--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Darbeciler kazanmasın

Ersoy Dede
Ersoy Dede

Pazartesi günü 4 eski bakan hakkında kurulan soruşturma komisyonundan bir karar çıkacak.. Soruşturma önergesine göre eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkında iki, eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış hakkında üç, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler hakkında ise dört ayrı suçlama bulunuyor.

Komisyonda, her bakan hakkında ayrı ayrı oylama yapılacak. Oylamadan Yüce Divan’a sevk kararı çıkarsa, bu defa son sözü TBMM Genel Kurulu söyleyecek.. Buradan da salt çoğunlukla sevk kararı çıkması halinde ilgili bakan ya da bakanlara Yüce Divan yolu açılacak. Sahiden de bu darbe girişimini tertipleyen örgütün ‘kurban’ olarak seçtiği dört isim, üzerlerine atılı iftira nedeniyle sanki suçluymuş gibi Yüce Divan’a gönderilirse bu sivil siyaset tarihine kara bir leke olarak geçecektir.. Bu kadar açık ve net..

••

Bir süredir özellikle Ak Parti içinden ya da Ak Parti’ye yakın gibi görünen bazı isimlerden ‘Ama Aklansınlar’ türü aklın ve zekanın tatile çıktığı yorumlar duyuyorum. Buna neyi gerekçe gösterirseniz gösterin.. Kabul edilebilir tarafı yok.. Eğer ‘Paralel örgüt’ün iftiraları nedeniyle arkadaşlarınızdan şüphe duyuyorsanız sahiden o vakit başka bir problem var demektir. Kapalı kapılar arkasında “25 Aralık tamam ama 17 Aralık pek de, yani....” gibi laflar söylüyorsanız bence açık açık gidin ve bu süreçte hangi tarafta yer aldığınızı deklare edin. İdris Bal gibi, İdris Naim Şahin gibi belli edin tarafınızı. İçeride ‘bu alçakça bir darbedir’ deyip de, dışarı çıkıp ‘ama aklansınlar da harekete zarar vermesinler’ diyorsanız bence önce kendinizi sorgulayın.. 

••

Bakın bu tertibin arkasındaki örgüt için Milli Güvenlik Kurulu ‘kırmızı kitap’ iradesi ortaya koymuş durumda.. Tertibin içinde oldukları iddia edilen dört savcı soruşturma tamamlanana kadar açığa alınmış.. Tertibe dahil olduğu iddia edilen polis müdürlerinin bir kısmı tutuklu yargılanıyor, bir kısmı meslekten el çektirilmiş durumda.. Adli yargı her iki davayla da ilgili olarak takipsizlik kararı vermiş.. Siz hâlâ diyorsunuz ki, ‘aklansınlar’... Fezlekeye gerekçe olan suçlama kalkmış ortadan, tertibi yapanlar yargılanıyor, ne aklanmasından söz ediyorsunuz siz?... 

••

Prensip olarak şunun kararını vermemiz lazım. 17 ve 25 Aralık Darbe girişimi midir yoksa yolsuzluk soruşturması mı?.. Kategorik bir ayrım yapacağım kimse kusura bakmasın.. Zerre kadar bu davaların ‘yolsuzluk’ davası olduğuna inanan varsa, ya gaflet içindedir ya dalalet ya da hıyanet.. Birini seçin. Bana sorarsanız dördüncü seçenek yok. Komisyonda AK Parti’den dokuz, CHP’den dört ve MHP’den bir üye bulunuyor. Yüce Divan’a sevk kararı için en az sekiz üyenin oyu lazım. MHP ve CHP’nin blok olarak ‘evet’ demesi halinde bile yeter sayıyı bulmak için en az üç Ak Partili üyenin ‘evet’ demesi gerekiyor.  Ben buradan döneceğine inanıyorum. Yani TBMM’ye kalacağını düşünmüyorum. Ama yanlışlıkla kalırsa bile burada paralel örgütün tezlerine kim yakın duruyor kim darbe girişimi karşısında sivil siyasetin yanında pozisyon alıyor hep birlikte görürüz. Ve daha da açık bir anlatımla ifade edelim. Kim ki burada darbecilerin hedefine ulaşmasını sağlayacak yönde eğilim gösterirse (- ki oylamaya gerek kalmaksızın basına yansıyan beyanatlar da ortada zaten) siyaseten tasfiye olmayı göze almış demektir.. 

••

Ak Parti’ye gelince. Nasıl ki 30 Mart ve 10 Ağustos seçimlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan bu kalkışmanın hesabını sorma vaadiyle oy istedi seçmenden, şimdi de buna boyun eğmeyen bir Ak Parti’nin yüzde 50’nin üzerinde bir yerde olacağını söyleyebiliriz.. Yanlışlıkla bu darbe girişimine yenik düşerse sandıkta hiç beklemediği bir netice alır. Bu da böyle biline. Kalın sağlıcakla.

Ersoy Dede Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle