görürsünüz ne AK Parti.. AK Parti döneminde güçlü koltuklara yerleşmiş olanların yarısının MHP’li yarısının Cemaat mensubu olduğunu görürsünüz.. Eğer 17 Aralık sürecinde, AK Parti hakkıyla kendi çalışma arkadaşlarını tayin edebilmiş olsaydı, bu darbe denemesiyle bu kadar net biçimde yüzyüze gellebilir miydi?.. Bunu sadece AK Parti için de söylemiyorum. Anap ya da DYP ile ilgili de durum bu.. Devletin sahibi olarak kendini gören Süleyman Demirel bile emrindeki MİT’ten kendisine karşı çekilen operasyonu haber alamamıştır. Bu iş böyle.. Van’daki panzeri ile sağlam aracı yanan aracın üzerine süren polisin hikayesini, bu eli kolu bağlı sistemin değişkenleriyle birlikte düşünün..

•

Devlet, hangi kurumunda olursa olsun, bürokrasinin tahakkümü altında çalışamaz, çalışmamalıdır. Bürokrasiyi siyaset mekanizması tayin etmelidir. Amerika Birleşik Devletleri’nde böyledir. Göreve ‘Demokratlar’ gelirse örneğin, bir Cumhuriyetçi bürokratı, tazminatını verip tasfiye edebilirler. İsterlerse çalışabilir de, ama istemezlerse yollayabilirler. Bizde ise en fazla üst düzey bürokratlarda “müşavir, uzman” gibi ne iş yaptığı belli olmayan bir takım kadrolarla maaş ödenmeye devam ediliyor. Her işi yapan adamdan klonlanmış gibi iki ya da üç tane var. Aynı daireye daire başkanlığı yapmış eskisi ‘müşavir’ olarak maaş almaya devam ederken direksiyona geçen yenisine de maaş ödüyoruz. Kaç yıl?.. 40 yıl.. Çarpın aldığı maaş ile 40 yılı, bulun maliyetini.. Bir de kendinizi düşünün.. Bir özel firmada ayakta kalabilmek, patronun sizi kovmaması için nasıl canla başla çalıştığınızı, ona ihanet etmediğinizi, onu arkadan vurmaya kalkmadığınızı, şirketin çıkarlarını her şeyin üzerinde tuttuğunuzu, şirketin kârlılığı ve verimliliği için nasıl azami gayret sarfettiğinizi düşünün.. Zaten asla başı belaya girmeyecek bir devlet memuru neden düşünsün ki bunları. Tez vakitte, herkesin işi gücü bırakıp tamamen buna konsantre olması lazım. Nasıl yaparız da devlet memurlarını o korundukları zırhtan çıkarabilir ve dokunulabilir hale getirebiliriz?’ bunun hesaplarının yapılması lazım. Bunun için daha ne bekliyoruz?. Yeni bir bürokratik darbe girişimi mi?.. Kalın sağlıcakla.

Ersoy Dede Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle