--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Cumhurun Başı Görevinin Başında

Ersoy Dede
Ersoy Dede

Bugün Türk siyasal yaşamı için çok önemli bir gün. İlk kez millet tarafından seçilmiş Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu’nu topluyor. Denebilir ki; ‘bugüne kadar da Bakanlar Kurulu’na başkanlık etmiş Cumhurbaşkanları oldu’.. Teknik olarak doğrudur. Ama toplam siyasi sonucun gerçek karşılığı değildir.. Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu’nu toplamasını, hukuki göstermek, bunda bir terslik olmadığı tezini kuvvetlendirmek adına iyi niyetle yapılan yorumlar bunlar kuşkusuz. Ama yerinde yorumlar değil.. Çünkü bugün siyasal şartlar farklı. 

•

Turgut Özal Bakanlar Kurulu’nu defalarca topladı.. Ancak o vakit bile Anayasa’nın Cumhurbaşkanı’na tanıdığı yetki tartışma konusu olmuştu.. Siyaset bilimciler tartışırken; ‘gerekli gördüğü haller’, ‘olağan üstü haller’, ‘uygun gördüğü haller’ gibi kavramlar üzerinden, ‘aslında toplamaz da demek topladıysa olağan dışı bir durum var’ yorumlarını yükseltmişlerdi.. Haksız değillerdi.. Zira Özal Körfez Savaşı ve iç güvenlik tehdidinin büyüdüğü durumlarda topluyordu kabineyi.. Ama bu toplantılar bir ‘Bakanlar Kurulu’ gibi değil, ‘Terörle Mücadele Yüksek Kurulu’ zirvesi gibi algılanıyordu.. Dolayısıyla ‘elbette devletin başı sıfatıyla Özal bu toplantılarda olmalıydı’ yorumları yapıldı.. Hafızam beni yanıltmıyorsa bir defa da Demirel, Ecevit döneminde katıldı Bakanlar Kurulu’na..

•

Aralarında Turgut Özal’ın da olduğu bütün bu isimlerin Cumhurbaşkanlığı ile Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı birbirinden çok farklı.. Çünkü 10 Ağustos ile birlikte ilk kez Cumhurbaşkanlığı, vesayet makamı olmaktan çıkıp hizmet makamına geçmiş oldu. İlk kez millet tarafından Cumhurbaşkanının seçilmesiyle birlikte artık ‘Başkan’, yürütmenin fiilen başına geçmiş oldu.. Açık söyleyeyim Özal’ın karakteri konusunda kafalarda şüphe olmadığı için fazla tartışılmadı ama yanlışlıkla Ahmet Necdet Sezer, bir gün olsun Bakanlar Kurulu’nu toplamaya kalksaydı en önce ben itiraz ederdim.. Bunu da bir çeşit darbe sayardım.. Çünkü zaten Sezer’in Cumhurbaşkanı seçilmesi, başlı başına skandal. Dahası Köşk’te bulunduğu zaman içinde siyasetin önünü tıkayan uygulamalarıyla vesayeti temsil ettiğini de adeta ispatlamış bir isim Sezer..  Bunun üzerine bir de kabineyi toplasaydı ‘tam’ olacaktı.. Ama Erdoğan, bu milletin yüzde 52 oyuyla gelmiş bir isim.. Cumhurbaşkanı adaylığı tartışması sırasında, CHP ısrarla ‘non politik’ bir isim olması gerektiğini savunurken de söyledik.. Cumhurbaşkanı, bu seçim şekliyle tam da ‘politik’ bir figürdür.. 

•

Bu millet yüzde 52 oyla getirdiği bir Cumhurbaşkanı’ndan; kabineyi belirlemesini de toplamasını da, talimat vermesini de istediğini beyan etmiştir... Bu çok net.. Erdoğan’ın kabineyi toplaması bir müdahale değil bir katkıdır.. Bir pozisyon alma değil, Başbakan’ın elini kuvvetlendirecek bir sinerji ilanıdır. Bir rol kapma değil bilakis Başbakan’ın arkasında olduğu vurgusuyla, hükümetle kavgalı olmadığı vurgusuyla bir önemli destektir.. Sezer-Erdoğan döneminin ülkeye kaç yıl kaybettirdiğini hatırlasanıza.. Bugün ise Erdoğan-Davutoğlu ikilisinin politik uyum ve işbirliği çerçevesinde 2023 ve 2071 hedeflerine ülkeyi nasıl taşımakta olduğunu görmüyor musunuz?.. Bu uyumlu işbirliğine dair kaygılar, Davutoğlu ile Erdoğan arasında kavga çıkarma gayretiyle açıkça görülmüyor mu zaten?.. 

•

Bugün siyasi tarihimiz bakımından çok önemli bir gündür.. De fakto ilan edilen yarı başkanlık dönemine fiilen geçtiğimiz gün olacaktır.. Bugünden itibaren, zaten hızla yapılması planlanan Anayasal değişiklik için de zaman kaybetmeksizin çalışmaya başlanması gerektiğini göreceğiz.. Kalın sağlıcakla..

Ersoy Dede Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle