CHP’de Enis Bey problemi
Bir medya eleştiri sitesine mülakat vermiş Enis Berberoğlu.. Sözcü macerasını, CHP’li olması nedeniyle bitirdiğini söylemiş. Lafı dolaştırmadan söyleyeceğim.. Sayın Enis Berberoğlu.. Genel Yayın Müdürü olduğunuz dönem içinde CHP’li miydiniz, değil miydiniz?.. Bu çok net bir soru.. Sözcü’ye geçtiğiniz gün demişsiniz ki; (kendi ifadesiyle) “… Sözcü Gazetesi’nde yazı yazmaya başladığımda CHP Genel Başkan Yardımcısıydım. Hiç saklamadım bunu. Gazeteye başladığım gün daha ilk yazımda taraflı olacağımı, bir CHP’li gibi davranacağımı söyledim. Malum önümüzdeki haftadan itibaren seçim için koşturacağız ve ben partim adına konuşacağım. Gazeteciliğin asgari tarafsızlık sınırını da aşmış durumdayım. O nedenle gazeteye devam etmek çok da etik olmazdı…” Peki Sayın Berberoğlu CHP’li olduğunu Sözcü’ye geçtiği gün ifade etmişse eğer, geride kalan 5 yıl boyunca Hürriyet’te attığı manşetlerde de politik tavır aramayalım mı?.. Dahası bugün istifasını gerektiren koşullar vardı da Sözcü’ye neden ‘evet’ dediniz o halde?.. Şerhimi de düşeyim bu arada.. Kendini basın etik komiseri falan ilan edenler var ya, onlara yönelik olarak söylüyorum. Bence bir genel yayın yönetmeninin, bir politik tavrının olması son derece normal… Daha doğrusu olmalı.. Durduğu bir yer olmalı yani… Ama kendileri ‘mış’ gibi yaptıklarından izaha ihtiyaç duyuluyor ister istemez.. Bugün seçimlere gireceği için gazetecilikten ayrılmış.. Dünkü hâl muhal o vakit…
••
Enis Bey ısrarla ‘Çok CHP’li olduğum için ayrıldım Sözcü’den’ derken, eski yazarlarından Cüneyt Ülsever ise bakın nasıl tanımlıyor Berberoğlu’nu; “…. Sonradan RTE’nin yalakalığına soyunan Enis Berberoğlu ise 28 Şubat’ta bu kez Çevik Bir’in yalakalığını yapıyordu. Habire askere selam çakıyordu. Ben Hürriyet’e geldiğimde ‘aramızda şeriatçı istemiyoruz’ diye defalarca laf yetiştirdi. Hâlbuki Berberoğlu RTE’ye 2009-2014 arası hizmet verdi. RTE’nin dibinde çektirdiği ve ‘bakın ben RTE’ye ne kadar yakınım!’ edası ile gazetede yayınladığı dağdaki fotoğrafları bile ne demek istediğimi açıkça anlatır…..”
••
Ovv.. Açık söylemek gerekirse, kafamız karıştı.. CHP’li mi Enis Bey yoksa Ak Partili mi?... Tam maç böyle karşılıklı tek pas düzeninde sürüp giderken, bu kez defansın solundan muhteşem bir ortayla Soner oyuna dahil oluyor… Meselenin CHP ya da AK Parti meselesi olmadığını iddia ediyor.. Masaya konan soru ise Pensilvanya… Yoksa Enis Berberoğlu, cezaevindeyken Soner Yalçın’ı kapının önüne koyan, OdaTv operasyonlarından sonra soluğu Pensilvanya’da alan biri mi?.. Dönüşünde de; “Normalde Fethullah Gülen’e yakınlık duymam ama çok etkilendiğimi söylemeliyim” diyen.. Hürriyet’in arşivinde eski yazıları da duruyor. Fethullah Gülen ile Özal’ın yakın dostlukları, Demirel-Gülen ilişkisini anlattığı yazılar, ‘Gülen Geçmişini Nasıl Görüyor’, ‘Gülen’i yaratan yeni düzen’, ‘Gülen ve Yeni Siyaset’ vs.. onlarca yazısı hâlâ daha duruyor Hürriyet’in arşivinde… Bugünlerde ‘kimin yerinde olmak istemezsin’ deseler, tereddütsüz vereceğim cevap Enis Bey olurdu herhalde..
••
Bu arada, Soner Yalçın’ı Doğan Grubu’na kendisinin getirdiğini söylüyor Enis Berberoğlu.. Doğan Grubu dediği “Bay Pipo”nun Doğan Kitap’tan yayınlanması olsa gerek.. Zira Ertuğrul Özkök’ün 17 Şubat 2011 tarihli yazısından, Hürriyet’e geçişin, Murat Bardakçı’nın ayrılması sonrası Özkök’ün davetiyle olduğunu anlıyoruz.. “….. İşte o günlerde aklıma Soner Yalçın geldi. Arayıp ona bu sayfayı teklif ettim. Kabul etti. Beni ilk arayan kişi rahmetli Ufuk Güldemir oldu. ‘Fevkalade isabetli bir karar almışsın. Seni tebrik ediyorum’ dedi. Soner, Ufuk’un en beğendiği gazetecilerden biriydi. Uzun yıllar birlikte çalışmışlar ve olağanüstü başarılara imza atmışlardı. Sonra öğrendim ki Soner, benimle konuştuktan sonra Ufuk’u arayıp fikrini sormuş. O da, “Hemen kabul et. İşte Ertuğrul budur” demiş. Daha başladığı günden itibaren yeteneğini ve farkını gösterdi…..”.. Kadim dostlarının, Enis Berberoğlu’nu bu zor zamanlarında yalnız bırakmayacaklarını zannediyorum.. Kalın sağlıcakla..

