--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

CHP’de Ulusalcı Arayışlar

Ersoy Dede
Ersoy Dede

Siyasette yeni arayışlar için düğmeye basıldığı anlaşılıyor. Emine Ülker Tarhan’ın istifasının ardından CHP’nin üçe bölünebileceği ve parçalanacağı yanlış bir okuma olmasa gerek. Derseniz ki, ‘konu CHP olunca bu sürpriz olmaz’ ona diyecek sözüm yok. Ama ilginç ittifak arayışları ve beklentileri masaya koyduğumuzda kartların baştan bir daha karıldığını göreceksiniz..

En güçlü hamle Doğu Perinçek’ten geldi. Takip edenler bilecektir, özellikle sol gelenekten gelen ve politik arenada kendine yer bulamamaktan şikayet eden çok sayıda ismi tek çatı altında toplamayı planlıyor Perinçek.. Bunun için de cezaevinden çıktıktan sonra, 30 Mart seçimleri sonrasında hayata geçirilmek üzere bir “Türkiye İşçi Partisi” önerisi ortaya atmıştı. Bununla ilgili olarak düğmeye bastığını görüyoruz.. Önce ‘Milli Kurtuluş İçin Öncüler Toplantısı’ adıyla bir çalıştay yaptı.. Çağırıcısı kendi değildi belki ama o buluşmanın öncelikli amacı alternatif arayışıydı kuşkusuz.. Eski Türkiye’ye ait, unutulmuş, siyaseten ömrü tükenmiş kim varsa o toplantıdaydı.. Hasan Korkmazcan, Enis Öksüz, Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, Ufuk Söylemez, Yaşar Okuyan…. Doğu Perinçek akıllı adam.. Bu kadronun toplumda heyecan yaratmayacağının farkında.  Dahası Perinçek’in hayalini kurduğu ‘TİP’e hiç benzemiyor.. Onun kafasında ise Dilek Akagün Yılmaz ve Süheyl Batum gibi,  daha enerjik, yeni, pozitif, söylediği sözün karşılığı olan isimler var.. Hatta Doğu Perinçek’in, TİP’in başına Süheyl Batum’u düşündüğünü, Batum da biliyor.. Süheyl Batum şimdi yol ayrımında; CHP’deki mevcut pasif pozisyonunu koruyup, statükonun bir parçası olarak yola devam etmek mi, alacağı oy bindelik değerlerle ölçülecek dahi olsa, iktidar şansı hiç olmasa da inandığı sözleri söyleyebileceği bir partinin başında olmak mı?... Geçen haftalarda Edremit’teki ‘Onur Düğün Salonu’nda Perinçek ve Batum bir araya geldiğinde bu konu konuşuldu mu, bilmiyorum.. Ama niyetlerin ciddi olduğu ortada… 

•

Emine Ülker Tarhan’ın isyanı ise eğer doğru yönetilmiş olsaydı partide başka bir damarı tetikleyebilirdi.. Zira  10 Ağustos Koalisyonu ve  Ekmeleddin İhsanoğlu çatlağı, cemaat ile ittifak, yerel yönetimler özerklik şartına bakıştaki ayrılık gibi kemik pek çok problemi Tarhan, birkaç arkadaşıyla aynı tonda dillendiriyordu. Ancak istifa ederken kimseye haber vermemiş meğer.. Yani bir rüzgâra dönüşecek kadar tesiri olmadı CHP içinde… Yoksa Birgül Ayman Güler başta olmak üzere ulusalcı kanattan kopmalar ile başka bir açılım yapma olasılığı vardı.. Emine Ülker Tarhan’ın İşçi Partisi’ne yakın isimlerle arka arkaya toplantılar yaptığını biliyoruz ama somut olarak nasıl hareket edeceği konusu belirgin değil..

•

CHP’nin içi tam hareketlenmişken dün ‘Tüsiad Destekli Laik Parti’ haberi çıktı biliyorsunuz Aydınlık’ta.. Hüsamettin Özkan ve Mustafa Sarıgül’ün içinde olduğu, Aydın Doğan’ın da desteklediği yeni bir oluşum.. Ki Sarıgül siyasi macerası sırasında Hüsamettin Özkan’ın ve Aydın Doğan’ın desteğini kendi kitabında da satır satır yazmıştı biliyorsunuz. Asıl o haberin içindeki önemli ayrıntı, CHP’den de 26 milletvekilinin bu oluşuma göz kırptığı şeklinde.. Açık söyleyeyim 26 rakamı bana biraz fazla geldi.. CHP’den ideolojik olarak böyle İstanbul sermayesini arkasına almış sağ çıkışlı bir partiye hareket edecek milletvekili sayısı 3’ü, 5’i geçmez..  Giderse beni şaşırtmayacak üç isim var aklımda. Aydın Ayaydın, Ercan Cengiz ve Faik Tünay… Dördüncüyü say desen bulamıyorum.. Çok da hayalperest olmamak lazım. Belki de parti çalışmasını yürüten ekip biliyordur da haberi sızdıranlar eklemiştir ‘26’ sayısını, o kadarını bilemem.. Ama ‘ne yapar?’ derseniz cevabı söyleyeyim..  2002’de YTP ne yaptıysa aynını yapar.. 

•

Aportta bekleyen bir isim daha var. Liderini diktatörlükle itham ettikten sonra kaybettiği kongre sonrası kaldığı yerden devam eden Muharrem İnce, zannedildiği kadar rahat değil.. Antalya kampına katılmadı. Parti politikalarına ilişkin itirazları-şerhleri sürüyor.. Bugün kimseyle yola çıkmaz ama 2015 sonrası bir deneme daha yapar.. CHP’yi takip etmek CSI Miami, NCIS dizileri izlemek gibi.. Önce cinayet işleniyor, sonra katili buluyorsun. Çok keyifli. Kalın sağlıcakla.

Ersoy Dede Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle